Kafama takılan sorular

Haberin Devamı

Son günlerde müthiş gelişmeler yaşıyoruz. Dinleme kepazeliği daha net biçimde ortaya çıkıyor, doğru olduğu ihtimali çok az olan sözde belgelerle insanlar tutuklanıyor, yargı birbirine giriyor, kimileri iyi yargı kötü yargı ayrımı yapıyor ve bunların hepsi de özellikle AKP yandaşı liberal maskeli faşistler tarafından “demokrasi savaşı” olarak sunuluyor.

Son günlerde yaşadıklarımızla ilgili hepinizin olduğu gibi benim de kafamda birçok soru var. Aslında her biri birer yazı konusu ama daha önce de yazdığım için bugün sadece soruları sormak istiyorum:

* 100 ÇOK GİZLİ BELGE: Son birkaç gündür yandaş medyada adeta “Daha neler göreceksiniz, zafere ulaşmamıza çok az kaldı” havasıyla yapılan bir “Genelkurmay’ın çok gizli 100 belgesi” haberleri yayınlanıyor. Denildiğine göre her biri birer darbe belgesi olan bu gizli belgeler savcıların elindeymiş. Zamanı geldikçe bu belgeler de ortaya çıkacakmış. Bu gerçek mi? Neden savcılık ya da Genelkurmay bu konuda hiçbir açıklama yapmıyor?

* SORGUNUN DEŞİFRESİ: Bundan önce de örnekleri çok yaşadık. Tutuklanan Albay Dursun Çiçek’e savcılıkta sorulan sorular bir gün sonra yandaş medyada çarşaf çarşaf yayınlandı. Sorular birbirinden biraz farklıydı. Gizli olması gereken bir sorgulamanın ayrıntıları medyaya nasıl yansıdı? Yoksa yandaş medya “Nasıl olsa bunlar sorulmuştur” diye uydurma haber mi yaptı? Serbest bırakılmasının da detaylarını anlatacaklar mı?

* BAŞBAKAN’IN DİNLENMESİ: TİB Başkanı, kurumuna yönelik arama kararına karşı alelacele medyanın önüne çıkarak kendisini savundu. Bunu yaparken Başbakan’ın 6 yıldır dinlendiğini ve neden kimsenin bunun üzerinde durmadığını sordu. Gerçekten Başbakan 6 yıldır dinleniyor mu? Bu biliniyorduysa neden gereği yapılmadı?

* MASKELİLERDEN SES YOK: Ortaya çok garip bir dinleme skandalı çıktı. Ama liberal maskeli faşistler ve yandaş medya konuyu adeta “vakayı adiye” gibi görmeyi tercih ettiler. Bazıları ise dinlemeleri yalanlamaya kalktı. Her konuda hukuk, demokrasi nutukları atanlar bu dinlemeler karşısında neden sessiz?

* İSTANBUL SAVCISI: Dinlendiği belirlenen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin hemen harekete geçti ve “dinleme kayıtlarının imha edilip edilmediğini öğreneceğim” dedi. Çünkü yasaya göre dinleme yapılsa bile konu dışı kayıtların silinmesi gerekiyor. Savcı Engin kendisi için böyle bir hassasiyet gösterirken, özellikle Ergenekon iddianamesinde yer alan ve hatta sanık bile olmayan kişilerin kayıtlarının silinmemiş olduğunu gördüğü halde bugüne kadar neden müdahale etmemiş ve iddinameyi onaylamıştır?

*****


Meclis’te pankarta 6 yıl ceza verilmemiş

İktidarın Kürt açılımını ille 10 Kasım’da görüşme ısrarı nedeniyle hararetli saatler geçirdik biliyorsunuz. Bu arada CHP’li bazı milletvekilleri görüşmeler sırasında “Atam unutmadık, Atam eserine sahip çıkacağız” yazılı pankartlar açmışlardı.

Bu eylemler üzerine dünkü bazı gazetelerde “Meclis’te pankart açan öğrencilere 6 yıl hapis verilmişti” başlıklı haberler yayınlandı.

TBMM eski başkanvekillerinden Uluç Gürkan aradı. Gürkan söz konusu eylemin 1996’da yapıldığını ve o oturumu kendisinin yönettiğini belirterek “Bu gençlere 6 yıl hapis verilmedi, hepsi beraat etti” dedi.

Gürkan pankartlar açılır açılmaz müdahale edildiğini, gençlerin tutuklandığını ancak bir gün sonra yapılan itirazla serbest bırakıldıklarını hatırlatarak “Gerekçe olarak da Meclis içtüzüğüne göre gerekenin yapıldığı kaydedildi” diye konuştu.

Gürkan “Ancak daha sonra bu gençlerden ikisi başka suçlardan dolayı yargılandı ve 6 yıl hapse mahkûm edildi. Sanırım gazeteci arkadaşlar bu davayı karıştırdılar” dedi.

*****


İstanbul Devlet Senfoni Almanya turunda

Türkiye’nin yurt dışındaki çok başarılı sanat elçilerinden Betin Güneş’ten daha önce de pek çok kere söz etmiştim. Besteci ve orkestra şefi Betin Güneş’in teyzemin oğlu olması elbette benim için büyük mutluluk kaynağı. Bu benim için bir farklılık, ama Türkiye’yi yıllardır Almanya’da ve dünyanın pek ülkesinde başarıyla temsil eden bir sanatçının başarılarını yazmak da bir görev.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şu sıralar Almanya’da. Orkestra Betin Güneş’in şefliğinde Almanya’nın 8 kentinde 8 konser veriyor.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası uzun yıllar sonra ilk kez bu kadar uzun ve kapsamlı bir konser turunda. Geçen hafta yine İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’yla birlikte konser veren Betin Güneş “Bu turne çok önemli” dedi. Sonra da nedenini anlattı:

“Bugüne dek bu kadar kalabalık orkestralarımız bir iki günlüğüne yurt dışına çıkardı. Bunlar da genellikle Türk günleri nedeniyle olur ve izleyicinin büyük bölümünü de bu ülkelerde yaşayan Türkler oluştururdu. Oysa bu kez orkestra ile tam 8 kentte konser vereceğiz, bu konserlerde asıl izleyiciler Almanlar olacak. Almanlara Türkiye’de klasik müziğin sevildiğini ve çok başarılı konserler verildiğini göstereceğiz.”

*****


Bunlar ne?

Geçen hafta okurlardan Sedef Turan başından geçen fıkra gibi bir olayı yazmıştı. Yine Turan’dan fıkra gibi yeni bir olay daha geldi. Birlikte okuyalım:

Göztepe pazarındaki enginarcıya genç bir çift yanaştı. Adam şaşkın şaşkın enginarları inceledikten sonra “Bunlar da ne?” diye kendi kendine sordu. Bu zor sorunun cevabını sevgilisinin bileceğini tahmin etmiyordu. Ama kız cin gibiydi, hemen cevap verdi: “Nargile!”

*****


Hassasiyet

Türkiye’nin dönüştürülmeye ve bir din devletine götürülme çabalarına karşı toplumda hassasiyetler de çok arttı. Örneğin bir vatandaş 10 Kasım günü Türkiye Ligi’ndeki takımların web sayfalarına girmiş. Üç takım dışında bütün takımların sayfalarına Atatürk’le ilgili bir anma yazısı koyduklarını görmüş. Üç takımın sitesinde Atatürk’ten hiç söz edilmemiş. İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Melih Gökçek’in Ankaraspor’u ve Diyarbakırspor.

Bu çok mu önemli? Normal zamanda elbette değil. Ama günümüz şartlarında insanlar o kadar hassaslaştı ki spor kulüplerinin internet sitelerine bile bu gözle bakıyor.

İktidarın adımlarını atarken bu hassasiyeti asla ihmal etmemesi gerek.

DİĞER YENİ YAZILAR