Oyunu kullanmayana fıkra okumak yok

Haberin Devamı

Biliyorsunuz bugün referandum var. Anayasa değişiklikleri hakkında bir karar vermemiz isteniyor. Çok önemli yani. O halde herkesin oyunu kullanması gerekiyor ki, sonradan şikâyet etmeye hakkı da olsun.
Bu nedenle, diyorum ki, bu sayfaya kadar geldiyseniz ve henüz oyunuzu kullanmadıysanız, lütfen fıkraları bir kenara bırakın şimdilik, oyunuzu kullanın ondan sonra gönül rahatlığı içinde gülümsemeye hakkınız olsun.
Bu hafta yine Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralardan bir demet hazırladım. Buyrun birlikte okuyalım...

*****

‘Gelini öpebilirsiniz’

Rahip nikâhı kıymadan önce davetlilere dönüp “Törenlerde çeşitli saçma sapan işler oluyor, bu nedenle size önemli bir açıklamada bulunmak istiyorum..” demiş: “Törenin sonunda ‘Şimdi gelini öpebilirsiniz’ derken bunu sadece damada söylüyorum.. Aranızda hâlâ anlamayan var mı?..”

İnanılmaz hafta sonu

Bir cumartesi günü yaşlı adam yanında nefes kesecek güzellikte bir ‘fıstık’la kuyumcu dükkânına girmiş ve yanındaki sevgilisi için kıymetli bir yüzük almak istediğini söylemiş. Kuyumcu 5 bin dolarlık güzel bir yüzük uzatmış. “Anlamadınız galiba..” demiş yaşlı adam, “Nadide bir şey olmalı..” Bunun üzerine kuyumcu kasayı açıp 40 bin dolarlık muhteşem bir yüzük koymuş tezgâhın üzerine... Adam inceledikten sonra bunu satın almak istediğini söylemiş. “Ödeme nasıl olacak?..” diye sormuş kuyumcu. “Çek ile..” demiş yaşlı adam,
“Ama siz karşılığını sormak istersiniz, ben bu çeki yazıp size bırakayım, pazartesi siz bankadan çekin, yüzüğümüzü aşkımla daha sonra gelir alırız..” diye eklemiş, el ele sevinçle uçarcasına çıkmışlar dükkândan. Pazartesi sabahı kuyumcu burnundan soluyarak aramış onu “Hesabınızda beş kuruş yok!..” diye. “Biliyorum arkadaş..” diye cevap vermiş adam kıkırdayarak, “Ama bu sayede geçirdiğim inanılmaz hafta sonunu sana bir anlatsam çıldırırsın!..”

Bir iyi bir kötü haber

Memurun biri merdivenlerden düşmüş, iki gün komada kalmış, gözünü açınca “Geçmiş olsun!” demiş doktoru.. “Size bir kötü bir de iyi haberim var.. Birincisi artık ömür boyu çalışamayacaksınız..” Memur “Pekii!” demiş, “Kötü haber ne?”

*****

Dedektif raporu

Kadın tuttuğu dedektife “Kocamı takip ettiniz mi?..” diye sormuş. “Evet efendim, ettim..” demiş dedektif, “Önce bara gitti, daha sonra restorana, hava kararınca da bir apartman dairesine..” Kocaman bir gülümseme oluşmuş kadının yüzünde “Ne yaptığı konusunda da bir şeyler saptadınız mı?..” Dedekif “Tabii ki..” diye cevap vermiş, “Tamamen sizi takip edip ne halt ettiğinizi öğrenmeye çalışıyor!..”

Neyiniz meşhur?

Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Hollandalı, bir de bizim Temel barda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeğe.. İngiliz, “Arkadaşlar..” demiş “Bizim biramız çok meşhurdur.. Harika biralar üretiriz içmeğe doyamazsınız..” Fransız hemen girmiş konuya “Bizim kızlarımız meşhurdur..” demiş, “Öpmeye kıyamazsınız..” Alman içini çekip “Hey gidi memleketim..” demiş, “Biz öyle arabalar üretiriz ki binmeğe doyamazsınız..” Hollandalı hemen atılmış, “Evlerimiz..” demiş, “Bizim dünya şirini evlerimiz meşhurdur..” Rus “Bizim en meşhur övüncümüz KGB’dir..” demiş “Dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır!..” Söz ona gelince İranlı “Halılarımız..” demiş, “Yumuşacıktır ve çok meşhurdur..” Sonra hepsi birden suskun oturan Temel’e dönmüşler.. Temel sakin sakin bakmış onlara ve gülerek başlamış söze.. “Arkadaşlar bizim delikanlılarımız meşhurdur!..” demiş: “Öyle ki, alır Fransız’ın kızını, içer İngiliz’in birasını, atar Alman’ın arabasına, götürür Hollandalı’nın evine, yatırır İran halısının üzerine, çatır çatır öper, değil kocasının, KGB’nin bile ruhu duymaz..”

*****

Jinekoloğun cenazesi
Bir kalp doktoru ölmüş. Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp, kalbin ortasına tabutunu yerleştirmişler.. Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış, ona son vazifelerini yapmışlar, tabut kapanmış, dev güllerden dev bir kalp şeklinde çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler.. Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama sormuşlar, gülme nedenini.. “Sormayın!” demiş, “Ben jinekoloğum.. Kendi cenaze törenimi düşünüyorum da..”

‘Helikopterle kaçarım’

Akıl hastanesinde doktor hastasının iyileşip iyileşmediğini anlamak için test yapmış:
- Yolda yürürken birden tren üzerine gelirse ne yaparsın?
- Helikopterime biner kaçarım!..
- Helikopteri şimdi nereden çıkarttın?
- Senin içine ettiğim treni çıkarttığın yerden..

Günah çıkartma odası

Emekliye ayrılacak rahip, yerine yeni atanan genç rahibi ‘Günah Çıkartma Odasında’ birkaç gün izledikten sonra “Evladım..” demiş, “Günah çıkartılırken kollarınızı kavuşturup, sakince ‘Anlıyorum.. Devam ediniz.. Mmmn..’ falan deyiniz..” Bu önerilerden sonra genç rahibin onun eleştirilerine tepki vermeyip anlamsız ve şaşkın baktığını görünce “Ama evladım..” demiş bu sefer sinirlenerek, “Sana anlattığım bu tip davranış şekli dizlerini dövüp ‘Hadi yaaa, Eeee??.. Daha sonra ne oldu lan?..’ demenden daha asil olmaz mı?..”

******

- “Müthiş heyecan veren aşk” ve “Alevler içinde jumbo ıstakoz servisi” arasında ne benzerlik vardır?..
- İkisini de evde yapamazsınız!..

DİĞER YENİ YAZILAR