Hrant Dink cinayetinin ardında hangi örgütün olmasını istersiniz?

Haberin Devamı

Hrant Dink cinayetinin “bilinen” sanıkları hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak mahkeme “arkasında bir örgüt olduğuna dair yeterli kanıt olmadığı” gerekçesiyle sanıkları “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasından beraat ettirdi.

Karar doğal olarak büyük tepki yarattı. Trabzon’un bir ilçesindeki, küçük bir mahallenin küçük bir kahvesinde okey oynayan çocukların böyle çaplı bir cinayeti işleyemeyeceği, bunun arkasında mutlaka büyük bazı güçlerin olduğuna yönelik “mantıklı” inanış elbette ağır bastı.

Ancak kafaların karıştığı nokta da bu.

Evet bu işin arkasında bir büyük yapılanma var. Ama bu örgüt ne?

Bugüne kadar AKP’ye payandalık eden sözde liberal çevreler ısrarla işin arkasında Ergenekon olduğunu söylemeye çalışıyor.

Yandaş sözcüler “Bu cinayet davası Ergenekon’la birleştirilmeli” diye avazları çıktığı kadar bağırıyorlar.

Akla örgüt deyince Ergenekon’un gelmesi çok doğal. Çünkü son beş yıldır inanılmaz bir beyin yıkama operasyonu yapıldı. Beyni pelteye çevrilmiş geniş yığınlar bilinçsizce bir darbe örgütü olduğuna inandırıldı.

Bu nedenle Dink olayını Ergenekon’a bağlamaya çalışmak, iktidar ve yandaşları için çok da zor değil.

Ancak bu olayı örneğin Danıştay cinayetinde olduğu gibi bir çırpıda Ergenekon’a mal etmek sanıldığı kadar kolay olmuyor.

Çünkü bu kez açıkça en azından görevi ihmal ettiği anlaşılan tüm kamu görevlileri bizzat iktidar tarafından seçilip göreve getirilmişler.

İlgili valiler, emniyet müdürleri, istihbarat birimlerinin yetkilileri ve hatta jandarma komutanı bile bu iktidarın güvenip göreve getirdiği kişiler.

Üstelik bu kamu görevlilerinin neredeyse tamamı cinayetten sonra adeta taltif edilerek daha üst görevlere taşınmışlar. Hatta biri milletvekili bile yapılmış.

İktidarın bu kadar güvendiği isimleri, nasıl olup da bu iktidarı darbe yoluyla devirmeye çalıştığı söylenen Ergenekon’a mal edeceğiz?

İktidarın kimi sözcüleri, ama özellikle yandaşlar hükümeti cesaretlendirmek için tahrik unsurunu kullanıyor ve tersten yürüyerek “Başbakan’ı bile öldürebilecek” örgütten söz ediyor ve Ergenekon’un izlerinin hâlâ var olduğunu iddia ediyorlar. Bu da çok geçerli değil. Ergenekon davasında bir eski Genelkurmay Başkanı’nı bile tutuklayan irade, Hrant Dink olayında kimden ve neden korkabilir?

Darbe yapmakta Genelkurmay Başkanı’ndan bile daha etkili ve güçlü hangi makam var? Bütün generalleri hapse atabilenler, Ogün Samast ve Yasin Hayal gibi iki kahvehane lümpeninin hakkından gelemeyecek mi?

O halde ortada ya gerçekten bir örgüt yok ya da Ergenekon’u bile geride bırakan (!) dehşetengiz bir örgütle karşı karşıyayız.

Bu Ergenekon olamayacağına göre söylenmek istenen ne?

Şimdi son olarak kendi tahminimi yazmak istiyorum; bütün çabalara rağmen Hrant Dink olayı Ergenekon’a monte edilemedi. Mahkeme onca uğraşa rağmen ilinti kuracak deliller oluşturamadı. Bu durumda plan değiştirildi. “Büyük tepki, kamuoyu vicdanı” adı altında oluşturulan iklim sayesinde kısa bir süre sonra Dink olayı Engenekon’a bağlanacaktır.

Kamuoyu bu konuda hazırlanmıştır.

*****


Gül, süresinin 5 yıl olmasını istiyor olabilir

Medyada “2012’de Cumhurbaşkanlığı seçimi olabilir, kimse şaşırmasın” diye ilk kişiyim. Bunu söylediğimde bazıları “Bu çok ileri bir analiz” demişlerdi.

Ardından Meclis harekete geçti ve Gül’ün görev süresini belirleyen bir kanun değişikliği teklifini görüşmeye başladı.

Önceki akşam itibarıyla da Meclis Gül’ün görev süresinin 7 yıl olduğunu karara bağlayan bu teklifi yasalaştırdı.

Buna rağmen “Bu yıl Cumhurbaşkanlığı seçimi olabilir” tezimi savunmaya devam ettim. Bunu söylediğimde “Artık yasa da geçti” diye hafif istihzalı biçimde takılıyorlar bana.

Ancak dün pek alışık olmadığımız bir şey yaşadık. Cumhurbaşkanı ilk kez CHP’nin karşı çıktığı bir yasa için “Eğer CHP bu yasayı Anayasa’ya aykırı buluyorsa Anayasa Mahkemesi’ne gidebilir” dedi.

Neden? Cumhurbaşkanı hiç yoktan böyle bir açıklamayı neden yaptı?

CHP’nin başvurusu halinde Anayasa Mahkemesi sürenin 5 yıl olduğuna karar verebilir. Çünkü Anayasa Mahkemesi mevcut Anayasa’yı korumak ve yasaları bu anayasaya göre yorumlamakla görevli.

Yeni anayasada cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıl olduğu ve halk tarafından seçileceği yazılı. Anayasa Mahkemesi bu maddeyi “Kabul edildiği andan itibaren yürürlüğe girer ve seçim yapılır” şeklinde yorumlayabilir.

Bu durumda da 2012 Cumhurbaşkanlığı seçim yılı olur!

Peki kim aday olur? Gül bir kere daha seçilmek için adaylığını koyabilir mi?

Yılın başında “Çok garip gelişmeler yaşayabiliriz” diye yazmıştım.

Kimbilir belki o garipliklerden biri de bu olur.

Biraz daha olgunlaşsın, konuya devam ederim.

*****


Bazı dizi ve kliplerin müstehcenliği çağrıştırdığını belirleyen RTÜK, kanalları uyarıp onlara ceza kesmiş. Kurulun isminde “üst” kelimesi geçiyor ama anlaşılan bu kararları verenler “alt taraf” ile daha çok ilgileniyor! (Gani Yıldız)

*****


Cerrah da Ergenekoncu mu, Şener’i nereye koyacaksınız?

Dink cinayetinde adı geçen kamu görevlilerinin hepsinin bugünkü iktidar tarafından göreve getirildiğini biliyoruz.

Örneğin Celalettin Cerrah, cinayet günü İstanbul Emniyet Müdürü idi. Cerrah’ın olayı araştırmak için kendisine gelen CHP Milletvekili Mesut Değer’le yaptığı tartışma o zaman gazetelere de yansımıştı. Değer o günü şöyle anlattı: 9 Şubat 2007 tarihinde TBMM İnsan Hakları Komisyonu olarak Hrant Dink olayı ile ilgili İstanbul’da yaptığımız çalışmalarda (o dönem ben İnsan Hakları Komisyon Başkan Vekili ve CHP Diyarbakır Milletvekiliydim.) Celalettin Cerrah’la makam odasında görüştük. Komisyon olarak yaptığımız toplantıda sorularıma cevap vermeyen ve kaçamak cevap veren Sayın Cerrah ile aramızda çok sert bir tartışma geçti. Bu görüşmede davayla ilgili 10’un üzerinde sorduğum sorulara cevap vermediği gibi bu işin arkasında “örgüt var mı?” soruma da “örgüt yok” demişti.

Mahkeme kararına bakıyoruz o gün ne söylendiyse bugün aynısı geçerli.

Daha o gün “Örgüt yok” diyen Celalettin Cerrah’ı Ergenekon üyesi mi sayacağız.

Kamu görevlilerini geçelim, Hrant Dink cinayetini aydınlatmak için büyük çaba harcayan, kamu görevlilerinin ihmallerini tek tek belgeleyen gazeteci Nedim Şener Ergenekon terör örgütü üyesi olmaktan tutuklu.

Karanlık ilişkileri sergileyen gazeteci Nedim Şener’i olayın neresine koyacağız? Bir kişi hem Dink’i öldürten örgütün üyesi hem de bu örgütü deşifre etmek için çabalayan biri olabilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR