ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bu gece yarısı Ankara’da olacak. Yeni Başkan Obama döneminin bu ilk önemli ziyareti nedeniyle Ankara da hayli heyecanlı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Davos olayından sonra ilk kez Batılı bir devlet yöneticisiyle karşı karşıya gelecek.
Ankara’dan edindiğim haberlere göre Başbakan Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı’na Türkiye’ye ağır suçlamalar getiren raporu da soracak. Buradan da anlaşılıyor ki Hillary’nin ziyareti çok renkli geçecek.
Önceki gün Liberal Parti Genel Başkanı Cem Topçu’dan bir mesaj aldım. Topçu, Hillary Clinton’a Erdoğan görüşmesi için bazı tavsiyelerde bulunmak istediğini belirtmiş. Topçu’nun Hillary’ye samimi tavsiyeleri şöyle:
“Sayın Hillary Clinton. Bilmiyorum farkında mısınız ama Ankara’ya yapacağınız ziyaretinizde Orta Doğu’nun ve Türkiye’nin eğitimli, ufku geniş, yüzünü evrensel ve çağdaş değerlere çevirmiş kitleleri tarafından, ‘dünya lideri’ ilan edilmiş bir siyasetçi ile görüşeceksiniz.
Görüşeceğiniz bu dünya lideri, her ne kadar ülkesi dünya demokrasi endeksinde 88’inci yolsuzluk endeksinde 64’üncü Birleşmiş Milletlerin İnsani Gelişim Endeksinde 84’üncü dünya özgürlük endeksinde Afrika ülkeleri ile aynı kategoride olsa da ülkesinin onur ve saygınlığını korumaya kararlı bir liderdir.
Bakanlığınızın son raporunda, demokrasi ve özgürlükler cenneti, Türkiyemize yöneltilen işkence, polisin bir yılda 37 kişiyi kazara öldürmesi gibi suçlamalara sert tepki verecek ve size, bir önceki yönetiminizin Irak, Ebu Gureyb, Guantanamo gibi yerlerdeki su tahtası gibi işkence uygulamalarından dolayı, büyük bir olasılıkla ‘siz öldürmeyi, işkence yapmayı iyi bilirsiniz’ diyerek girişecektir.
‘Bak Hillary kadınsın diye’ başlayan cümleler kullanabilir. Yadırgamayınız. O bir dünya lideridir, siz alt tarafı ABD Dışişleri Bakanısınız.
‘Aramızda kalacak, kayıtlara geçmeyecek’ zannı ile söylediklerinize dikkat ediniz. Dünya liderinin ileri bir tarihte kafası atarsa kameralar önünde, örneğin ‘Hillary bana tankın üstünde Tahran’a girmekten büyük zevk alacağını geçmişte söylemişti’ gibi bir beyanatı ile çok zor durumlarda kalabilirsiniz.
Ülkenizin neden olduğu küresel mali krizden dolayı da büyük bir olasılıkla bu dünya lideri tarafından ‘Siz ekonomik kriz çıkartmayı çok iyi bilirsiniz ama bize işlemez, bizi teğet geçer’ diyerek suçlanacaksınız. Naçizane önerim itiraz etmeden kabullenin.
Amerika’da kimsenin aklına gelmeyen ‘her şirketiniz bir eleman daha alsa işsizliği önlersiniz’ şeklinde bir öneride de bulunabilir. Lütfen kendinize hâkim olunuz ve bu öneri karşısında gülerek sevincinizi hemen dışa vurmayınız.
Görüşmelerinizde dünya liderimizin görüş ve fikirlerinde faydalanmanızı önerir, başarılar ve kolaylıklar dilerim.”
Cumhuriyet yazarlarından Balbay’a anlamlı destek
Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi ve köşe yazarı Mustafa Balbay, Ergenekon davası nedeniyle tutuklanmasaydı yarın Bursa Kitap Fuarı’na katılarak kitaplarını imzalayacaktı. Balbay ayrıca yine aynı fuarda öğleden sonra bir sohbet toplantısına da katılacaktı.
Ancak Balbay’ın bu etkinliklere katılması mümkün değil, çünkü tutuklu. Cumhuriyet Gazetesi yazarları ise Balbay’ın hem tutukluluk halini protesto etmek hem de Bursa’da yazarı bekleyen okurlara saygıdan, çok ilginç bir ortak eylem kararı aldı.
12 Cumhuriyet yazarı yarın topluca Bursa Kitap Fuarı’na giderek Mustafa Balbay’ın kitaplarını imzalayacak. Yazarlar Balbay’ın konuşma yapacağı saat 14.30’da topluca kürsüye çıkarak, Mustafa Balbay adına birer konuşma yapacak.
Öğrendiğime göre bu toplu eyleme Cüneyt Arcayürek, Hikmet Çetinkaya, Server Tanilli, Ali Sirmen, Deniz Som, Ataol Behramoğlu, Orhan Bursalı, Ümit Zileli, Turhan Günay, Deniz Kavukçuoğlu, Faik Bulut ve Serdar Kızık katılacak.
Yazarlar saat 11.00’den itibaren 20.00’ye kadar fuarda Mustafa Balbay için ayrılan stantta nöbetleşe bulunacak ve Balbay’ın kitaplarını imzalayacaklar. Ancak saat 14.30’da tüm yazarlar aynı anda stantta olacak ve bir saat boyunca kitap imzalayacaklar.
NOT: Bu arada değerli dostum Kemal Ulusu babasının anılarını içeren Atatürk’ün Yanıbaşında kitabını bugün Bursa Kitap Fuarı’nda imzalayacak. Ulusu yarın da Akmerkez D&R’daki imza gününde okurlarıyla buluşacak.
Poğaça bile dağıttılar
Geçen hafta Beykoz Adliyesi’nde bir işim vardı. Kapıdan çıkarken hayli zamandır görmediğim bir avukat arkadaşıma rastladım. Hal hatır sorduktan sonra “Bu sabah inanılmaz bir yardım örneğine tanık oldum” dedi.
Sonra da anlattı: “Sabah... İlköğretim Okulu’na bir işim gereği uğradım. Okulun hemen yakınında öğrencilerin kalabalık oluşturduğu gördüm. Yanlarından geçerken meraktan baktım. Adamın biri Anadolu liselerine giriş sınavları için hazırlanan soru kitaplarından dağıtıyordu. Kitabı alan öğrencilere birer de poğaça veriyorlardı. Çocuklardan birine sordum. ‘Amca bu abiyle ablalar Ak Parti’den gelmişler, bize kitap ve poğaça veriyorlar’ demez mi!”
Düşünün seçimler yaklaştıkça yardım ve promosyonlar artık ne boyuta ulaştı. Okuldaki çocuğa poğaça hediye etmeyi bile düşünmüşler. Ama burada benim asıl canımı sıkan şey, tüm bunların “iyi çalışma” olarak nitelendirilmesi. Bu kadar mı köreldi herkesin gözü.
*****
‘Senden iyiyim’
Hizmetçi maaşına zam ister, evin hanımı sebebini sorar. Hizmetçi “3 sebebim var, birincisi sizden daha iyi ütü yapıyorum” deyince evin hanımı kızarak “Sana bunu kim soyledi?” der. Hizmetçi “Beyiniz” cevabını verince kadın tekrar sorar: “İkinci sebep ne?” Hizmetçi “Sizden daha iyi yemek pişiriyorum” deyince kadın daha da kızarak “Olamaz senin benden daha iyi pişirdiğini kim söyleyebilir?” deyince hizmetçi “Onu da beyiniz efendim” der.
Evin hanımı öfke içinde, “Üçüncü sebep neymiş bakalım?” diye sorunca hizmetçi “Yatakta sizden daha iyiyim” cevabını verir. Evin hanımı adeta köpürerek “Bunu da mı kocam söyledi?” diye sorar. Hizmetçi gayet sakin cevaplar: “Hayır. Bunu bahçıvan söyledi.”

