Haftanın en taze fıkraları

Haberin Devamı

Bu hafta sadece fıkra var. Yıldırım Tuna yine hepsine çok güleceğiniz fıkralardan bir demet hazırlamış. Dışarısı pek soğuk, belki camdan kar da görünüyordur. İyisi mi uzatın ayaklarınızı, keyifle okuyun fıkralarınızı.

Şifre

Destroyerin kumanda odasında bütün subaylar kaptanın başkanlığında toplanmış görüşürlerken telsiz odasından askerin biri koşarak içeri girmiş. “Kaptan, Amiralden size özel bir mesaj geldi. Elimde efendim” demiş. “Arkadaşlarımın yanında bana onu okuyabilirsiniz” diye emir vermiş kaptan. Asker okumaya başlamış: “Sen donanmamızın şüphesiz en aptal subayısın. Değil sana bir geminin kumandasını vermek eline bir kova ve bir kürek verilip plaja dahi sokulmayacak bir salaksın.” Kaptan “Tamam” demiş, ter basan gömleğinin en üst düğmesini gevşeterek, “Hemen bu mesajı kriptoya götür de şifresini çözüp getirsinler.”

Telekız

Telekız arkadaşına, “Psikoloğuma artık gitmeyeceğim” demiş, “Ne oldu ki?” demiş arkadaşı, “Sana yardımcı olduğunu sanıyordum.” Telekız, “Olmasına oluyor da” demiş “Adamın koltuğuna uzanıp kalktıktan sonra parayı ona ben vermiyor muyum, işte bunu içime sindiremiyorum.”

Papağan

Adam, papağan almak için pet-shop’a gitmiş, tezgahtar genç, çeşit çeşit papağanlar göstermiş, “Bu papağan İngilizce konuşur, 600 dolar, şuradaki İspanyolca bilir 700 dolar” diye izah ederken adam önünde 1000 dolar etiket bulunan üçüncü papağanı göstererek “Bu ne?” diye sormuş, “Neden pahalı?” Tezgahtar, “O dikdörtgen prizması şeklinde yumurtlar, ondan” diye cevap vermiş. “Konuşamıyorsa o özelliğinin ne anlamı var?” demiş adam. “Konuşmaz mı? Konuşuyor” diye atılmış tezgahtar, “Her seferinde yumurtlarken ‘Özelliğim batsın ulaannn! Tanrım nedir günahım! AAAHH! Yandım beee!’ diye söylenip durur.”

Tanı

Gençliğinizi düşünün. Yaşam ne kolaydı değil mi? Doktora gidip sıkıntınızı anlatıyorsunuz, sizi dinliyor. Belirtiler aynı ama tanı siz gençken başkaydı, şimdi ise bambaşka.
Elleriniz ve ayaklarınız titriyor.
Gençken: Âşıksınız..
Şimdi: Maalesef parkinsonsunuz.
Sürekli gülümsüyorsunuz.
Gençken: Âşıksınız..
Şimdi: Efendim yüz felci geçirmektesiniz.
Unutkanlık ve herhangi bir işe konsantre olamıyorsunuz.
Gençken: Âşıksınız..
Şimdi: Üzülerek ifade etmek isterim ki alzheimer hastalığına tutulmuşsunuz.
Sadece onu düşünüyor, o yokken sanki o varmış gibi onun kokusunu, sesini duyuyorsunuz.
Gençken: Âşıksınız..
Şimdi: Kesin şizofreni.
Uykusuzluk çekiyorsunuz.
Gençken: Âşıksınız..
Şimdi: Erkekseniz prostat, kadınsanız idrar zorlaması.

Randevu evi

Yaşlı kadına “Bu yaşta hayat zorlaşıyor mu?” diye sormuşlar, “Yok.. Bilakis” demiş, “Karşıdaki tamirci sağ olsun kırılan dökülen her şeyim için anında gelip yapıyor. Hatta her gün çöpümü boşaltıyor. Postacı posta kutusu yerine 2 kat çıkıp mektuplarımı evime getiriyor. Süpermarketteki çocuk ne zaman bir şeyim eksilse koşup bırakıyor. Girişteki pideci çağırdığın anda kapıda biter. Sadece tek bir sorunum var.”
“Nedir?”
“Giden gelen çok ya.. Komşular maalesef randevu evi çalıştırdığımı zannediyorlar!”

Ah şu erkekler

Parası olmazsa bisiklete biner,
Parası olursa zayıflama bisikletine..
Parası olmazsa para için koşturur,
Parası olursa göbeğini eritmek için..
Parası olmazsa evlenebilmeyi hayal eder,
Parası olursa boşanabilmeyi..
Parası olmazsa karısını sekreteri gibi kullanır,
Parası olursa sekreterini karısı gibi..
Parası olmazsa ‘zenginim’ havası verir,
Parası olursa ‘fakirim’ numarasına yatar..

Meraklı

Rejisör, film çekerken meraklı jinekolog yanına gelip “Şuradan bir de ben bakabilir miyim?” diye sormuş. “Olur mu ya?” diye itiraz etmiş rejisör, “Aynı şeyi hasta muayene ederken ben sana teklif etsem ne cevap verirsin?”

Taşınalım

Orta yaşlı adam uzaktan gelen “Beş... Beş... Beş...” çığlıklarını dinledikten sonra “Ya hayatım şu stadyumun yanından taşınalım artık” demiş, “Bu yaştan sonra insan dolduruşa gelip vallahi perişan oluyor.”

At gelir

Tatil yöresinde at kiralamak istedim. İşletmeci “Peşin ödeyeceksiniz” dedi. “Tamam da atınız zaten bende, neden peşin?” diye sordum hayretle. “Ağabey” diye cevap verdi, “At her zaman geri geliyor da müşteriler gelemeyebiliyor!”

*****

Gani Yıldız’dan

Basın özgürlüğüne yapılanları protesto için, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” denir mi? Hayır! Çünkü susarsan sıra sana gelmez, susmayıp gerçeğin peşine düşersen “sıra sende” demektir!

Milletvekili olacak bazı valilerin hayatlarında ne değişecek? Eskiden beyaz eşya dağıtırken artık dağıtım emrini veren olacaklar.

Egemen Bağış, “Bugün basın, tarihinin en özgür dönemini yaşıyor” demiş. Acaba fırlatılan yumurtalar sayın Bakan’a kalıcı hasar mı verdi?

Avrupa Parlamentosu raporunda, “Türkiye’de makul sürede adil yargılama koşulları yok” denmiş. Peki bizde olan ne? “Ucu açık bir süreçte insafsız ön yargılama.”
Milletvekili olmak için istifa eden bürokratlardan aynı istifa kararlılığını, görevdeyken hatalı bir iş yaptıklarında da görmek isterdik!

Kılıçdaroğlu, Dünya Kadınlar Günü’nde gittiği Mardin’de, “Bölgedeki faili meçhullerin hesabını soracağız” demiş. İşe CHP’deki faili meçhullerle başlasa daha iyi olmaz mı?

“Cumhurbaşkanı kaygılı, Başbakan öfkeli, modernler endişeli, muhafazakârlar kindar. Böyle bir ortamda huzurdan söz edebilir miyiz?”


DİĞER YENİ YAZILAR