Pazar geldi neşemizi bulalım yine

Haberin Devamı

Bu pazar da Yıldırım Tuna’dan harika fıkralar geldi. Hiç zaman kaybetmeden, uzatın ayaklarınızı ve okumaya yani keyiflenmeye, gülmeye başlayın...

Neredesin balım?

Karımın ısrarı ile köy evinden bozma sözde “butik otel’e gittik.. Otelde sahibinden ve bizden başka kimse yoktu, otele dönüştürülmeye çalışan ev de neredeyse 100 yıllık bir viraneydi.. Yatmadan önce son bir sigara içmek için dışarı çıktığım an elektrikler kesildi.. Zifiri karanlıkta el yordamı ile odayı bulmaya çalıştım, korkmuş olacağını tahmin ettiğim eşimi rahatlatmak, ve biraz da işin içine romantizm katmak için önüme çıkan kapıyı açarak “Balım?.. Balım?..” diye melodili bir sesle seslendim.. Cevap yoktuÖ “Neredeymiş bakalım benim balım?” Karanlıkta bir erkek sesi “Gardaş burası bizim banyo” dedi “Kovanlar da ahırın öte yanında!”

Ekonomist kadın

Babam aniden rahatsızlandı, ve ben mecburen 200 milyon dolarlık işimizin başına geçmek zorunda kaldım..
Yeni işimle birlikte hayatımı da düzene sokmak için bir toplantıda rastladığım olağan üstü güzellikteki rüya kıza kur yapmaya başladım, “Şu an normal biri gibi görünebilirim ama birkaç sene sonra babam ölünce bana 200 milyon dolar kalacak..” diye de onu etkilemek için durumu anlattım. Sözlerimden çok etkilenen kız heyecanlanarak kartımı istedi ve tam 3 gün sonra babamla evlenerek üvey annem oldu. Kadınlar gerçekten ekonomi konusunda bizlerden çok daha akıllı..

Zamane

Genç Kadın: Beni nereye götürüyorsunuz?..
Genç Erkek: Oh, şöyle arabayla şehir dışında bir hava alacağız..
Genç Kadın: Arabayı sonra ıssız bir yere çekecek, elbiselerimi çıkaracak, öpecek ve daha sonra bana sahip olacaksınız değil mi?
Genç Erkek: Ne münasebet?.. Aa?.. Tabii ki hayır?
Genç kadın: Amaaann, öyleyse neden gidiyoruz ki?
Nedeni var mı?
Kız: Seni tanıdıktan sonra yemeden içmeden kesildim.
Oğlan: Neden?
Kız: Nedeni var mı kardeşim? Cebinde beş kuruşun yok ki!
Ayıp artık
Kız: Bazı erkekler beni gerçekçi buluyor, bazıları çok çirkin.. Senin düşüncen ne?
Oğlan: Bence iki görüş de doğru.. Gerçekten çok çirkinsin!

Peri masalı

Dünyanın en kısa Peri masalı şöyle: Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde delikanlı kıza “Benimle evlenir misin?” diye sormuş. “Hayır” diye cevap vermiş kız. Ve oğlan hayatının sonuna kadar arkadaşlarıyla eğlenmiş, maç seyretmiş, istediği kızlarla beraber olmuş, hep ama hep mutlu yaşamış...

Bana özel

Hakim tecavüz davasında saldırıya uğramış genç kıza “Sanık size tecavüz etmeden ne söyledi?” diye sormuş, kızcağız yüksek sesle cevap vermeye utanınca hakim cevabı bir kağıda yazarak kendisine vermesini istemiş, notu hakim okuduktan sonra jürinin de okuması için göndermiş, notu sırayla okuyan jüri üyeleri bir yanlarında oturana veriyorlarmış, bir erkek jüri üyesi notu okuduktan sonra tam yanında uyuklamakta olan orta yaşlı kadın jüriyi hafif dürterek notu uzatmış, kadın kendine gelip “Seni öyle arzuluyorum ki sana yapacaklarıma inanamayacaksın..” yazan notu okumuş, hafif gülümseyerek cebine atmış. “ 12 numaralı jüri üyesi” demiş hakim, “Lütfen aldığınız o notu bana uzatır mısınız?” Kadın, “Yapamam efendim” demiş yanındaki erkek jüri üyesine tekrar bakıp gülümseyerek, “Tamamen bana ait, özel..!”

*****

Tarihsel fıkralar

Okurlardan Giray Ertuğrul bu hafta çok sayıda “tarihi fıkra” gönderdi. Doç. Burhan Tarlabaşı’nın düzenlediği bu tarihi fıkralar, yaşanmış ibret verici kısa hikayelerden oluşuyor. Hem gülmek hem tarihe mal olmuş kişilerin ders veren nitelikteki anekdotlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Doç Tarlabaşı’nın düzenlediği tarihi fıkra sayısı çok fazla. Önümüzdeki haftalarda da bunlara devam ederiz. Buyrun birlikte okuyalım

Aldığımız fiyata

Keçecizâde’nin Rusya’da bulunduğu sıralarda Rus Çarı, Keçecizâde Fuad Paşa’ya takılır:
- Paşa şu Girit’i satsanız!
- Hay hay, satalım ekselans
- Kaça satarsınız?
- Aldığımız fiyata

Girit’in yirmi seneyi aşkın bir zamanda ve binlerce şehitle alındığını bilen Çar sararır.

Biz de onlara

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla “300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor” der. Alparslan hiç önemsemeyerek cevaplar “Biz de onlara yaklaşıyoruz.”

Açlık

Fatih, hocası Akşemseddin’e sorar: “İnsan açlığa ne kadar dayanabilir?” Akşemsettin cevap verir: “Ölünceye kadar.”

Adama göre
İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp: “Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?” diye sorunca, İncili “Osmanlılar, adama göre adam gönderirler” cevabını vermiş. “Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.”

Müsade etmez

Sadrazam Keçecizade Fuad Paşa’ya yetmişlik bir kadının otuz yaşında bir gençle evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen “Ahmet müsaade etmez” demiş. Sormuşlar “Hangi Ahmet?” Paşa cevaplamış “Karaca Ahmet.”

Ak sakallı

Varna Savaşı’nda muharebe meydanında gezen II. Murad, düşman askerlerinin hep genç olduğunu görür. Komutanlarından birine sorar. “Garip değil mi? Bu kadar ölünün içinde hiç ak sakallı görmedim. Hepsi genç, hepsi taze!” Komutan şu cevabı verir: “Padişahım! İçlerinde bir ak sakallı olsaydı, başlarına bu felâket gelir miydi?”

Akıl vergisi

Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye “Majesteleri” demiş. “Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.” Kral, alaylı alaylı gülerek “Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum” der.

*****

Bunlar yaşanmış

Bu hafta internetten topladığım bir dizi “fıkra gibi olaya” yer vermek istiyorum. Beğenirseniz devam etmeye çalışırım. Bunların bazıları biliniyor olabilir, yayınlanmış da olabilir, ama yine hepsi gerçek ve çok gülünç.

***

Cadaloz kaynana arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber “Aaaa!” diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. “Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı.”

***

Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun; “Bebekler zekalarının yüzde 80’ini anneden alıyorlar” makalesinden sonra panikle bana dönüp; “Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?” diye sorduğunda sana “Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!” diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!

***

Yengemin burun ameliyatından sonra elinde bir demet çiçekle gelen abimin inceliğini, kurduğu cümleyle daha bir iyi anladık. “Hatun kokla bakayım burnun çalışıyor mu?”

***

“Seviyor musun?” dedim, “Seviyorum” dedi. “Ne kadar?” dedim, “Çok” dedi. “Ne kadar çok?” dedim.
“Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok...” dedi. Sustum...

*****

Gani Yıldız’dan

* Erzurum’daki Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’nda “yumurta atma” dalı var mı? Varsa altın madalya kesin bizde!

* Devlet Bakanı Aliye Kavaf, “Reklamda çocuk kullanmak istismardır.” demiş. Ebeveynlere kızmamak lazım, zira üç çocuk olunca reklamdan gelecek paraya ihtiyaç olabiliyor!

* TRT spikerleri, Balyoz davasının iddianamesini okumuş. Türkiye, 12 Eylül darbesini de bir TRT spikerinden duymuştu. Demek darbenin türü değişse de sesi değişmiyor.

* Sınır güvenliğini, sivil sınır ordusunun sağlaması planlanıyor. Bu görev işsizler ordusuna verilebilir. Hem iş sahibi olurlar hem de o kadar insan sınırda kuş uçurtmaz!

*****


Havaalanındaki X-Ray’in 2010 istatistikleri

- Bombalı terörist sayısı: 0
- Travesti: 133
- Hemoroit vakası: 3172
- Büyümüş prostat: 8249
- Estetik yapılmış göğüs: 59350
- Gerçek sarışın: 3

DİĞER YENİ YAZILAR