ANALİZ
Başbakan Erdoğan belli ki çok içerlemiş. Galatasaray taraftarını “nankörlükle” suçluyor. Duygularına hakim olamıyor ve nereden baksanız sayısı en az 15 milyon olan Galatasaray taraftarını bile karşısına alacak kadar gözünü karartıyor.
“Stadın anlaşması henüz yapılmadı” diyerek Galatasaray’ı tehdit ediyor, sanki babasının malını vermiş gibi üste çıkıyor.
Elbette Galatasaray stadının yapımına büyük katkısı olmuştur. Ama bir Başbakan’a yaptığı iyiliği kafaya kakmak yakışır mı?
Metronun stada bir tünelle bağlanması, kavşakların düzenlenmesi, yeni yollar açılması da Galatasaray’ın kara kaşı kara gözü için yapılmadı ki, oraya böyle bir dev tesis kondurulursa, çevresi elbette buna göre düzenlenecek. Ki bütün bunlar zaten iktidarın görevi, hatır için yapılmadı.
Başbakan benzer bir söylemi Formula pistinin yapımında da dile getirmişti. Eğer İTO Başkanı Mehmet Yıldırım istifa edip de yerini AKP kurucusu Murat Yalçıntaş’a bırakmasaydı kimse piste ulaşamayacaktı çünkü yollar yapılmayacaktı.
Başbakan hiç çekinmeden bunu dile getirmişti. Yani iktidarın hizmet anlayışı aslında bu.
Ama bir başka noktaya dikkat çekmek istiyorum. Demokratik bir ülkede, eğer hukuka ve kurallara uyuluyorsa aslında Başbakan’a şunun sorulması gerekir: “Sayın Başbakan sizin orada ne işiniz vardı?”
Biliyor musunuz ki yeni stadın henüz iskanı yok. Yani oturma ve kullanmaya açık değil.
Eğer açılış günü, tıpkı 70’li yıllarda Ali Sami Yen’in açılışında olduğu gibi bir facia yaşansaydı, bunun hesabını kim verecekti?
Ve ısrarla ileri demokrasiden, hukuktan, adaletten, kanunlardan söz eden Başbakan, nasıl olur da iskanı olmayan bir yere gider açılış yapmaya kalkar?
Erdoğan ısrarla “stadı kendilerinin yaptığını” söylüyor, kendine bağlı TOKİ’nin başkanı taraftarı tahrik eden bir konuşma yapıyor, ama nedense kurallara uymak akıllarına hiç gelmiyor.
TOKİ bir kanunsuzluklar kurumu mudur ki, Başbakan’ı kendi yaptığı ama iskan bile almadığı stada getirmiştir?
KAFAMI BOZAN ŞEYLER
Twitter’dan muhalefet olmaz
Başbakan Erdoğan bir stad dolusu insan tarafından protesto ediliyor, stadı terkediyor, ardından stadı Galatasaray’a vermeyebileceklerini ima ediyor, iktidara oynayan CHP ise Twitter’dan iki cümle ile muhalefet etmeye kalkıyor.
Olmaz böyle şey. Eğer CHP bu muhalefet anlayışı ile seçimlere gidecekse, müthiş bir hayal kırıklığı yaşayacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu, sessiz, sakin, çelebi munis olabilir. Ama bu koca CHP’nin pısırık muhalefet yapmasının gerekçesi olamaz.
Bakın bu kadar büyük skandal karşısında ana muhalefet partisi ne yapmalıydı;
Genel Başkan hemen ertesi gün yanına başta Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş taraftarı oldukları bilinen milletvekilleri ile birinci ligde oynayan takımların illerindeki CHP milletvekillerini alarak hemen Galatasaray Stadı’na gelmeliydi.
Başbakan’ın “Nankör” söylemini ve “stadı geri alma” tehdidini yerden yere vurmalı, bu konuda Galatasaray’ın arkasında durduğunu açıkça ilan etmeliydi.
Fenerbahçe ve Beşiktaş başkanlarını da arayarak onları da bu protestoya dahil etmeye çalışmalı, bunun bir takımla ilgisi bulunmadığını, iktidarın baskı ve tehdit politikalarının bir sonucu olduğunu söyleyerek tüm takımlar arasında bir işbirliği ve dayanışma çağrısı yapmalıydı.
Bütün takımların internet sitelerine röportajlar vermeli ve tüm sporseverlerle gönül birliği içinde olduğunu açıklamalıydı.
Ama ana muhalefet lideri bunun yerine Twitter’den bir mesaj atmayı tercih etti. Ne üzücü.
ŞAŞIRDIM
Can Ataklı Hürriyet’i yalanladı
Bazı internet sitelerinde aynen yukarıdaki başlıkla yayınlanan bir haber var.
İçeriği çok hoş bir haber aslında. Ama siz başlığı okuyunca ne düşünürsünüz? Sonuçta ben de Hürriyet’in de içinde bulunduğu grupta çalışıyorum. Okurlar “Vay Can Ataklı kendi grubunu yalanlamış” demez mi?
Elbette bana hiçbir zararı yok, dediğim gibi içerik aslında çok hoş.
Size de anlatayım; Pazar günü TRT Haber’de İnci Ertuğrul’un hazırladığı Pazar programına katıldım. İnci Ertuğrul günlük gazeteleri okurken, haberler üzerinde benimle sohbet ediyordu.
Sıra Hürriyet’e geldi. Sürmanşette Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Siniroğlu ile yapılmış bir röportaj vardı. Sinirlioğlu “Soyadıma bakmayın hiç de öyle değilimdir” diyor.
İnci Ertuğrul bunu okuyunca gülmeye başladım ve “Siz onu bana sorun” dedim.
Sonra da anlattım. “40 yıldan fazla oluyor, Feridun Sinirlioğlu ile İstanbul Erkek Lisesi’ndeydik. O bizden bir sınıf üsteydi. Yatılı okuyanlar bilir bir sınıf üstte olmak bile önemlidir, onlara abi derdik. Feridun Sinirlioğlu en büyük belamızdı, Feridun abimizdi, çabuk öfkelenir, en küçük hatamızda üstümüze yürürdü... Gözü karaydı, 5-6 kişi arasına dalardı.”
Tabii bunları hoş bir “çocukluk dönemi” anısı olarak biraz da renklendirerek ve gülerek anlattım.
Durum budur. “Can Ataklı Hürriyet’i yalanladı” başlığı, haberi okutmak için çok sık kullandığımız yöntemlerden biridir.
Yayını izleyip haber yapan arkadaşlara da teşekkür etmek isterim.
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Ayıp oluyor Mehmet Ali Bey
Mehmet Ali Bey, Birand oluyor. Tabii hemen aklınıza Galatasaray’ın yeni stadının açılışındaki tavrı gelmiştir.
Onu çok üzülerek izledik de ben başka bir ayrıntıyı daha söylemek istiyorum.
Geçen hafta içinde Kanal D Ana Haber’de Kılıçdaroğlu ile ilgili bir haber yayınlanıyor. Kılıçdaroğlu “AKP” diyor iktidarı eleştiren konuşmasında.
Haberlerde bazen konuşmalar anlaşılsın dile bir de alt yazı veriliyor ya, Kemal Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri aynen ekranda yazıyor.
Ama o da ne? Kılıçdaroğlu AKP diyor ama ekranda Akparti yazıyor.
Anlıyorum Mehmet Ali Bey’in sıkıntısını.
Başbakan’la arasını iyi tutmak istiyor, onu kırmamak için çaba harcıyor, Başbakan’ın bile söylemeye çekindiği sözleri söyletmek için çırpınıyor.
Kendi düşüncesidir, fikridir, isteyen her partiyi destekler, liderini yüceltir.
Ama bir başka liderin sözünü sırf Başbakan’a şirin gözükmek için değiştirmek herhalde gazetecilik değildir.
Muhalefet yapamamak belki de zaten yapmak istememek. Bunu anlıyorum. Bari bu kadar göstere göstere oynamayın bu oyunu ve herkesi de salak yerine koymayın Mehmet Ali Bey..
HOŞUMA GİDENLER
Tevfik Fikret
İçki yasakları konusunda ortaya atılan “tıksırıncaya kadar içiyorlar” sözünü duyunca Tevfik Fikret’in ünlü Han-ı yağma şiiri geldi aklıma. Şiir uzun. Son bölümünü birlikte hatırlayalım istedim.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Başbakan ve Adnan Polat’a göre TT Arena açılışındaki protestoyu küçük bir grup yapmış. O protesto, bütün protokolün stadı terk etmesine sebep olduysa TT Arena’daki akustik muhteşem olmalı! (Gani Yıldız)

