Mine Kırıkkanat’ın çok haklı isyanı

Haberin Devamı

Yılın son günü “Ortalıktaki liste” başlıklı yazımda “bazı gazetecilerin Avrupa Birliği fonlarından paralar aldıklarını” belirterek “Bu bilgi doğruysa, hangi hizmetler karşılığında bu paralar alındı?” diye sormuştum.

Yazıda “şimdilik” kaydıyla isimlerden söz etmeyeceğimi de belirterek “Bu konuda tatmin edici cevaplar gelirse tekrar yazarım” demiştim.

Tek tepki Mine Kırıkkanat’tan geldi. AB’den para alan gazeteciler listesindeki isimlerden birinin kendisi olduğunu söyleyen Kırıkkanat “Öylesine bir linçle karşı karşıyayım ki ne yapacağımı bilemiyorum” dedi.

Çünkü “Ermenilerden özür dileme kampanyasına” imza atan Mine Kırıkkanat o günden bu yana okurlarından gelen ve ne yazık ki bazıları ağır hakaretler içeren mesajlardan başını alamıyormuş.

“AB’den para alınma iddiası da zaten bu nedenle ortaya atıldı” diyen Kırıkkanat, “Evet sevgili Can Ataklı, AB fonlarından bu para alındı ama bu benim cebime girmedi” diyerek anlattı:

“İki yıl önce Süheyl Batum ve Aslıhan Öztezel ile Avrupa Birliği’ni işleyen bir televizyon programına destek bulmak için bir proje hazırladık ve Ankara’daki AB masasına verdik. Bir süre sonra 52 program karşılığında bize 74 bin euro destek verebileceklerini bildirdiler. Biz de programı o sırada Tuncay Özkan’ın yönettiği Kanaltürk’e götürdük.”

Mine Kırıkkanat, Tuncay Özkan’ın bu programı yayınlamaya karar verdiğini belirttikten sonra “Adını Kiosk koyduk. Programda AB ile ilişkilerimizi enine boyuna tartışırken çoğu kez de uygulamalarla ilgili eleştirilerimizi hiç çekinmeden dile getirdik” dedi.

Kırıkkanat alınan para konusunu da şöyle aktardı: “Bu para 52 bölüm olarak yayınlanan programın tamamı için ödendi. Bir kere paranın büyük bölümü Kanaltürk’e kaldı. Bunun dışında yönetmeninden ışıkçısına, kemaramandan set işçisine, makyajcısından berberine kadar çalışan herkes minik minik paralar aldılar. Programı yapan bizlerse sembolik ücretler aldık.”

Mine Kırıkkanat Avrupa Birliği’nden yana olduğunu hiç saklamadığını, savunduğunu ama bu ilişkideki AB’nin yanlışlarını da çekinmeden dile getirdiklerini tekrarlayarak “Nitekim herhalde rahatsızlık bile yaratmış olabiliriz ki, ikinci yıl için yaptığımız öneriyi kabul etmediler” dedi.

Not: Listedeki diğer isimlerden hiç açıklama yok. Bu nedenle hafta içinde kimlerin hangi paraları aldıklarını açıklayacağım.


*****


Mine Kırıkkanat’a öfkenin nedeni

Gerek Vatan’daki köşesinde, gerekse ekranlardaki sert, kararlı, dürüst ve samimi sözleriyle çok dikkat çeken Mine Kırıkkanat’ın başı “Özür kampanyası” nedeniyle dertte.

Bu kampanyadan sonra Mine Kırıkkanat’a o kadar çok mesaj gelmiş ki ne yapacağını şaşırmış. Hele bunların bir bölümünün ağır hakaretler içermesi anladığım kadarıyla Kırıkkanat’ın gelecekle ilgili umutlarına da şiddetli bir darbe vurmuş.

Benim değerlendirmem şöyle: Özür kampanyası Türk halkının ezici bir çoğunluğunu rahatsız ve rencide etti. Bu kampanyaya katılan ve imza veren herkesi herkes biliyor ve bir yere oturtuyor. Bu imzacılardan belki de bir tek Mine Kırıkkanat’ın adı kamuoyuna aykırı geldi. Mine Kırıkkanat’ı, her fırsatta Türkiye’ye karşı eylemler içinde olanlardan farklı değerlendirenler müthiş hayal kırıklığına uğradı ve Mine Kırıkkanat’ı eleştiri bombardımanına tuttu Kırıkkanat neden imzacılar arasında olduğunun gerekçelerini anlattı, kendine göre haklı yönlerini açıkladı. Ama belli, bu tatmin edici olmuyor.

*****



Bir yıl önce yaptığım önerİ gerçekleşti

Kevin Costner THY reklamında oynayacak

Geçen yıl dünyanın en ünlü Hollywood starlarından Kevin Costner Türkiye’ye gelmişti. Cumhuriyet Bayramı’na denk gelen bu ziyaret sırasında Kostner henüz çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül tarafından Çankaya Köşkü’ne de davet edilmişti.

Hatta hatırlarsınız Kevin Costner bu davette ne yapacağını şaşırmış, garip bakışlarla Köşk’ün davetlilerini süzmüştü.

Kevin Costner gittikten sonra 11 Kasım 2008’de bu köşede bir yazı yazarak “Dünya starlarının Türkiye’ye gelmesinin çok yönlü yararları olduğunu” belirtmiştim.

Bu arada Costner’ı Türkiye’ye getiren organizasyonun temsilcisi Cüneyt Ortan’dan, ünlü yıldızın bir reklam anlaşması imzaladığını da sizlere duyurmuştum.

İşte bu yazının sonunda Kevin Costner’ın, Türkiye’nin dünya çapındaki bir kuruluşunun reklamında oynayabileceğini ve bunun çok ses getireceğini de aynen şu cümlelerle belirtmiştim:

“Costner’in hangi reklamda oynayacağı belli değil. Ama Türkiye’nin dünyada tanınan markalarından biri Costner’den yararlanabilir. Benim aklımda Türk Hava Yolları var örneğin. Costner’li THY reklamları tüm dünyada gösterilse fena mı olur?”

Bu öneri yerini bulmuş anlaşılan, çünkü Türk Hava Yolları 2009 yılı imaj kampanyasında Kevin Costner ile çalışmaya karar vermiş.

Aldığım bilgiye göre Kevin Costner, 11 Ocak günü Türkiye’ye gelecek. Anlaşma imzalandıktan sonraki iki gün içinde reklam çekimleri yapılacak.

THY, Costner’ı öncelikle yeni başlatılan First Class hizmetinin tanıtımında oynatacak. Reklam filmi dünyanın pek çok ülkesinde televizyon ve sinemalarda gösterilecek.

Peki Costner, THY reklamları için ne kadar para alacak? Doğal olarak bunu sır gibi saklıyorlar. Ama bu kampanyanın “yüklü” bir bütçesinin olması şaşırtıcı olmaz.

Sonuçta reklamcılık adına doğru ve iyi bir karar bana göre. Çünkü Kevin Costner dünyanın en tanınan ve sevilen yıldızlarından biri. Böyle bir ismin ne olursa olsun oynayacağı reklam filmi her ülkede ilgi çeker.

THY bu işten çok kazançlı çıkar.

*****



Çalışan airbag


Bu yılın ilk fıkrası Yıldırım Tuna’dan:

Kadın iş yerinden kocasını aramış,

- Nasılsın tatlım?

- Çalışıyorum bir tanem...

- Ne yapıyorsun?

- Hayatım, çok meşgulüm, hemen söyle...

- Öyleyse sana bir iyi, bir de kötü haberim var...

- Bir tanem, inan hiç vaktim yok... O zaman sadece iyi haberi söyle...

- Şeyy... Bugün senin arabanı ödünç almıştım ya... Arabanın airbag’i çalışıyormuş

*****


Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner.

Alexander Everett


DİĞER YENİ YAZILAR