Haydi gelin son 4 yıl kim arazi almış araştıralım!

Haberin Devamı

İstanbul’da skandal skandal üstüne. Daha önce de yazdım, okuyanlar hatırlar. İstanbul’a yapılacak üçüncü köprünün güzergâhının sır gibi saklanmasının ardında arsa ve arazi rantının olabileceğini söylemiştim.

Tabii ki sadece ben öyle düşünmüyordum, iktidarın bugüne kadarki politikalarını izleyenler bu ihtimalin çok güçlü olduğu yolunda hemfikirdi.

Ama bu tür dedikoduların ortaya çıkmasına rağmen iktidar mensupları hiç aldırmadılar bile. Sonunda CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin köprünün Tarabya - Beykoz arasında olacağını açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş sır gibi saklanan bu kararın doğru olduğunu açıklamak zorunda kaldı.

Şimdi; daha önce yazdığım öneriyi tekrarlamak istiyorum. İktidar resmi söyleminde her türlü yolsuzluk, usulsüzlük, nüfuz ticareti ve hırsızlığa karşı olduğunu, iktidar olanaklarını kullanarak kimsenin şahsi varlığını artıramayacağını ileri sürüyor.

O halde işte sınav şansı:

Diyorum ki; bağımsız bir kuruluş, üçüncü köprü güzergâhı üzerinde son 4 yıldaki arsa ve arazi satışlarını araştırsın. Son 4 yıl içinde kaç dönüm arazi el değiştirmiş, fiyatlar neymiş ortaya çıkarılsın.

Ayrıca bu arsa ve arazileri alanların alım gücü olup olmadıklarına da bakılsın. Çünkü Ferrarisi’ni bile korumasının üzerine yapanlar var bu ülkede.

İktidar bu araştırmayı yaptırıp sonuçlarını açıklarsa, gerçekten her türlü yolsuzluk, usulsüzlük ve hırsızlığa karşı olduğunu da kanıtlamış olacaktır.

Bu arada yeni öğrendiğimiz bilgilere göre Başbakan Erdoğan, henüz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken önüne getirilen üçüncü köprü projesine karşı çıkmış. Bu köprünün İstanbul’un kuzeyinden geçmesinin kenti mahvedeceğini saptamış.

Oysa Kadir Topbaş’ın söylediğine göre Başbakan üçüncü köprünün yerini helikopterle geçerken belirlemiş.

Şimdi son bir şey sormak istiyorum. Üçüncü köprü güzergâhı üzerindeki Silivri ve çevresinde, ayrıca Çavuşbaşı bölgesinde, şu anda devletin tepesinde oturan kişilerden bazıları Tayyip Erdoğan Belediye Başkanı iken arazi almışlar mıydı? Bu araziler sit alanı olmasına rağmen bazı kişiler buralara hatırı sayılır paralar yatırmışlar mıydı?


***



Yeni rantlar için mi?

İstanbul’a üçüncü Boğaz Köprüsü tartışmaları sürerken Başbakan’dan ilginç bir söz geldi. Diyor ki “Henüz tam karar verilmedi. Kararı önümüzdeki günlerde alacağız.”

Milletle kafa bulur gibi. Gürsel Tekin’in açıklamasından sonra “Evet, köprü Tarabya ile Beykoz arasında olacak” diyen Kadir Topbaş’a da yalanlama gelmiş oldu.

Ama bunun ötesinde başka vahim bir durum var. Zaten köprünün güzergâhı rant hesapları yüzünden tartışılıyor, şimdi yapılan açıklama ile sanki “Diğer güzergâhları da ihmal etmeyin, oralarda da rant çıkabilir” deniliyor.

İktidar bu kadar tedbirsiz olabilir mi?


***



‘Belki kazara gol atar’ diye 14 milyon dolar verilen futbolcu

Fenerbahçe İsviçre’nin Sion takımını kendi evinde 2-0 yenerek UEFA ligine kalma ihtimalini neredeyse yüzde 95’e çıkardı.

Cenevre’de çok iyi oynayan Fenerbahçe aslında farkı kaçırdı. Bu maçın sonucu tıpkı Galatasaray maçı gibi olabilirdi.

Ama ne gariptir ki harika oynayan, inanılmaz paslaşan Fenerbahçe nedense gol aşamasında tökezliyor.

Çünkü ilerideki adamı çok kötü. Medyanın çok tuttuğu, benimse geçen yıldan beri sürekli yazdığım Güiza, Sion maçında da saç baş yoldurdu. Efendim Güiza çok koşuyormuş, sürekli pres yapıyormuş, ama kendisine Alex gibi pas atan adam yokmuş.

Yorumcular böyle diyor. Diyor demesine de sanki Güiza, Alex’in oynadığı her maçta gol atmış. Alex’le oynadığında da böyle değil miydi Güiza.

Bu adam sadece bir maçta iyi oynadı. Türkiye’ye karşı İspanya forması giydiğinde. Onda da iki dakika sahada kaldı. Hiçbir Fenerbahçe maçında yapmadığını yaptı, topu kaptırmadan ceza sahasına yandan girdi ve golü attırdı.

Güiza’ya 14 milyon dolar verilmiş. Belki bu yıl daha da verilmiştir. Yazık değil mi Fenerbahçe’nin parasına. Semih dururken nedir her topu kaptıran, boş kaleye bile gol atamayan bir adamı bu kadar tutmak?


***



Durumu Başbakan da görmüş

Geçenlerde Milas’tan Bodrum’a giden yolun otoyola benzetildiğini, yapılan uygulamanın pek gerçekçi olmadığını, sahil bandında bulunan turizm işletmelerinin sıkıntı yaşadıklarını belirtmiştim.

Meğer aynı durum Başbakan Erdoğan’ın da dikkatini çekmiş. Aydın Ayaydın dünkü yazısında Erdoğan’ın bu yolla ilgili Karayolları Genel Müdürlüğü’nü uyardığını anlatıyordu.

Bu yolun Başbakan’ın da dikkatini nasıl çektiğini düşündüm, sanıyorum kaldığı Rixos Oteli’nin sahibi konuyu anlatmıştır kendisine. Çünkü yolun bölünmesi Bodrum’un en lüks oteli Rixos’u da sıkıntıya sokuyor. Havaalanından gelen tur otobüsleri rahatlıkla otele girebiliyor da, aynı otobüsler dönerken uzun bir yol katediyor.

Bodrum’dan Rixos’a gelenler içinse durum daha da kötü. Çünkü oteli geçip 6-7 kilometre gittikten sonra ancak geri dönebiliyorlar. Bu arada, benim de dikkatimi çeken ama yazmayı unuttuğum bir ayrıntıyı da Aydın Ayaydın yazmış. Rixos Oteli’nin çıkış kapısının karşısına dev gibi bir istinat duvarı yapmışlar ve üzerine kocaman Karayolları yazmışlar.

Tam da Ayaydın’ın tahmin ettiği gibi Karayolları Genel Müdürü “Nasıl olsa Başbakan burada kalacak, çıkışta bizi görür ve ödüllendirir” diye düşünmüştür.


***



MGK’dan destek

Dinci gazeteler 7 saatlik MGK’nın ardından “Kürt açılımına devam kararı çıktığını” belirterek “MGK da destek” başlıkları attılar.

MGK, hükümetin ilgili bakanları, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanır. İktidarın ve Cumhurbaşkanı’nın Kürt açılımını yapmaya çalıştıkları biliniyor. Herkes askerin ne diyeceğini merak ediyordu. Demek ki asker de destek çıkmış. İyi de bunu “MGK da destek” diye vermek, bu kurumu sivillerin askere hesap verdiği bir kurul olduğunu söylemek anlamına gelmiyor mu?

Bir taraftan askere dilediğiniz gibi saldıracaksınız, sonra da destek gelince göklere çıkaracaksınız. En azından ayıp.


***



Saçma vaaz

Yıldırım Tuna’dan: Rahip, pazar ayininden sonra kiliseden ayrılanların ellerini teker teker sıkarak yolcu ederken adamın biri durup “Peder..” demiş, “Hayatımda dinlediğim en saçma sapan, en berbat vaazdı.” Rahip şaşkın bir şekilde donup kalakalmış. “Onu dikkate almayın peder..” demiş adamın karısı telaş içinde “Kocam, önce bütün etraftakileri dinleyip onların fikirlerini sanki kendi fikriymiş gibi ileri sürer!”

DİĞER YENİ YAZILAR