Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali

Haberin Devamı

Emin olun ki hem ligde havlu attığı hem de Türkiye Kupası’nı Beşiktaş’a kaptırdığı için yazmıyorum bu yazıyı. Zaten sezon boyunca Fenerbahçe ile ilgili bazı eleştirileri kaleme aldığım için açıkçası içim rahat.

Öyle uzun boylu ahlarla vahlarla ne sizin ne de Fenerbahçeli okurların canımı sıkmayacağım. Ama bazı şeyleri de açık açık söylemek gerek.

Bir kere bir yıl öncesinin başarılı döneminin çok etkisi altında kaldı Fenerbahçe belli ki. Bu nedenle “Öyle iyi takımız ki, artık kim gelse kim gitse fark etmez” mantığı egemen oldu.

Örneğin Güiza diye bir futbolcu alındı. Bir kaç kez yazdım “Yahu bu adam gerçekten futbolcu mu, üstüne para da verdiniz mi?” diye. 14 milyon dolar ödenmiş bu adama. Ayağında top tutamıyor, hiçbir pası değerlendiremiyor. Türkiye’de tek maçta iyiydi, o da İspanya forması giydiği gün.İki dakika oynadı, Türkiye’nin yenilgisini sağladı o kadar.

Fenerbahçe maçlarında spikerler “Top Güiza’ya geldi, Güiza kaybetti, Guiza kaçırdı, Güiza topu rakibe kaptırdı. Güiza ofsayta düştü” demekten bitap oluyor.

Arada kazara bir gol atıyor, Fenerbahçe’nin vefalı taraftarı adamı bağrına basıyor, o da kendini gerçekten futbolcu sanıyor.

Sonra Emre diye bir sorunu var takımın. Ona babalık yapan, toz kondurmayan, tüm medyayı karşısına almak pahasına destek çıkan Fatih Terim’i bile çileden çıkaran bu çocuk takımda neden tutulur anlaşılır gibi değil.

Kızıyorlar falan ama işini gerçekten hakkıyla yapan tek adam var o da Carlos. Yaptığı hatalar golle sonuçlanmasa Lugano yararlı. Her maçta oynatılmadığı için sinirlenen Semih her şeye rağmen çok faydalı.

Gerisi ise hikâye. Tabii bu benim maç izlerken edindiğim izlenim. Yoksa bir futbol otoritesi olarak yazmıyorum bunları.

Gelelim gönderilen antrenöre. Çok iyi olabilir, ama belli ki Fenerbahçe ile uyuşmadı. En azından bir seyirci olarak oynattığı futbol beni sıkıyor. Neredeyse rakip ceza alanından kendi kalesine kadar yapılan dönüşler insanda zevk bırakmıyor. Arada atılan birkaç artistik gol de olmasa Fener maçları seyredilmez olacak.

Aziz Yıldırım, hem eleştirilere hem başarısız sonuçlara öfkeleniyor. Hiç gerek yok, rehavetten biraz kurtulsun yeter.


*****


CUMHURİYET VE HUKUKA SAYGI İÇİN ANKARA’YA


Yarın Ankara’da büyük bir kitle gösterisi var. Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine bağlı, bu ilkelerin ayaklar altına alınmasına karşı olan ve hukukun üstünlüğüne inananlar önce Tandoğan alanında buluştuktan sonra Anıtkabir’i de ziyaret edecekler.

Ne yazık ki demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasından rahatsız olan, sadece kendilerinin egemen olduğu sözde bir demokrasiyi savunan AKP ve yandaşları bu kitle gösterisini engellemek için ellerinden geleni yapıyor.

Sahip oldukları televizyon kanallarından ve gazetelerden halkı korkutmak için inanılmaz yayınlara imza atıyorlar.

Oysa kimsenin korkmasına neden yok. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine inanan, hukukun üstünlüğüne bağlı herkes en demokratik hakkını kullanmak zorunda.

Bu arada gösteriyi düzenleyen kuruluşlardan Atatürkçü Düşünce Derneği, hafta içinde yazdığım bir yazı nedeniyle bana kınama mesajları gönderiyor. Yetkilileriyle de konuştum; burada amaç ADD’yi küçültmek ya da karalamak değil. Ama bunca sinsi spekülasyon yapılırken bu önemli gösteriyi sanki sadece ADD yapıyormuş gibi bir hava vermek bana göre yanlış ve zararlı.

Elbette böyle bir göseri için birileri önayak olacaktı. Ama daha iyi bir koordinasyon sağlanıp siyasi partiler ve sendikalar bunun içine sokulmalıydı.

Çünkü eğer katılım eskisi gibi olmazsa bunun sorumlusu belli bir medyanın vahşete varan korkutmaları kadar eylemi sadece bir kuruluşa mal etmeye çalışanlar da olacaktır.

*****



SERVET BEYANI


Deniz Feneri Derneği CHP Genel Başkanı Baykal’a tazminat davası açmış. Mahkeme Baykal’ın mal varlığının tespitine karar vermiş. Dün Ruhat Mengi de hakkında açılan bir dava nedeniyle servet beyanının istendiğini yazdı.

Aynı şey değişik biçimde benim de başımda. Kürt milliyetçisi Şerafettin Elçi hakkımda “bir liralık manevi tazminat davası” açtı. Mahkeme bunun için benden servet beyanı istedi.

100 bin liralık dava için “acaba ödeyebilir mi?” diye sorgulanmasını normal görenler olabilir. Ama aslında güya “hakaret etmek” amacıyla açılan bir liralık davada servet beyanı neden istenir acaba?

Bunun tek açıklaması vardır; yasal olarak elde edilen servet bilgileri yandaş medya ile paylaşılır ve üzerinde spekülasyon başlatılır.

Ne evi, ne arsası, ne arazisi, ne altını, ne dövizi, ne de bankada parası olan benim servet beyanım üzerinde spekülasyon yapmak isteyenlerin hevesi kursağında kalacak demektir.


*****


ARTAN FİYAT

Yenişafak Gazetesi’ndeki haberlerden birinin başlığı dün şöyleydi: “Sarıkız’ın fiyatı üçe katlandı.” Sarıkız denilen Malatya Yeşilyurt köyünde Atatürk büstünün yıkılmasına neden olan Gülsüm isimli montofon cinsi inek. İneğin sahibi Yenişafak’çılara demiş ki “Gülsüm’ün çok sayıda talibi var. Fiyatı üç kat arttı. Ama satmam.” Eski sahibi de hayıflanmış, “Böyle olacağını bilseydim satar mıydım” demiş.

Gülsüm farkında olmadan Atatürk büstünü yıkan bir inek. Ama Atatürk büstünü yıktığı için ona hayranlık duyan ve üç kat fiyat teklif edenler her şeyin farkında.

Atatürk’e küfür etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan, bunu da haz duyarak yapanların ise ne olduğuna siz karar verin.


*****



KURTLAR’DA VAHŞET


Kurtlar Vadisi en çok izlenen dizi. Dizideki şiddet sahneleri belli ki Türk izleyicisinin çok hoşuna gidiyor. Hani şiddetten ve kavgadan hoşlanmıyoruz ya..

Ancak perşembe gecesi yayınlanan son bölümdeki şiddet ve vahşet sahneleri her şeyin üzerine çıktı. Diziye yeni sokulan bir “Kürt psikopat” insanların üzerine benzin döküp diri diri yaktı.

Bu kadar vahşete dizi senaristleri neden gerek duydu anlamak mümkün değil. Herhalde önümüzdeki bölümlerde bunu anlamak mümkün olacak. Çünkü bu psikopat büyük ihtimalle adeta “Ergenekon” olarak tanımlanan grupla işbirliği yapacak.

NOT: Önümüzdeki hafta perşembe günü için Kurtlar Vadisi senaryosu ile ilgili bir yazı hazırlıyorum. Sosyolog ve psikiyatrislere “Dizinin yeni hali hangi nedenlerle bu kadar çok izleniyor?” sorusuna yanıt bulmaları için araştırma yapmalarını önereceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR