Kırıp geçiren yaşanmışlıklar

Haberin Devamı


Biliyorsunuz, son birkaç pazardır çeşitli konularda fıkraları bir araya getirip sizlerle paylaştım. Bu hafta da bir okurumun yolladığı yaşanmış fıkra gibi olayları yazıyorum. Polis arkadaşlarımız başta olmak üzere hep birlikte gülelim. İşte fıkra gibi yaşanmışlıklar:

Göstermelik

Birkaç gün önce trafiğin çok işlek olmadığı bir yerde normal olarak kırmızı ışıkta durdum. O an arkama yanaşan trafik polisinin anonsunu aynen aktarıyorum: “34 xxx... devam et, devam et. Sanki biz olmasak duracaksın.”

Türk polisi ve UFO

Eveeet, şimdi de o kocaman alkışları Antalya’da UFO gördüğü için polisi arayan vatandaşa “Havadayken yapabileceğimiz bir şey yok, inerse tutuklarız” diyen yurdum polisi için alabilir miyiz?

Yemin et!

Yıllar önce sabahın erken bir saatinde nasılsa kimse görmez diye kırmızı ışıkta geçip sola döndüm ve 50 metre ilerideki kırmızı ışıkta beklerken trafik polisine yakalandım. Ehliyet ve ruhsatı istediğinde “Ama ışık sarıydı” itirazıma sert bir komutla “Yemin et!” dedi. Resmen kalakaldım, insan yalan yere yemin edemiyormuş. Yemin edemediğimi gören sevgili polis kahkayı basarak “Hadi yırttın, yalan yere yemin etseydin cezayı yazacaktım, bir daha dikkatli ol” dedi ve gitti.

Kaç oğlum kaç!

Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum. Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor. Çocuk, “Herkes geçiyordu ben de geçtim” gibilerinden kendini savunuyor. Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor “Kaç oğlum kaç! Arkanda plakan mı var?!”

Polis megafonu

Bir teyzemiz yayalara kırmızı yanmasına rağmen karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, 10 metre öteden megafon sesi gelir polisten, “Abla, zaten şişmansın bir de pişman olma!”

Hayırlı cezalar

Yer İstanbul, Yenibosna. Otobüs durağından çıktık Avcılar istikametine doğru gideceğiz. Otobüs kısa yoldan trafiğe girebilmek için yasaklı yerden “U” dönüşü yapıyor. Yurdum polisi görev başında megafon açık ve o anlamlı anonsu geçiyor: “Otobüsçü! Cezan hayırlara vesile olsun, devam et sen ben plakana gönderirim nasıl olsa.”

Kendin dinle

Kocamın arabasını aldığım ve içine sigara kokusu sinmesin diye bütün camlarını açtığım anda en sevdiğim şarkının radyoda çalmaya başlaması üzerine radyonun sesini de sonuna kadar açıp dolaşırken yurdum polisinden gelen anons: “34 xxx..., müziği kendin dinle! Kendin dinle ya da parçayı değiştir!”

*****


Zenci sütanne

Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:
“Sevgilim, biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek için bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim. Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım. Öptüm, biricik eşin...”
Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:
“Sevgili Anneciğim... Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tutmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Tabii ki bundan eşimi sorumlu tutamayız. Selam ve sevgilerimle.”
Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:
“Sevgili Oğlum... Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı. Ama biz fakir olduğumuzdan, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim. Seni seven annen...”

*****


Bazı icatlar ve tarihleri

Bugün pek çok kolaylık sağlayan eşyaların ne zaman icat edildiğini biliyor musunuz? Tarihle teknolojiyi kıyasladığınızda şaşırtıcı sonuçlara varacaksınız. İşte bazı örnekler:
1280, İlk gözlük İtalya’da yapıldı.
1450, Johannes Gutenberg’in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı.
1592, Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı.
1622, Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti.
1733, İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen “uçan mekik” adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı.
1752, Benjamin Franklin, yıldırımın elektrikten kaynaklandığını gösterdi.
1783, Marquis de Jouffroy d’Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü.
1783, Montgolfier kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu.
1819, Augustus Siebe, basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı.
1826, Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti.
1830, İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı.
1837, İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı.
1838, Samuel Morse kendi geliştirdiği Morse alfabesini ilan etti.
1846, Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı.
1848, İlk yürüyen merdiven, New York’ta turist çekmek için kuruldu.
1849, Çengelli iğne icat edildi.
1857, New York’ta bir dükkân asansörü olan ilk bina oldu.
1863, İlk metro hattı Londra’da işletmeye açıldı.
1868, bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı.
1901, İlk radyo transistörünü Marconi geliştirdi.
1903, Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi.
1911, Ernest Rutherford, atomun merkezinde bir çekirdek olduğunu gösterdi.
1926, John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti.
1938, Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti.
1960, Theodore Maiman ilk lazeri yaptı.
1977, Dünyanın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı.
1982, Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı.
1990, Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı.

*****


Bildiğim tek şaşmaz kural bütün kuralların şaştığıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR