Muhtar Kent’ten Amerikalı çocuklara Müslümanlık dersi

Haberin Devamı

Yılbaşı gecesi açıkçası içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu. Çok sevdiğim dostlarımız ev toplantılarına davet ettiler, hiçbirine söz veremedim “fırsat bulursak uğrarız” demekle yetindim.

Ama o gece gelince insan yine dayanamıyor, çünkü yeni yıla umutla ve biraz da gülerek girmek istiyorsunuz. Birkaç arkadaşımızın evine uğrayıp yeni yıllarını kutladık.

Son olarak da Maslak’ta Galatasaray’ın Binicilik Kulübü’nün lokaline uğradık. Aslında amacımız orada da yarım saat kadar kalmaktı ama daha fazla oldu, çünkü hem bazı sürprizlere tanık olduk hem de çok hoş bir sohbet ortamı doğdu.

Şimdi diyeceksiniz ki “yılbaşı gecesi Galatasaray’ın Binicilik Klübü’nde ne işin var bir Fenerbahçeli olarak?”

Fenerbahçeliyim ama Galatasaraylı o kadar çok dostum var ki anlatamam. İşte bunlardan biri Galatasaray Yönetim Kurulu üyesi Cemal Özgörkey. Kardeşi Armağan gibi kendisi de at binen Cemal Özgörkey, yönetim kuruluna girince “Geri planda kalan atçılık konusuna eğilmeye” karar vermiş. Yönetim Kurulu’nun desteği ile Maslak’taki atçılık tesislerine Galatasaray’a ait olan kulübeden iri bir binayı restore edip üyelerin hizmetine hazırlamış.

Yılbaşı gecesi de bir tür açılışla kutlama yapmaya karar vermiş.

Galatasaray Yönetim Kurulu da Cemal Özgörkey’e bir jest olarak tesise babası Nevzat Özgörkey’in adını vermiş. Davetlilerin başında Galatasaray Başkanı Adnan Polat ile Coca Cola imparatorluğunun başında oturan Muhtar Kent var.

Muhtar Kent’le sohbet

Muhtar Kent’le neredeyse 15 yıl önce İzmir’de yemek yemiş, o zamandan bu yana hiç karşılaşmamıştık. Bir Türk’ün Amerika gibi bir ülkede bir dünya devinin en tepesine nasıl tırmandığını, bu kişinin karakter özelliklerini çok merak ederdim.

Hemen söyleyeyim Muhtar Kent sürekli pozitif enerji saçan, kibirsiz, son derece mütevazı bir insan. Sohbetlerden anladığım Amerika’daki görevinde bile aklında hep Türkiye var, Türkiye için ne yapabilirim düşüncesi ağır basıyor. Konuşurken çok ilginç bir şey öğrendim. Muhtar Kent “Biliyor musunuz, Atlanta’da ve bazı diğer Amerika kentlerinde beni sık sık okullara çağırırlar” dedi.

“Niye?” diye sorunca anlattı: “Her ay bir iki kere konuşmam için davet ederler. Yaşları 10 ila 18 arasında olan gençler derslerden sonra toplanır. Kürsüye çıkıyorum ve onlara İslam’ı anlatıyorum. İslam dininin özelliklerini, değerlerini söylediğim gibi, özellikle Amerika’da oluşan ‘Müslümanlar kötüdür, teröristtir’ ön yargısını kırmaya çalışıyorum. Bu konuşmalardan sonra görüyorum ki pek çok gencin bu konudaki fikir ve görüşleri değişiyor.”

Çok ilginç geldi bana. Herhalde benzer konuşmaları birçok kişi yapıyordur Amerika’da. Ama neredeyse her çocuğun içtiği Coca Cola’nın en tepesindeki insandan bunları duymak o gençleri çok daha fazla etkiliyordur.

Yılbaşı gecesinin sürprizi ise Adnan Polat’ın Muhtar Kent’e Galatasaray’a üyelik kartını vermesiydi. Yani Coca Cola’nın en büyüğü 31 Aralık akşamından itibaren Galatasaray’ın kongre üyesi.

Laf aramızda Galatasaray’ın üyelik kartı çok şık.

*****

Gökçek madem o kadar iyiydi?..

Melih Gökçek’in tekrar Ankara AKP adayı olmasının üzerinden biraz zaman geçmesine rağmen tartışmalar bitmiyor. Bu çok normal, çünkü tartışmaların başlamasına zaten AKP ve Genel Başkanı Erdoğan neden oldu.

Gökçek, yeniden aday olmasını “zafer kazanmış” edasıyla karşılıyor ama geçen hafta yazdığım gibi, böyle bir görevlendirme siyasetçiye gerçekten onur verir mi?

Haftalarca adeta işkenceden geçirilen Gökçek’in yeniden aday olmasının kendi adına bir yararı var mı?

Bana göre yok. Ve bu kez seçimleri kaybetmesi bana daha yakın olasılık gibi geliyor.

İki nedenle.

Birincisi; Gökçek bizzat kendi partisi tarafından da çok yıpratıldı. Son bir ay içinde birçok açığı ortaya çıktı. Bunun da ötesinde AKP “Gökçek’in ortaya atacağı dosyalardan çekindiği için zorunlu olarak bu seçimi yaptı” görüşü de çok ağır basıyor. Bu seçmenleri mutlaka etkileyecektir.

İkincisi; AKP düşüşte. Yerel seçimleri AKP’nin erimesi için bir fırsat olarak gören, ama kendi adaylarının başarılı olamayacağını düşünen, MHP’lisi, DP’lisi, ANAP’lısı, Genç Partili’si bu seçimde AKP’ye karşı en güçlü adayı destekleyebilir. AKP’nin büyük kentlerdeki hâkimiyetine son verilmesi halinde merkezi otoritenin de zayıflaması daha hızlanacaktır.

Bu arada bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Başbakan Erdoğan aslında Gökçek’i aday göstermek istemiyordu. Bu nedenle hayli çabaladı. Ama belli ki Gökçek’in elindeki kozlar ağır bastı.

İyi de, Başbakan’ın aday açıklama toplantısında yaptığı konuşma neydi öyle? Gökçek’i ve Ankara’da yapılan hizmetleri öyle bir anlattı ki, şaşırmamak elde değil.

Peki madem Gökçek bu kadar başarılıydı, eğilim araştırmaları, anketler neden yapıldı?

Hepsi bir oyun. Tabii kim yerse.

DİĞER YENİ YAZILAR