İlk ama etkisiz adım

Haberin Devamı

Seçim sonuçlarının YSK’ya bildirilmesi için kullanılan bilgisayar programının bozularak sonuçların değiştirilmiş olabileceği iddialarına karşı partilerin duyarsızlığı sürüyor.

Ancak buradaki ilk umut verici gelişme CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün Başbakan Erdoğan’a verdiği soru önergesiyle yaşandı. Çöllü, Erdoğan’dan seçim sonuçlarının karşılaştırmasının yapılıp yapılmadığını soruyor.

Bunun çok etkili bir adım olmadığını düşünüyorum; çünkü bu tür bir soru önergesine verilecek cevap YSK’dan gelecek. O da şu ana kadar yaptığı gibi “Hiçbir sorun yoktur, belki ufak tefek insan hataları olmuştur” diyecek.

Bu konuda yapılması gereken şudur: Partiler seçim bölgelerinden kendilerinde bulunan sonuç tutanaklarını getirtir. Bunlar bilgisayar kayıtları ile karşılaştırılır. Örneğin getirilen 1000 sandık sonucu da farklı ise o zaman bunu kamuoyuna açıklarlar. Bu kadar basit.

Ancak ne gariptir ki CHP de MHP de bu konuda suskunluklarını sürdürüyor.

Israrla söylemek istediğim nokta şu: Hiçbir şekilde bu seçimde bilgisayar hilesi yapıldığını savunmuyorum. Ancak bu konuda çok sayıda şüphe var. Bu şüpheler giderilmeden bu seçim sonuçları insanların içine sinmeyecektir. Ve belki de yıllar sürecek bu şaibe günün birinde demokrasiye de zarar verecektir. O nedenle mutlaka kesin bir sonuca kavuşturulmalıdır.

Gelelim Hüsnü Çöllü’nün soru önergesine. O da aynen şöyle:

22 Temmuz genel seçimlerinin sonuçları ile ilgili olarak çeşitli iddialar kamuoyuna yansımaktadır. Bu kapsamda;

1- Oy sayımı ile ilgili olarak yazılı sandık tutanakları ile bilgisayar çıktılarının bire bir örtüşmediği yolundaki iddialar üzerine bir inceleme yapılmış mıdır? Kaç sandık tutanağı ve bilgisayar çıktısı karşılaştırılmış, sonuç ne olmuştur? Birbiri ile örtüşmeyen sonuçlar tespit edilmiş ise hatalı girişlerin nedenine ilişkin ne tür sonuçlara ulaşılmıştır? Seçim sonuçlarının güvenliği açısından oluşan tereddütlerin giderilmesine yönelik olarak, tüm sandık tutanakları ile bilgisayar çıktılarının incelenmesi ve sonuçlarının kamuoyuna açıklanması sağlanacak mıdır?

2- Seçmen sayısı ile kullanılan oy ve kullanılmayan oylarla ilgili Türkiye genelini kapsayan bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonuçlar bire bir örtüşmekte midir? Sonuçların örtüşmediği bölgeler var mıdır?

3- Sandık tutanaklarının bilgisayara aktarılması ve verilerin merkeze iletilmesi, merkezdeki veri girişlerinin ve sonuçların değerlendirilmesi aşamalarında kimler görev yapmıştır? Bu işlemlerin tamamı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) personeli ya da kamu görevlilerince mi yürütülmüştür? Bu süreçlerde, SEÇSİS Projesi’nin donanım ve yazılım işlerini yürüten şirket personeli ya da görevlendirdiği kişiler görev almış mıdır? Almış ise hangi aşamalarda, hangi yetki ile ne tür işlemler yapmışlardır?

4- Yüksek Seçim Kurulu’nun, SEÇSİS Projesi’nin altyapı, donanım ve yazılım ihalelerini hangi firma ya da firmalar hangi bedelle kazanmış, projenin uygulaması için hangi donanım ve işletim sistemi tercih edilmiştir?

5- SEÇSİS projesi kapsamında oluşturulan verilerin güvenliğini sağlayacak önlemler alınmış mıdır? Verilerin güncellenmesi ve depolanması aşamasında kimler görev yapacaktır?

6- Seçim sonuçları ile ilgili olarak ortaya atılan iddiaların yanıtlanması ve kamuoyunda oluşan şüphelerin giderilmesine yönelik olarak, SEÇSİS Projesi’nin yürütülmesinde kullanılan donanım ve işletim sisteminin sağlayıcısı şirket ile bir Amerikan finans şirketi arasındaki ilişkiyle; finans şirketinin 22 Temmuz seçimlerine ilişkin Türkiye’de anket çalıştırması yaptırıp yaptırmadığıyla, sistem sağlayıcısı firmanın daha önce başka ülkelerde bu alanda yaptığı çalışmalarla ilgili bir inceleme yaptıracak mısınız?

*****

Göktaşı 2036’da da mı gelecek?
NASA’daki bilim adamlarının uyarısına göre Dünya’ya yaklaşan dev bir göktaşı var. 2006 yılında gerçekleşecek bu olaya göre dünyanın büyük bölümünün yok olacağı ileri sürülüyor. Haberde Amerika’nın bu nedenle bir nükleer program geliştirmek üzere çalıştığı da belirtiliyor. Buna göre nükleer silahlarla donatılmış uzay gemileri tasarlanıyor. Uzay gemileri göktaşı henüz dünyadan çok uzaktayken yola çıkacak ve göktaşının üzerine inerek patlayacak. Böylelikle göktaşı hem parçalanacak, hem de yolu değiştirilecek ve Dünya kurtulacak.

İlk bakışta bir bilim kurgu filmi gibi görünüyor. Oysa geçmişte dünyanın başına bu tür olaylar geldiği bilinmiyor değil.

Nitekim Türk yazar Burak Eldem “Marduk” adlı kitabında Sümer ve Maya efsanelerine dayanarak dünyaya yaklaşan bir gezegeni anlatır. Bu gezegenin dünyadan görüleceği yıl ise 2012. Eldem’in, pek çok yabancı kaynaktan da esinlenerek yazdığı kitaba göre 2008 ile 2012 yılları arasında dünyada çok sayıda deprem ve doğal afet meydana gelecek. 2012’de ise Marduk’la birlikte yol alan çok büyük bir göktaşı dünyaya çarpacak.

Google’da “Marduk” yazarsanız bu konuyla ilgili 2 milyonun üzerinde yazı olduğunu göreceksiniz.

Bu arada bir kitaptan daha söz etmek istiyorum. Gazeteci Ali Bektan da bu tür konulara çok eğilen bir meslektaşımız. Bektan, “Amerika’nın Uzay Sırları” adlı son kitabında Irak’a yapılan askeri müdahalenin ardında bile bu konunun olabileceğini ileri sürüyor.

Bektan Amerika’nın, uzaylıların dünyaya indiği yer olarak tahmin edilen Mezopotamya bölgesinde şimdiden egemenlik kurmak ve geçmişin izlerini daha rahat aramak istediklerini yazıyor kitabında.

Bektan’ın bu konularla ilgili 7 kitabı daha var. İlk okunuşta belki “uçuk” gibi gelse de dünyada da bu konularda çok sayıda bilimsel araştırma yapıldığını görünce insanın kafası karışıyor ister istemez.

2008’e şunun şurasında 4 ay kaldı. Ondan sonra da 4 yılımız var. Çok değil yani ve bu süre içinde iddiaların gerçek olup olmadığını göreceğiz.

*****

Take off iyi ya landing?
Başbakan Erdoğan hükümetinin icraatlarını anlatırken İngilizcede uçağın pistte hızlanıp da burnunu havaya kaldırmasını anlatan “take off” deyimini hatırlatıyor.

Tayyip Bey’in söylediği şu: “Türkiye bir uçak ve bu uçak hızlanıp pistin ucuna geldi, şimdi burnunu kaldırıp göğe doğru uçacak.”

Keşke Türkçesi olsa ama madem Başbakanımız İngilizce ifade etmeyi seçmiş yapacak bir şey yok. Ayrıca böyle bir tanımlama insanı mutlu ediyor, kim istemez ki göğe doğru yükselmeyi.

Ancak İngilizce’de “take off” deyiminin bir de karşıtı vardır. O da “landing”dir. Bu da iniş anlamına gelir.

“Take off” yapan bir uçak havada sürekli kalamayacağına göre mutlaka bir de inişi yani “landing”i vardır. “Take off” örneğini vermek güzel de bunun landing bölümünü unutmamak lazım. Eğer “landing” doğru düzgün olmazsa uçak yere çakılır.

Sayın Başbakanımız örneği verirken sonrası da düşünmeli diyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR