Kötüyken sorumlu Amerika oldu

Haberin Devamı

İktidara yakın televizyon muhabiri köylü kadına mikrofonu uzatmıştı. “Ekonomiyi nasıl görüyorsun nine?” diye sormuştu. Tatlı yüzlü yaşlı köylü kadın gevrek gevrek gülüp cevaplamıştı: “Çok iyi evladım.” Muhabir tekrar sormuştu “Neden nine?” Yaşlı köylü kadın yine gülerek cevaplamıştı: “Enflasyon düştü, dolar düştü, borsa yükseldi.”
İkinci olayımız da şöyle. Seçimlerden hemen önceydi. Bir gazetemizin manşetinde Başbakan Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a “Paşam borsa yüzde12 düştü” dediği ileri sürülüyordu. Paşa konumuştu ve borsa düşmüştü.
O yaşlı köylü kadın nereden biliyordu enflasyonu, doları, borsayı? Gazete ve televizyonlardan tabii ki. İktidar sözcülerini ve destekçilerini dinliyordu.
Neredeyse 5 yıldır bir ekonomik mucizeden söz ediliyor. Muhteşem ekonomi yönetimiyle istikrar sağlanmış, enflasyon yüzde 10’un altına düşürülmüş, dolar neredeyse Türk Lira’sıyla eşit hale getirilmiş, borsa şahlanmıştı.
Ekonominin bu enstrümanlarından yani paradan para kazananlar gerçekten en keyifli günlerini sürdürüyorlardı.
Ama başka iktidar olmak üzere kimse “dünyada ne oluyor?” diye bakmıyordu. Belki de bakıyordu da bunu söylemiyordu. Çünkü dünyada da bir bahar vardı. Bir dönem “battık, borçlarımızı ödeyemeyeceğiz” diye açıklamalarda bulunan Brezilya, Arjantin ekonomileri bile şaha kalkmıştı.
Yanisi; gerçek, Türkiye’de bir ekonomik mucize değildi. Elbette bu iktidar Derviş’ten aldığı mirası bozmamaya özen gösterdi, istikrarı korudu, ama hepsi bu.
Şimdi dünyada dalgalanma başladı. Bizim ekonomide de sarsıntı var. Buna karşın ne iktidar sözcüleri ne de AKP yandaşları “Ekonomide başarısız bir döneme girdik” diyor. “Amerika’da sıkıntı var, global dalgalanma” diyor.
İyi güzel de işler “birileri için” iyi giderken ekonomik mucizeden söz edeceksiniz, ters gitmeye başlayınca suçu Amerika’ya atacaksınız.
Oluyor mu yani?

*****


Bu reklam da neyin nesi?

Kaç gündür yazacağım, şu Futbol Federasyonu Genel Kurulu yapılıyor diye sesimi çıkarmadım, hani pişmiş aşa su katmayayım, benden bilmesinler dedim. Ama sabrım taştı ha. Nedir bu Futbol Federasyonu Haluk Ulusoy reklamları kardeşim? Adam kimbilir ne para harcayıp “70 milyonu Milli Takım’a destek olmaya” çağırıyor. Bu nasıl mantıktır böyle, sanki Ulusoy çağrı yapmasa kimse Milli Takım’ı desteklemeyecek.
Var bunun altında bir bit yeniği ama, bilemiyorum artık. Beni ilgilendiren, bunun parası nereden çıktı? Futbol Federasyonu böyle abuk sabuk reklam için para ödedi mi? Federasyon kayyımla yönetiliyor, imzaları onlar mı attı yoksa Ulusoy Bey cebinden mi ödedi?
Bu reklamlardan kimin ne çıkarı var? Televizyonlar bir ara bol bol yayınladıklarına göre iyi para aldılar demek ki. Ama reklam yayınlamanın da bir adabı yok mudur? Parayı bastıran istediği sabukluğu yapabilecek mi reklam adı altında. Allah Allah ya, insanın asabı çok bozuluyor.

*****


2.5 yılda ne oldu?


Televizyonda bir yarışma programı izliyoruz. Yarışmacılardan birinin özgeçmişi okunuyor ve ekrana fotoğrafları veriliyor.
Yarışmacının düğün fotoğrafları da var bunlar arasında. Ayrıca aile fotoğraflarından da seçmeler görüyoruz. Lüle lüle saçlı, ay yüzlü bir eşi var yarışmacının gördüğümüz bu fotoğraflarda. Evleneli de iki buçuk yıl olmuş zaten.
Derken tekrar stüdyoya dönüyoruz. Yarışmacı yerinde, eşi de izleyiciler arasında. O da ne? Az önce lüle lüle saçlı fotoğraflarını gördüğümüz bu güzel kadın tam tesettür içinde.
İki buçuk yıl önce başı açık, şimdi kapalı. Peki ne oldu acaba bu iki buçuk yıl içinde? Bu kadınımız hidayete mi erdi? Birden inanç sahibi mi oldu? Yoksa olmadığı söylenen “mahalle baskısı” onu bu hale mi getirdi?

*****


KAMYON YAZILARI

16 tekerlekli 70 ton 18 metre bir araç çekmek üzeresin, emin misin?

*****


Oportünizm böyle iflas etti

Çok değil birkaç ay öncesini hatırlayın. Hani tam gaz seçimlere gittiğimiz günleri. AKP’nin önüne çıkarılan 367 engeli ile Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması engellenmiş, milyonların katıldığı Cumhuriyet mitinglerinde halk şahlanmıştı.
Ama buna rağmen hâlâ yüreklerde bir korku vardı. “Ya AKP yeniden kazanırsa.”
İşte bu korku AKP’nin üstelik ezici bir çoğunlukla tekrar iktidar olmasının kapısını açan bir oportünizmi de beraberinde getirmişti.
Laik demokratik cumhuriyetin yılmaz bekçileri olduklarını söyleyenler “En iyi çözüm CHP- MHP koalisyonudur” diye ortaya çıktılar. Kitleler şaşırdı bu öneriye. Bana göre CHP büyük oy kaybına uğradı. Merkez sağ tamamen çöktü.
Şimdi bu oportünist tavrın sonuçlarını birlikte görüyoruz. CHP ile koalisyon yapması istenen MHP Meclis’e girer girmez ilk iş Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkardı. Ardından türban konusunda kendini ortaya atarak AKP’nin elini rahatlattı. Bunun dışında aldığım haberlere göre neredeyse bütün belediyelerde MHP’liler AKP’yi destekliyor.
Oportünist tavırla “CHP- MHP koalisyonu” diye çığlıklar atanların ise sesi pek çıkmıyor. Neredesiniz? Heeeeey, size sesleniyorum.

*****


“Ben oĞluyum”

Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti. Gazetesine, iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca “Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum” diye bağırmağa başladı. Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı. Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.

*****


Herkesin istediğini yapabileceği
yerde hiç kimse istediğini yapamaz.
Franklin Delano ROOSEVELT

DİĞER YENİ YAZILAR