Size dün “Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketi”nden söz etmiştim. Siz belki de o satırları okurken bu büyük hareketi başlatanlar basın toplantısı yapıyordu.
Bu büyük kampanyanın adı “Bir oyumuz var”
Bu kampanyanın amacı, seçimlerden Türkiye’nin aydınlık geleceğinin çıkmasını bekleyen herkesin artık elini taşını altına sokmasını sağlamak.
Çünkü biz Türkler her nedense çok konuşmayı iyi beceriyoruz da sıra iş yapmaya gelince herkes bir taraflara kaçışıveriyor.
Örneğin, 22 Temmuz seçimlerinin “milli iradeyi” yine gerçekleştiremesinden endişe edenler hep “Ne yapmalıyız?” diye soruyor birbirine. İşte milyonlarca insanı bir araya getiren mitingler yapıldı, herkes birbirine “seçimde oy kullan” çağrısı yapıyor, bunlar az şey değil.
Ama diyorum ki bu güzel eylem ve tavsiyelerden sonra herkesin elini taşın altına koyma zamanı geldi.
İşte “Bir oyumuz var” kampanyası bunu sağlayacak.
Aylardır çok genç ve girişimci bir grup, sağ olsunlar benden de görüşler alarak seçimlerde sandıkların denetlenmesine ilişkin bir eylem planı hazırladılar. Sistem çok basit.
“Biroyumuzvar.org” adlı bir internet sitesi kuruldu. Bu siteye Türkiye’deki tüm iller ve seçim bölgeleri yüklendi.
İstenen şu: Seçmen sandıklara el koysun.
Peki nasıl yapılacak bu?
Çok basit. “Biroyumuzvar.com” sitesine gireceksiniz. Orada bir Türkiye haritası var. Hangi ilde yaşıyorsanız ve oyunuzu kullanacaksanız o ilin üzerine tıkladığınızda, bulunduğunuz yerdeki tüm seçim bölgeleri önünüze çıkacak. Size kalan bu seçim bölgelerinden istediğinizi işaretlemek. Ardından da hemen ekranda görülecek formdaki boşlukları doldurmak.
Böylelikle sandık gözlemcisi olacaksınız.
Sandık gözlemcisi ne işe yarar?
Birincisi gün boyu gözlemci olduğunuz sandığı izlersiniz, burada hile yapıldığını, usülsüz davranışlarda bulunulduğunu farkederseniz durumu yetkililere haber verirsiniz.
İkincisi sayıma geçildiğinde siz de sandık başında durur ve sayımı izlersiniz.
Üçüncüsü, sadece görevli olduğunuz sandıktaki sonucu size verilecek bir telefon numarasına bildirirsiniz.
“Bir oyumuz var” kampanyasını düzenleyenler, seçmenlerin çok büyük ilgisini bekliyorlar. Her sandıkta üç gözlemcinin olabileceğini hesaplıyorlar. Bu da yaklaşık 516 bin gözlemci demektir.
Bu kadar gözlemcinin bulunduğu bir seçimde kimsenin hileye hurdaya kaçması mümkün değildir.
Kampanyaya katılanlar ayrıca hepsi seçim ve siyaset konusunda uzman öğretim görevlileri tarafından da bir “gözlemcilik eğitiminden” geçirilecek. Yani iş çok ciddi ve sıkı tutuluyor.
Bunun yanı sıra, ticari amaçla yapılması halinde birkaç milyon dolara mal olabilecek bu proje tamamen gönüllülerin katılımı ile, hiç para konuşulmadan ve gerek olmadan halledilecek.
Tavsiyem, en azından oy kullandığınız sandıkta gözlemci olmak için bu büyük kampanyaya katılmanız.
Bu yazıyı bitir bitirmez lütfen “www.biroyomuzvar.org” adresine girin ve kaydınızı yaptırın.
Bu kampanya hiçbir siyasi partinin desteği ile yapılmamaktadır.
Örnek vatandaş: 10 bin kaydı inceleten seçmen
Sürekli olarak “oyunu kullan” diye uyarıyor “elini taşın altına sokmaktan çekinme” diye yüreklendirmeye çalışıyorum.
Dün 64 yaşındaki bir okurdan mektup aldım. Seçmen kartı gelmediği için öylesine bir mücadele vermiş ki burada sizlerle paylaşmak istedim.
İşte Hüseyin Uzunoğlu’nun yazdığı mektup. Herkese örnek olmalı:
Sayın Ataklı, 25 yıldır oturduğum ve aynı adreste oy kullandım. Bu seçim listesinde eşim ve çocuklarımın kaydı olduğu halde benim kaydım çıkmadı. Oysa yasal süresinde muhtarlığa seçmen kaydımı yaptığım formu vermiştim.
Geçtiğimiz günlerde internettten seçmen kaydımı kontrol ettim. Eşimin ve çocuklarımın kartı çıktı. Benimki yok. Derhal Karşıyaka (İZMİR) ilçe seçim kuruluna gittim. “Muhtar bize getirdiyse biz de kayıt etmişizdir” dediler.
Muhtar bütün formları bizzat kendisi götürüp teslim ettiğini söyledi. Tekrar İlçe Seçim Kurulu’na gittim. Gelen formları incelemek istediğimi söyledim. Yaklaşık 10 bin form olduğunu söylediler.Yanıma bir görevli verip arşive gittik. Kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. 2 saatlik bir aramadan sonra doldurduğum formu buldum. Ne kadar sevindiğimi bilemezsiniz.
Kararlıydım. Çünkü ben ve eşim (64 yaşındayız) 17 saat yol gidip, Samsun Cumhuriyet Mitingi’ne katıldık. (Tabii diğerlerine de) 17 saat de olsa doldurduğum o formu bulmak için kararlıydım.
SONUÇ: İZMİR KARŞIYAKA İLÇE SEÇİM KURULU KARARI İLE OYUMU KULLANACAĞIM. KARARI ALMAK ÜZERE 21/07/2007 TARİHİNDE GELMEMİ SÖYLEDİLER.
DİLEĞİM: HALKIMIZIN İNTERNETTEN SEÇMEN KARTLARININ OLUP OLMADIĞINI KONTROL EDİP, YOKLARSA DÜZELTTİRMELERİNİN DUYURULMASIDIR. (Özellikle iki ve daha çok isimlilerde bu tür hatalar oluyormuş)
Saygılarımla, Hüseyin F. Uzunoğlu
RTÜK’ten açıklama
Pazartesi günü bu köşede “RTÜK şehit cenazelerini yayınladığı için TV kanallarına ceza yazdı mı?” başlıklı bir yazı yazmıştım.
RTÜK Başkanı Zahit Akman aradı ve böyle bir şeyin asla söz konusu olmadığını söyledi. Akman benim yazım üzerine son iki yılda televizyonlara gönderilen tüm ceza kayıtlarını incelediklerini ancak benim yazdığım gerekçeyi andıran tek belge bile bulamadıklarını belirttikten sonra “Biz zaten televizyon kuruluşlarının yöneticilerine rating kaygısından kurtularak daha gerçek, kamuyu ilgilendiren haberler yayınlamalırını istedik” dedi.
Ben de kendisine haberin bir “televizyon dedikodusu” olduğunu söyleyerek gösterdiği nezaketten ötürü teşekkür ettim.
Akman da canlarını bu ülke için feda etmekten çekinmeyen Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile birlikte tüm güvenlik kuvvetlerine yönelik hizmetlerin televizyon aracılığı ile yerine getirilmesinden mutlu olduklarını sözlerine ekledi.
Haydi elinizi taşın altına koyun
Haberin Devamı

