Muhalefet toptan istifa etse

Haberin Devamı

İktidar tam 7 yıldır muhalefetten ve medyadan şikâyet ediyor. Ama ortada bir gariplik var; muhalefet sayısal azlığı nedeniyle pek çok konuda belirleyici olamadığı gibi sözü de hiç dinlenmiyor.

İktidar eğer bir şeyi yapmayı kafaya koyduysa gözü hiçbir şey görmüyor. Sadece yapmaktan çekindiği ya da yapmayı pek istemediği konularda muhalefetin çelme taktığını iddia ederek bir de üste çıkıyor.

Diğer gariplik ise medyada. Medya 7 yıldır hiçbir konuda ciddi muhalefet yapmadı. Saklanması çok güç olan, Deniz Feneri, Ofer, Tüpraş hisseleri gibi konularda, yine iktidarı zora sokmamaya müthiş özen göstererek birkaç muhalif haber yapıldı o kadar.

İktidara yapılamayan muhalefet ise direkt muhalefete döndü. Türkiye herhalde demokrasi tarihine muhalefete muhalefet yapılan ülke olarak geçecek.

Medyanın bu tavrı da iktidara yeterli gelmiyor. Başbakan ve diğer yöneticiler hemen her yerde medyadan şikâyetlerini dile getiriyor. Bu da akıl alacak bir şey değil. İşte Onur Öymen olayında da gördük bunu. Öymen, Meclis’te entelektüel ağırlığı olan bir konuşma yaptı. İktidar grubu öylece dinledi, tepki vermedi.

Bir gün geçtikten sonra medyada bir kıyamet koptu.

Peşinden de iktidar sözcüleri geldi. Şimdi basit bir önerim var. Meclis’teki tüm muhalefet milletvekilleri istifa etsin. Ya da istifalar Meclis Genel Kurulu’nda oylanacağı için bu gerçekleşemez diye düşünülüyorsa hiç olmazsa bir aylık bir boykot uygulasın.

Bu süre içinde muhalefet Meclis oturumlarına katılmasın, grup toplantıları yapmasın, başta başkanlar olmak üzere tek bir partili bile demeç vermesin, basın toplantısı yapmasın, televizyonlardaki tartışmalara katılmasın.

Tam bir sessizlik hâkim olsun. Ortalıkta muhalefet adına hiçbir şey kalmasın.

Bakalım özlenen tablo bu mudur, bir görelim. Medyanın ortalıkta muhalefet olmadığında ne yapacağını izleyelim. AKP’nin yapamadığı işler konusunda kimden şikâyetçi olacağını anlayalım.

Öneri uçuk diye bakmayın, demokraside “direnme” hakkı da çok kutsaldır ve gerektiğinde mutlaka kullanılmalıdır.


***



TRT 6’dan şikâyet

Batman’a gitmiştim geçen hafta biliyorsunuz. İlginç bir noktaya parmak bastı Batmanlı bir Kürt kökenli vatandaş. Sohbet sırasında TRT 6’dan söz açıldı, şu Kürtçe yayın yapan devlet kanalı.

“Nasıl memnun musunuz?” diye sorduğumda beklemediğim bir yanıt verdi. Dedi ki “Vallahi iyi oldu gerçi ama TRT formatı da değişti, ben çok sevemiyorum.”

Şaşırıp “Neden” diye sorduğumda ise “Eskiden Yurttan Sesler vardı, Türk Müziği konserleri vardı, sevdiğimiz şarkılı türkülü programlar vardı. Şimdi bunlar pek yok ya da çok az. İnsan sabahtan akşama da sadece bazılarını hiç tanımadığımız Kürt şarkıcıları dinleyemiyor ki.”

Tabii seyretmediğim için tam bilmiyorum, örneğin TRT 6’da bir Muazzez Abacı, Orhan Gencebay konseri yayınlanıyor mu?

Kendisini Kürt hisseden vatandaşlarımıza, TV yayını yapmak onlarca yıldır benimsedikleri yaşamlarının bir parçasının koparılmak anlamına da gelmemeli herhalde.


***



Günün haberi Yeni Şafak’ta

Sabah gazetelere bakıyorum. Yeni Şafak’ı açtım, aaa ne göreyim, manşet üstünde kocaman bir haber ve fotoğraf. Adamın biri belli ki bir şey söylemek istiyor, ama bir başkası ağzını kapatıyor.

Başlıkta ise “Sen misin Dersim’i soran” yazıyor nal gibi. Önceki gün yapılan CHP Grubu’nda bir kişi Onur Öymen’i protesto etti ya, onun haberi işte.

Haber demokratik bir ortamda yapılan bir protestonun nasıl önlenmek istendiğini anlatıyor. Dünyanın her yerinde haberdir bu. Ama kazın ayağı öyle değil işte. Daha bir gün önce görme özürlü bir vatandaş Başbakan’a bir şey söylemek istedi. Görmediği için Başbakan’ın yanına gidemiyordu, onun görmediğini anlamayan görevliler de kendisini engelleyince bu vatandaşımız sesini yükselterek direkt Başbakan’a hitap etmek istedi.

Anında çevresini saran korumalar adamın ağzını kapatıp karga tulumba dışarı çıkardılar. Bu da tıpkı diğeri gibi önemli bir haberdi.

Ama aynı haberi aynı duyarlılık içinde Yeni Şafak’ın da diğer yandaş gazetelerin de birinci sayfalarının tepesinde görmedik.

Başbakan’a soru sormak isteyen öğrencilerin feci dövülmesi de yoktu bu gazetelerde. Oysa sözünü ettiğim tüm haberler CHP Grubu’ndaki de dahil örneğin Vatan’da hak ettiği kadar yer aldı. Yandaş medya deyince kızıyorlar sonra da..


***



Günümüze de uygulayabilirsiniz: Mehmed Âkif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına şöyle dedi: “İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım.”

DİĞER YENİ YAZILAR