Haydi CHP’ye muhalefet öğretelim

Haberin Devamı

Sizi bilmem ama bana çok garip geliyor. Deniyor ki; “Türkiye’de muhalefet yok, CHP muhalefet yapamıyor”. Dağdaki çobandan, ekrandaki mankene, kokoreççiden üniversite profesörüne, ayakkabı boyacısından CHP’lisine kadar herkes “muhalefet eksikliğinden” dert yanıyor. Kısacası hiçbir konuda fikri olmayanların bile fikri CHP’nin muhalefet yapamamasında birleşiyor.

Buraya kadar çok güzel. İyi de CHP acaba nasıl muhalefet yapmalı? “CHP muhalefet yapamıyor” diyenler acaba CHP’nin nasıl muhalefet yapmasını istiyor?

Üstelik artık Türkiye’nin garipliğinden mi, havasından mı, suyundan mı bilemiyorum “CHP muhalefet yapamıyor” diyenlerin büyük çoğunluğunu AKP iktidarını desteklemek için canhıraş biçimde çırpınanlar oluşturuyor. Buradaki çelişkiyi görmezden gelmemiz mümkün değil.

Bunun yanı sıra CHP hangi konuda muhalefet yapmaya kalkarsa kalksın karşısında müthiş bir koro buluyor. Şurası bir gerçek ki Türkiye’de etkili bir muhalefet yapılıyor ama, bu muhalefet aslında muhalefete muhalefet biçiminde.

Şimdi diyorum ki, boşuna kendimizi helak etmeyelim, CHP’ye muhalefet öğretelim. CHP ne yapmalı, ne söylemeli, nasıl davranmalı, hangi konulara öncelik vermeli, hasıl örgütlenmeli, bu sorulara cevaplar bulalım.

Madem kimse CHP’nin muhalefetini beğenmiyor o halde beğenilecek muhalefet önerilerini getirelim.

Öneriler özellikle “CHP muhalefet yapamıyor” diyenlerden, bunları yayınlaması da benden. Haydi biraz muhalefet çalışalım bakalım.

*****

Karşıt görüş

Çok uzun yıllardır beni en illet eden tanımlamalardan biri “karşıt görüşlü” kişilerdir. Medyanın bir kısmı özellikle, bir kısmı da tanım bulamadığından, üniversitelerde çıkan olayları “karşıt görüşlülerin çatışması” olarak sunar.

Oysa yaşı en az benim kadar olan ve 68’lerden bu yana olayları bizzat içinde yaşayanlar bilirler ki “karşıt görüşlü öğrenciler” tanımı asla doğru değildir. Ve ben ne zaman “karşıt görüşlü öğrenciler çatıştı” başlığı ile bir haber duysam “demek yine bir grup öğrenci saldırıya uğradı” diye düşünürüm.

68’lerde ilk öğrenci hareketleri başladığında ortada “karşıt” gruplar falan yoktu. Sol hareket giderek güçleniyordu. İktidar bundan şiddetle rahatsızdı. Ancak mevcut kolluk kuvvetleriyle ideolojik bir protestoyu önleyemiyordu. Dönemin siyasileri “iti ite kırdırmak” adını verdikleri projeyle sol harekete karşı bir organizasyon geliştirdiler. Ona bir tür ideolojik kılıf giydirdiler ve meydana sürdüler.

Sonra başladı “karşıt görüşlü öğrencilerin” çatışması. Oysa bunlar çatışmadan çok saldırı niteliğindeydi. Ama milletin beynine “karşıt görüş” kavramı adeta kazındı.

Şimdi aynı oyun yine oynanıyor. Kel kafalı, sakallı eli tabancalı adamın “karşıt görüşle” bir ilgisi olabilir mi sizce?

*****

“Keşke” hiç “keşke” demesek

Son zamanların en başarılı gazete röportajcısı Mine Şenocaklı bu hafta da Vatan’da çok ses getirecek bir ismi konuşturdu. Artık her pazartesi “Bakalım bu hafta kim var?” diye merakla bekliyorum. Bu hafta AKP Anayasası’nı hazırlayan ekipten Doçent Serap Yazıcı vardı. Yazıcı AKP için yazdıkları Anayasa’da laikliğe iyi vurgu yaptıklarını belirttikten sonra “Keşke kamu alanında türban kullanılamayacağını daha açık yazsaydık” diyor.

Normal bir zamanda bu açıklamanın üzerinde durmazdım bile. Ama kapatma davasının açılmasından sonra bunun söylenmesi önem kazanıyor. AKP kurmay heyetinin zihniyeti akıl ve zekâdan çok kurnazlığa dayanıyor bana göre. Konuları bilim ve mantıkla açıklamak yerine duyguları ve popülizmi kullanan bunda da başarılı olan bir zihniyet bu. Sayın Yazıcı da “kurnaz!” olma yolunu seçerek “Ah keşke” diyor. Bu kadar basit yani. Eğer AKP Anayasası’nda “Kamu alanlarında türban takılamaz” diye yazılsa laiklikle ilgili kuşkular da ortadan kalkıverecek. Bilim gündem dışına atılıp popülizm öne geçince böyle oluyor işte. Herkesi aptal yerine koyarsınız ve işin içinden sıyrılırsınız.

*****

Ne diyor ne diyoruz

* CHP laiklikle ilgili hassasiyet gösteriyor.

“Laiklikten başka bir şey bilmez misiniz?” diyoruz.

* CHP hukukun üstünlüğüne dikkat çekiyor. “Siz darbeden yana mısınız?” diyoruz.

* CHP tarım ürünlerindeki düşük fiyatlara dikkat çekiyor. “Senin dünya fiyatlarından haberin var mı?” diyoruz.

* CHP işçi-memur maaşlarının düşüklüğüne dikkat çekiyor.“Türkiye’nin kaynaklarını biliyor musun?” diyoruz.

*CHP özelleştirmeden yana olduğunu söylüyor ama kaynakların peşkeş çekilmemesini istiyor. “Globalleşen Türkiye’yi anlamıyorsun” diyoruz.

* CHP ekonominin sadece borsa ve dövizden ibaret olmadığına dikkat çekiyor. “Dünya ekonomisini bilmiyorsun” diyoruz.

*CHP sanat ve kültüre gereken önemin verilmediğine dikkat çekiyor.“Senin kültür anlayışın kasabaların şenliklerine para göndermek” diyoruz.

* CHP Atatürk ilkelerinden taviz verilmesin istiyor “Yeter artık Atatürk üzerinden siyaset yapma” diyoruz.

*****

Muhalefet önerilerini yazın bu köşede Yayımlayayım

CHP’nin iyi muhalefet yapmadığına inananlar; haydi fikirlerinizi açıkça söyleyin. CHP muhalefette hangi unsurları öne çıkarmalı, neler yapmalı? “Muhalefet sadece CHP ile sınırlı değildir” diyorsanız o halde bir ülkede siyasi muhalefet nasıl yapılır, nasıl oluşturulur. Görüşlerinizi yazın. Ancak lütfen bu köşenin boyutunu düşünerek yazacaklarınızı özlü tutun. Önerilerinizi yazın, isterseniz isminizle bu köşede yayımlayayım.

*****

Sorun Baykal mı?

İsterseniz ilk muhalefet yapma önerisi benden gelsin. Aslında bu öneriden ziyade bir “merak”. Kendi kendime “acaba” diyorum, “CHP’yi muhalefet yapamamakla eleştirenler aslında Genel Başkan Baykal’ın tavrından mı rahatsız? Onun yetersiz olduğunu mu düşünüyor? Sadece Genel Başkan’ın değişmesi bile CHP’ye yeni bir ruh ve ivme kazandırır mı?”

*****

Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz.

Bernard Shaw

*****

“Saatler geri alınacakmış”

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki tüm saatleri toplayıp saatçi Temel’e gitmiş ve “Ula Temel, saatler geri alınacakmış, biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksın” demiş. Temel gayet kendinden emin bir tavırla “Öyle yağma yok. Ben de duydum ancak, sadece

1 saat geri alınacakmış. Bir tanesini alırım, gerisini almam” diye cevaplamış.

DİĞER YENİ YAZILAR