Kemal Kılıçdaroğlu tarihi bir fırsat yakaladı

Haberin Devamı

Sevgili okurlar; WikiLeaks depremi herhalde uzun bir süre hayatımızı etkilemeye devam edecek. Türkiye belli ki bu koşullarda bir seçim ortamına girecek. İktidar depremin etkilerini savuşturmak için elinden geleni yaparken muhalefetin de durumdan yararlanmaya çalışması doğal karşılanmalı. Bugünden çok daha heyecanlı günlerin yaşanacağını bilmeliyiz demek ki.

CHP’nin durumu

Bugün seçime giden yolda Wikileaks’a pek değinmeden CHP ile ilgili bazı analiz ve önerilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. CHP iki hafta sonra Kurultay’ını toplayacak ve partiyi seçime götürecek olan yeni yönetimini belirleyecek. Kamuoyu CHP’nin iktidar alternatifi olup olamayacağını bu Kurultay sonuçlarına göre değerlendirecektir. Bu açıdan çok önemli bir Kurultay yaşanacaktır.

Genel Başkan mı?

Şurası açık ki, Kemal Kılıçdaroğlu kimsenin hatta kendisinin bile beklemediği bir anda Genel Başkan oldu. Doğal olarak Kılıçdaroğlu, parti içi mücadelenin bir ürünü olmadığı için Genel Başkanlık makamını ilk anda dolduramadı. Hele hemen ardından gelen referandum kampanyası Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin gerçek anlamda genel başkanı olmasını geciktirdi.

İlk adım atıldı

Referandumun ardından Kılıçdaroğlu Genel Başkan olma yolunda ilk adımı atarak parti yönetiminde ciddi bir operasyon yaptı. Ancak bunun yetmesi mümkün değildi. Hiç iktidara gelememiş bir partide, parti içi iktidarı tercih edenlerin ayak oyunları elbette Kılıçdaroğlu’nun çalışmasını da etkileyecekti. O halde yapılması gereken parti yönetimini tamamen ele almaktan başka bir şey olamazdı.

İşte CHP için fırsat

İki hafta sonraki Kurultay hem CHP için hem de Kılıçdaroğlu için büyük fırsattır. Kılıçdaroğlu bu Kurultay’da ya CHP’nin gerçek anlamdaki genel başkanı olacaktır ya da amacı seçim kazanmak olmayan bir zihniyetin kuklası. Kılıçdaroğlu’nun tutum ve davranışı Genel Başkan olmak yönündedir ama bunun için kararlı adımlar atmasının gerektiğini de bilmelidir.

Parti içi koalisyon

Gariptir ki, CHP’nin gidişatı ile CHP’ye oy verenlerden çok AKP yandaşı çevreler daha fazla ilgili. Yandaş medyada hemen hergün CHP ile ilgili manşetler çıkıyor ve bu manşetler CHP’deki iç çatışmaların yansımasından ya da parti içinde nifak çıkarma arayışlarından başka bir şey değil. Yandaşlar CHP’yi bir koalisyon gibi göstermek için büyük çaba harcıyor.

Baykalcı-Savcı

Bir parti için en tehlikeli durum, parti içinde çeşitli grupların olduğunu kabul etmek ve dengeyi sağlamak için bir koalisyon gibi davranmak zorunluluğudur. Kılıçdaroğlu Kurultay öncesi Baykal ve Sav’la görüşeceğini açıklamıştır. Böyle bir açıklama partide Baykal ve Sav’ın güçlerinin olduğu, bu kişilerin istedikleri an Kılıçdaroğlu’nu zora sokabilecekleri anlamına gelir.

Taviz verirse biter

Bir Genel Başkan elbette parti içindeki ağırlıklı isimlerle görüşmeler yapacaktır. Ama Kurultay öncesi yapılan bu görüşmeler bir tür “pazarlığa” dönüşür ve parti içi dengeler adına ağırlıklı isimlerin isteği kişiler parti yönetimine girerse o partiden artık hayır gelmez. Kılıçdaroğlu “Baykal’dan ve Sav’dan adamlar alarak” yeni bir yönetim oluşturmaya kalkarsa o makamda oturmasının anlamı kalmaz.

Bildiğini yapmalı

Bu nedenle Kılıçdaroğlu, ağırlıklı isimlerle ne konuşursa konuşsun, listesini oluştururken denge hesabı yapmaya, bir tür koalisyon kurmaya kalkmamalıdır. Kılıçdaroğlu bilmelidir ki; eğer kendi listesini yapamazsa o koltukta oturma süresi fazla olmaz. Çünkü en azından genel seçimde başarı kazanma ihtimali çok azalır.

Kılıcını çekmeli

O halde Kılıçdaroğlu, artık gerçek anlamda Genel Başkan olduğunu göstermeli ve kılıcını kınından çıkarmalı. Listesini oluşturur, partisinden onay ister ve yoluna devam eder. Küsen olurmuş, isyan çıkarmış, fitne sokarlarmış, eğer bunları düşünecek olursa başarı yolunda birkaç adım bile atamaz, o anda biter.

Küserse küser

CHP içindeki en önemli “psikolojik” faktör kimi isimlerin küsmesi halinde partinin oy kaybedeceği korkusudur. Sanki Sav ve Sav’cılar ayrılırsa parti çökecekmiş korkusuna kapılanlar var. Ya da Baykal’ın gitmesinin partiye büyük oy kaybettireceğini sananlar bulunuyor. Hepsi yanlış. Kılıçdaroğlu doğru adım atarsa, kamuoyu arkasında olacak ve gidenlerin onlarca katı yeni oy gelecektir.

Gönüllüler harekete

CHP şu sıralar sessiz ve derinden iyi çalışmalar yapıyor. Bunun en iyi örneklerinden biri “gönüllüler hareketi.” CHP ilk kez seçimlere giderken halkın gönüllü olmasını talep ediyor ve partinin kapılarını açıyor. Bildiri dağıtmaktan, afiş asmaya, rapor hazırlamaktan sandık başında durmaya kadar “kim neyi becereceğine inanıyorsa” CHP için hizmete çağırılıyor.

Halkın sevdikleri

CHP’ye buradan bir öneride bulunmak istiyorum. Partiler seçimlere giderken genellikle yönetim kadrosunun fikir ve eğilimlerine göre partiye yeni isim arayışına girer. Oysa CHP bu kez “yeni isim arayışını da” kamuoyuna bırakabilir. Bunun için çok ciddi araştırma şirketleriyle çalışılabilir.

Partinin parası var

Kimse CHP’nin parası olmadığını sanmasın. Partinin hayli güçlü bir mali yapısı var. Bu nedenle para kaygısına düşmeden dürüst bir araştırma şirketi ile anlaşma yapılmalı. Bu şirket CHP’liler arasında bir araştırma yaparak halkın CHP’de görmek istediği isimleri ortaya çıkarmalı. Yönetim tercihini bu isimler arasından yapmalı.

CHP dışı araştırma

Aynı araştırmanın bir de “CHP’ye oy vermeyenler” arasında yapılmasını da öneririm. Bu kesime de “CHP’de kimler olursa oy tercihiniz değişebilir?” sorusu sorulabilir. Unutulmasın ki örneğin AKP’ye oy veren herkes AKP’nin tepe yönetimini zihniyetini benimsemiyor. AKP’den de pek çok kişi makul isimleri bulduklarında oylarını CHP verebilirler.

Küskün harekatı

CHP yıllar içinde, özellikle 90’lı yılların sonlarından itibaren çok kan kaybetti. CHP’ye yararlı olan birçok isim partiyle yollarını ayırdı. Bunların bazıları AKP yandaşı oldular olmasına da, büyük bir kesim atıl biçimde duruyor. Kılıçdaroğlu’nun bu küskünler ordusuna çağrı yapması da çok önemlidir. Yeni isimlerle birlikte küskünlerin de partiye dönmesi sinerji yaratacaktır.

CHP alternatif olabilir

AKP iktidarından ülkenin yarıdan fazlası rahatsız. Buna karşı milyonlarca insan AKP’nin iktidardan indirilebileceğine ihtimal vermiyor bu nedenle çaresizlik içinde bekliyor. Bir umut, bir alternatif de göremediği için ya hiç oy kullanmıyor ya da inat olsun diye marjinal bazı partilere yöneliyor. CHP bu kesime umut olmak zorundadır.

Hepinize iyi haftalar.

DİĞER YENİ YAZILAR