Muhalefet bu kez tedbir alsın

Haberin Devamı

Geçtiğimiz yıl temmuz ayında yapılan seçimlerden sonra “bir kuşkuyu” dile getirmiştim. “Acaba bilgisayar kullanılarak yapılan sonuç bildirme işleminde bir hile yapılmış olabilir mi?” diye.

Seçimin çok hızlı bitmesi, Yüksek Seçim Kurulu’nun “bazı hatalar var ama sonucu etkilemez” biçimindeki açıklamaları ve her iki kişiden birinin AKP’li olmasının o anda yarattığı etki böyle bir soruyu gündeme getirmişti.

Yarın seçim günü ve yine bu tür şüpheler kamuoyunda tedirginlik yaratıyor. Eğer böyle bir ihtimal varsa önlemini almak da mümkün. Bunun için de iş özellikle muhalefet partilerine düşüyor. Sandıklara sahip çıkmak zorundalar, oylamanın başından sonuna sandık başlarında en az birer görevli bulundurmalı, sayımı dikkatle izlemeli ve mutlaka çıkan sonuçları sandık numarasıyla birlikte kaydetmeliler.

Daha sonra Yüksek Seçim Kurulu’nun elektronik ortamda yayınladığı rakamlarla bunlar karşılaştırılmalı.

22 Temmuz’dan sonra bu konuda birkaç yazı yazdığım gibi bazı parti yetkililerine de kuşkuları anlatmıştım. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu’na söylemiştim. Önce ihtimal vermemişti ama bilgisayarla neler yapılabileceğini görünce üzerinde durulması gerektiğini söylemişti.

Aynı şekilde MHP yetkilileri de kısa bir süre şüphelerin üzerinde durmuş, hatta bazı yerlerde tutanaklarla YSK’daki rakamların tutmadığını da ortaya çıkarmışlardı. Ama nedense olayı fazla kurcalamak istemediler.

Baykal ise hiç oralı bile olmamıştı. Aylar sonra Alanya uçağında eski bir bakana “Seçim hilesi üzerinde durmadık ama galiba hata ettik” dediğini öğrenmiştim.

Sandıkların sıkı kontrol altında tutulmasının ötesinde 22 Temmuz’dan sonra da söylediğim bir önlem alınabilir.

Şöyle: Her ilden rastgele seçilmiş 20’şer sandığın tutanaklı sonucu ortaya konur. 81 ilden gelecek bu sandıkların toplamı 1620’dir. Yaklaşık 160 bin sandık var. 1620 sandık toplam sandık sayısının aşağı yukarı yüzde 1’idir. Yüzde bir gerçek sonuç en iyi kamuoyu araştırmasından bile daha sağlıklı sonuç verir.

O halde bu sandıklardan çıkan sonucun ülke genelinde çıkan sonuçlara çok yaklaşık olması gerekir.

Eğer genel sonuca yaklaşık bir sonuç bulunursa mesele kalmaz. Ama eğer ciddi sapmalar varsa bilgisayarla iletme sırasında bir hile yapılmış olma olasılığı güç kazanır.

Partiler çok basit önlemler alarak bilgisayarla hile yapılıp yapılmadığını ortaya çıkarabilirler kısacası.

*****


Şimdiden yazayım

Bir gazete 22 Temmuz seçimini değerlendiren birçok gazetecinin yazısından alıntılar yapmış. Alıntılarda bu yazarların tamamının seçim tahmininde yanıldıkları belirtiliyor. Bunlardan biri de benim.

Tabii böyle bir kaynak olunca mal bulmuş gibi üzerine atlayanlar internet üzerinden her tarafa mesajlar atıyor.

Bana da geliyor tabii. Kimileri zevzeklik sınırını bile aşan ifadelerle “O zaman da bilememiştiniz, şimdi de bilemeyeceksiniz, bırakın artık bu mesleği” diyor.

22 Temmuz seçimlerinden sonra da söylemiştim, şimdi madem sırası geldi tekrarlayım: Ben gazeteciyim, falcı değilim. Görüş ve izlenimlerimi, inanç ve fikirlerim doğrultusunda yoğurarak beni okuyanlarla paylaşırım.

Bir seçimde tercih belirtmek, bir hedefi eleştirmek fikir olayıdır. Halkı anlamamak, halktan kopuk olmak gibi bir anlam ifade etmez.

Beğenmediğim bir siyasi görüşün seçimi kazanması ne benim yenilgim, ne yanılgım ne de tarafgirliğimdir. Sadece genel tercih, benim tercihimden daha fazla ilgi görmüş demektir.

Ayrıca demokrasiler siyasi fikir ve görüşlerin yarışıdır. Birinin kazanması, diğerlerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Önemli olan fikir ve düşünceleri namuslu ve dürüst biçimde savunmaktır.

Bu seçimler öncesinde de doğal olarak iktidardaki partiyi eleştirdim, değerlendirmelerimi sizlerle paylaştım. Benim gözlemlerime göre AKP’nin bu seçimlerden oy kaybına uğrayarak çıkması daha muhtemel. Bunun için bir oran vermem mümkün değil elbette. Tersi olabilir mi? Neden olmasın. Öyle olursa da bu benim halkla ters düştüğüm anlamına gelmez ve doğru bildiğim yolda yazılarıma devam ederim.

*****


Devlet olmak

Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan ve düşen helikopterin 48 saat bulunamamasının nedenini anlatan devlet görevlileri “Hava şartları çok kötüydü, helikopterler bile havalanamadı, görüş mesafesi çok düşüktü” türünden açıklamalar yapıyor.

Bu açıklamaları arama kurtarma konusunda uzman olmayan, bu konudaki gelişmelerden haberleri bulunmayan, araç gereç ve teknolojik cihazları bilmeyenler için elbette tatmin edici. Bu açıklamalar sonunda vatandaş arama kurtarma ekiplerinin yerine kendisini koyar ve “Doğru, bu şartlarda nasıl arama yapılsın ki?” der.

Ama sıradan insanlar için geçerli olan bahaneler devlet için geçerli olamaz. Çünkü devlet organizasyonu bu tür işler için vardır. Bunun için eleman yetiştirir, ekipman ve teknoloji satın alır.

Oysa ne yazık ki bu devlet, uçan bir cismin olmazsa olmazı olan sinyal cihazını bile koydurma iradesi ve gücü gösterememiş.

Şimdi çok merak ediyorum, acaba düştüğü halde yerini bildiremeyen helikopteri kiralayan şirket kendisine nasıl bir bahane bulacak?

Bu arada koca devlet helikopteri bambaşka bir yerde arayıp zaman öldürürken, birkaç dikkatli köylü TV yayınlarını izleyip “Enkaz aslında bu taraftadır” demiş ve gidip bulmuşlar. İçişleri Bakanı buna rağmen görevinde oturacak mı?

*****


Maltepe’de CHP-MHP ittifakı

İstanbul Maltepe Belediyesi’ndeki AKP egemenliğini kırmak için MHP’nin CHP adayını destekleme kararı aldığını öğrendim. Son bir haftadır MHP’liler de CHP adayı Mustafa Zengin’in kazanması için çalışmalar yapıyormuş. Bunun yanı sıra ANAP ve DYP’lilerle Genç Partililerin de bu seçimde oylarını CHP adayı Zengin’e verecekleri belirtiliyor. MHP’liler belediye meclisi ve il genel meclisi seçimlerinde ise kendi partilerini tercih edeceklerini söylüyorlar.

Bu arada benzer bir çalışmanın Kartal’da da yapıldığını öğrendim.

*****


Babam giymez

Genç ve güzel kadın minik oğluyla gittiği alışveriş merkezinde iç çamaşırları satan bir mağazanın önünde durmuş. Çömelip yanağını oğlunun yanağına dayayarak ona vitrindeki mankenin üzerindeki almayı düşündüğü seksi, mavi, minicik g-string’i göstererek “Baban buna bayılacak” demiş heyecanla. “I.. Ihh” demiş oğlan kaşlarını çatarak “Babam bunu hayatta giymez!”

DİĞER YENİ YAZILAR