Pazar fıkralarını isteyen var, istemeyen var ama bir gün sadece gülmek de hakkımız

Haberin Devamı

ÇOK GÜLDÜM

Yıldırım Tuna bu hafta da coşmuş. Çok sayıda ve komik fıkralar göndermiş. Ben hepsine çok güldüm, sanıyorum ki sizlerin de çok hoşuna gidecek.

Bu arada bir noktayı tekrar belirtmek istiyorum. Yıldırım Tuna fıkralarının “müptelalarının” (bağımlı- tutkulu- tiryaki) oluştuğunu görüyorum. Geçenlerde bir açılıştaydım.

Çok önemli bir sanatçımız “Can Bey vallahi her gün okuyorum sizi, ama pazarları da iple çekiyorum, Yıldırım nereden buluyor bu fıkraları?” diye sordu.

Bir baktım ki çevremizdeki herkesin yüzünde bir tebessüm belirdi ve “Biz de çok seviyoruz” dediler.

Tabii bu arada pazar fıkralarını eleştirenler de var.

Bunların bir bölümü “Çoğu bildik fıkralar” diyorlar. Eh her fıkra kimsenin bilmediği fıkra olacak değil. Ki zaten Yıldırım Tuna da “bazı fıkraları yeniden düzenlediğini” söylemekten çekinmiyor.

Diğer bölüm ise biraz “fanatik.” Onlar da diyorlar ki “Biz pazar günü de gündemle ilgili yorum ve analizler bekliyoruz. Pazar olunca sayfanız bizim için ölüyor.”

Kim bilir belki haklılardır. Ama diyorum ki “Haftanın bir günü çirkin gerçeklerden, iç karartan krizlerimizden, anlamsız çatışmalara girenlerin saçmalıklarından uzak olmamızda da bir sakınca yok.”

Neyse bu hafta girişi biraz uzattım, zaman yitirmeden geçelim fıkralara...

İyi rahip

Rahip pazar günü her zamankinin üçte biri olan 10 dakikada vaazını bitirdikten sonra izleyicilere dönüp “Sizlerden özür dilerim” demiş, “Hazırladığım vaazın bir bölümünü kâğıt yemeyi çok seven köpeğime kaptırdım, o yüzden kısa
kesmek zorunda kaldım.”

Dinleyiciler dağılırken adamın biri rahibe yaklaşmış, “Efendim..” demiş saygılı bir şekilde, “Ben komşu kasabadan geliyorum.. Şayet köpeğinizin yavruları varsa birini bizim rahibe hediye etmek isterim de!..”

Kudurmuşlar

Adamın biri telaşla belediyeyi arayıp “Bahçeme 30 tane başıboş köpek girdi” demiş. Yetkili “Çok normal” demiş alaylı bir ses tonu ile, “Ama aralarında kudurmuş olabileceğini tahmin ettiğiniz varsa o zaman iş başka tabii..” Adam “Sanırım 28 tanesi de resmen kudurmuş durumda..” diye cevap vermiş, “Çünkü diğer ikisi postacıyı yiyorlar, çok benciller ve diğerleriyle de asla paylaşmak istemiyorlar!..”

Kör yılan

Yılan “Gözlerim iyi görmüyor” şikâyeti ile göz doktoruna gitmiş. Muayenesi bittikten sonra doktor ona bir gözlük vermiş, 2 hafta sonra da kontrole gelmesini rica etmiş. Tam 2 hafta sonra perişan bir şekilde muayenehaneye gelen yılana “Hayrola?” demiş doktor, “Gözlük sana uymadı mı?” Yılan “Gözlüğümde bir sorun yok..” demiş “Keşke daha önce gelseydim.. Son 2 yıldır bir bahçe hortumu ile yaşıyormuşum da haberim yok.. Tevekkeli tatsız geceler, çocuk falan da olmuyor diye üzülüp duruyordum!..”

Tüh yine mi?

Adam iş seyahatine giderken şüphelendiği karısı için bir dedektif tutmuş. Döndüğünde de neler olduğunu sormuş. “Siz gider gitmez karşı apartmandaki adam evinize geldi” diye başlamış anlatmaya, “Önce bir şeyler içtiler, daha sonra yatak odanıza geçtiler, ikisi de çırılçıplak yatağa girdi” Adam öfkeyle sormuş tekrar “Ee?.. Daha sonra ne oldu?” Dedektif “Işığı kapattılar ondan sonra bir şey göremedim.” Adam “Kahretsin” demiş sinirle, “Yine belirsizlik, yine o bitmeyen şüpheler!..”

Formalite

Delikanlı kız arkadaşının babasının bürosuna gitmiş, “Şeyy, bu sadece bir formalite ama kızınızla evlenebilmek için izninizi istiyorum” demiş. “Dur bakayım dur biraz” diye sinirlenerek yerinden kalkmış kızın babası, “Sana bunun bir formalite olduğunu kim söyledi bakayım?” Delikanlı mahcup biçimde “Şeyy” demiş, “Jinekolog!”

Alkolün zararı

Gece yarısı hayli ilerlemiş bir saatte polis arabamı durdurup “Hayrola? Nereye?” diye sordu. “Alkolün vücudumuza ve beynimize zararları ile ilgili bir konferansa gidiyorum” diye cevap verdim. “Sahi mi?” dedi polis alaylı bir şekilde, “Gecenin bu saatinde kim verecek bu konferansı?” Cevapladım: “Karım..”

Karıma sorayım

Adamın biri apartman dairelerinden birinin kapısını çalmış, adamın biri açınca kapıyı, “Affedersiniz..” demiş, “Bu apartmanda acaba homoseksüeller oturuyor mu?” Kapıyı açan “Bilemiyorum” diye cevap vermiş “Karıma sormalıyım” ve içeri doğru seslenmiş “George buraya bir bakabilir misin balım?”

*****


-Babaaaaa... Annemle evlenmeden önce araba kullanırken sana kim yardımcı oluyordu?..

*****


Tavsiye

Eğer kocanıza her gün bir balık verirseniz doyar.. Ama o adama balık tutmasını öğretirseniz hafta sonları Kesinlikle ondan kurtulursunuz!..

*****


KOMİK

Sudan bir yazı

Su büyük sorun biliyorsunuz. Hatta kimi stratejistler gelecekteki bir “dünya savaşının” su yüzünden çıkacağını söylüyor.

Gerçi savaşların çoğu “sudan” sebeplerle çıkıyor ya o da ayrı konu.

Ama gelin bugün işi biraz biz sulandıralım. Hani İstanbul’da 5. Uluslararası Su Forumu yapılmıştı ya, işte bizden biri oturmuş bu Forum’un sonunda yayınlanan bildirgeyi biraz sulandırarak yeniden yazmış.

Okuyalım;

1- Su böreği ve sulu köfteyi az tüketelim.

2- Gidenin arkasından su dökmeyelim.

3- Kimseye sulanmayalım.

4- Sulu boya değil kuru boya kullanalım.

5- Meyve suyunu değil posasını tüketelim.

6- Kimseyle aramızdan su sızdırmayalım.

7- Çok yürüyüp ayağımıza kara sular indirmeyelim.

8- Kimseyi bir kaşık suda boğmayalım.

9- Havadan konuşalım sudan konuşmayalım.

10- Saman altından su yürütmeyelim.

11- Pişmiş aşa su katmayalım.

12- Sulukule ekibini fazla izlemeyelim.

13- Olayları sulandırmayalım.

14- Sudan sebeplere fazla kafamızı takmayalım.

15- Su terazisi kullanmayalım.

16- Rakımıza su katmayalım.

Yazan dibine bir de not eklemiş. Diyor ki, “Konunun daha fazla suyunu çıkarmadan bunu herkese yollayalım.”

*****


Askeri açığa alan iktidar, kendisine yakın sivillerle ilgili hukuki bir durum olduğunda, konuyu “açığa vurmamayı” tercih ediyor. (Gani Yıldız)

DİĞER YENİ YAZILAR