İki Mehmet Ali Bey var. Biri Birand, diğeri Erbil. Son beş gün içinde ikisine karşı da çok büyük haksızlık yapıldı ve ayıp edildi. Melih Gökçek, Mehmet Ali Birand ve Uğur Dündar’a “seçimden sonra dünyayı dar etme” tehdidi savurdu. Birand da Dündar da Gökçek’e hak ettiği cevabı verdikleri gibi medya da bu konuda tutarlı davranarak iki önemli gazeteciye destek çıktı.
Buna karşın diğer Mehmet Ali (Erbil) hem AKP’liler hem de kimi gazeteciler tarafından hırpalanmaya devam ediliyor.
Erbil, sunduğu yarışma programında bindiği bir deniz otobüsünde gözlediklerini anlattı. İnsanların tepkisizliğini dile getirerek “Koyun gibi olursanız tek partiye kalırsınız” dedi.
Vay sen misin bunu diyen! Başta Başbakan olmak üzere AKP ve yandaş medya Mehmet Ali Erbil’i linç tahtasına oturttu.
Üstelik en bayağı biçimde “Mehmet Ali cıvık bir şovmendir, bunları nasıl söyler?” ifadesi kullanıldı.
Hemen söyleyeyim ki Erbil Türkiye’nin en zeki, en başarılı ve en çalışkan şovmenlerinden biridir. Mesleğini hakkıyla yerine getirmektedir. Kimi davranış ve sözleri bazı kesimlerin tepkisini çekebilir. (Benim tepki gösterdiğim anlar da oldu.) Bu farklı bir konudur.
Akıl, zekâ ve en önemlisi bilgi ve kültürden mahrum biri Mehmet Ali Erbil’in şovlarını yapamaz. Kimilerinin beğenmediği ya da küçük gördüğü o şovlar akıl ve zekâ ürünü olduğu gibi yoğun bir bilgi birikimi ve kültürün de sonucudur.
Bu nedenle ülke sorunlarını konuşmayı, eleştirmeyi ya da övmeyi, siyaset yapmayı sadece kendi tekellerinde sananların “Mehmet Ali televole yıldızıdır, ona mı kaldı siyaset” demesi büyük bir yanılgıdır.
Gerçekler karşısında söyleyecek söz bulamayanlar, cevap veremeyenler genellikle kendi pencerelerinin bakış açısından kişilik tahlilleri yapmaya ve insanları küçültmeye çalışarak bundan kaçarlar.
Mehmet Ali Bey’e
yapılan da budur ve çok büyük bir ayıptır.
Tanıdığım adaylar
Seçime bir hafta bile kalmadı. Artık herkes son çabasını gösteriyor. Pazar günü halk kararını verecek. Adaylar arasında yakından tanıdığım, sevdiğim isimler olduğu gibi seçimler nedeniyle tanıdığım kişiler de var. Elbette bunların hepsi hakkında yazmak en azından teknik olarak çok güç. Bugün sizlere birkaç adaydan söz etmek istiyorum.
İSMAİL ÜNAL: CHP’nin başarılı Beşiktaş Belediye Başkanı görevine devam etmek üzere halkın desteğini tekrar istiyor. Yolum Beşiktaş’tan her gün geçtiği için havayı koklama şansım da oluyor. Gördüğüm kadarıyla Beşiktaş halkı bu desteğini esirgemeyecek. Ama pek çok kişide Ayfer Atay endişesi de gördüm. Beşiktaş’ın çok sevilen eski belediye başkanının hangi amaçla DSP’den aday olduğunu anlayan kimse yok. Aradan çevresine ısrarla “Benim AKP ile ne ilgim olabilir, maksat Beşiktaş’ın yönetimini almak” diyen Sibel Çarmıklı’nın çıkma ihtimali Beşiktaşlıları korkutuyor.
MUSTAFA DOLU: Gazeteci arkadaşımız Mustafa Dolu CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkanlığı için yarışıyor. Yazı ve haberleriyle halkın ne kadar içinde olduğunu bugüne kadar defalarca kanıtlayan Dolu “Kasımpaşalı Başbakan” efsanesini söndürmeye kararlı olduğunu söylüyor. 26 yıllık gazeteci arkadaşıma başarı dileklerimi sunuyorum.
SEDAT ÖZSOY: Sarıyer’in eski başarılı başkanlarından Özsoy, MHP adayı olarak iddialı. Sarıyer’de AKP aday değiştirerek başarısızlığı kabullenmiş durumda. CHP adayı Şükrü Genç ile başa baş görünüyor. Sedat Özsoy 7 göbek Sarıyerli olarak halkın sempatisine güvenerek seçimi kazanacağını umuyor. Bir Sarıyer seçmeni olarak gözlediğime göre Özsoy’un şansı yüksek.
NURSELİ APAR: Kadıköy’den MHP adayı olan Apar genç yaşına rağmen iş hayatında başarılara imza atmış bir isim. Kazanma şansı olduğunu sanmıyorum, ama MHP’ye çekeceği oylarla siyasette denge oluşmasını sağlayabilir. Sonuç ne olursa olsun MHP yeni bir kadın siyasetçi kazanmış olacak.
TANER GÜNER: Ankara Keçiören CHP adayı 40 yaşındaki hukukçu Güner AKP-MHP çekişmesi sonucu sürpriz biçimde seçilebilir. Güner’in en büyük sıkıntısı Keçören’den umutlu olmayan partisinin ilgisizliği.
İKİ NOT: Bu seçimlere katılmayan Genç Parti, çoğu yerde MHP’yi destekleme kararı almış. Genç Parti, MHP adaylarını beğenmediği yerlerde ise seçmenin serbest iradesini kullanmasını istemiş. Genç Parti’nin eski Şişli İlçe Başkanı Murat Daldaban da Belediye Meclisi seçimine bağımsız aday olarak katılıyor. Daldaban, Genç Partililerin kendisini desteklemesini bekliyor.
Herkes olur
Taşra’dan gelen bir eş cinsel ile İstanbullu bir eş cinsel E-5’te müşteri beklerken sohbete başlamışlar. İstanbullu “Sizin orada bu iş zor olmalı herhalde” demiş. Taşralı “Valla geliiler önce dayagi atiiler, sonra da alip daga götürüp yapacaklarini yapiiler, tekrar dayak atıp orda birakiiler” cevabını verir.
İstanbullu “Bu dehşet verici bir şey canım” dedikten sonra kendi hayatını anlatmış: “Telefon açarlar, kabul edersek gelip arabayla alırlar. Önce hamama gidilir, güzel kokular sürünür, oradan da restoran, sonra bir bara, oradan da otele, işimiz bittikten sonra da evimize bırakırlar.”
Taşralı bunları duyunca dayanamayıp “Bu sosyal imkânlar bizde olsa, herkes eş cinsel olur be” demiş.

