Güldüren THY diyalogları
Müşteri potansiyeli büyük pek çok kurumda olduğu gibi Türk Hava Yolları’nda da bir çağrı merkezi var. THY bu merkezi artık taşeron firmaya veriyor ve bugüne kadar çalışanları işten atıyor. Bu işin tatsız yanı. THY Çağrı Merkezi’nde çalışanlar hergün yüzlerce telefona cevap vermek zorundalar. Rezervasyon yaptırmak isteyen, uçak saatlerini soran, bilgi isteyen binlerce kişi bu merkezi arıyor. Tabii arada sırada kimi acemilikten, kimi bu tür konuşmalara alışık olmadığından kimi de bilgisizlikten pek çok tuhaf diyalog oluşuyor.
İşte THY Çağrı Merkezi’nde çalışanlardan birinin kendisinin ve arkadaşlarının başına gelenlerden bir demeti:
- İyi günler, danışma...
- İyi günler, bugün nereden bilet alabiliriz?
- Bugün sadece Taksim ve havalimanı açık.
- Anladım. Taksim’deki havalimanının telefonunu alabilir miyim?
- Günaydın, Semiha Yankı Havalimanı’nın telefonunu alabilir miyim?
(Sabiha Gökçen demek istiyor!)
- Diyarbakır’a yer var mı acaba?
- Malesef yok efendim?
- O zaman beni yedek kulübesine yazar mısınız?
- İyi günler iç hatlar...
- Bant kaydı mısınız, yoksa gerçek mi?
- İstanbul’a son uçak kaçta?
- Nereden?
- Buradan...
- Nereden arıyorsunuz?
- Şehir içinden...
- Hangi şehirden?
- Erzurum’dan...
Trabzon’dan bir yolcu havaalanını arar ve sorar:
- İyi akşamlar, hanımefendi Trabzon-İstanbul arası ne kadar sürüyor acaba?
- (Call center çalışanı beklemeye alır) Bir saniye efendim...
- Tamam teşekkürler, iyi akşamlar (Telefonu kapatır)
- Ne kadar kalacaksınız Almanya’da?
- Neden soruyorsunuz?
- Ona göre bilet keseceğim...
- Eee olsun ben uçakta kalmayacağım ki otelde kalıcam!
- Çocuğumla ben uçucam. Oğluma çocuk fiyatı istiyorum ne kadardı?
- Çocuğunuzun 12 yaşını aşmaması gerekiyor, kaç yaşındaydı?
- 32 yaşında!
- Telefona İngilizce hat geldiğini ekrandan gören personel:
- Reservation, may I help you?
- Aaa.. Ben yanlış basmıştım. Şimdi İngilizce mi konuşmam gerekecek?
- Hiç yer yok malesef!
- Ama ben askerim?
- Hiç yer yok malesef!
- Hiç mi yok?
- Hiç yer yok malesef!
- Ben yere otursam?
- Bizans class’a rezervasyon istiyorum?
Adana uçağında yolcu karşılayan hostes koltuğunu bulamayan yolcuya sorar:
- Hangi numarada oturuyorsunuz beyfendi?
- Sanayi Mahallesi, 14 numara.
Marx’tan kapitalistlere mektup
Mizah yazarı Cihan Demirci “ekonomide herkes istediğini yapsın” mantığının egemen olduğu Amerika’da büyük krizle karşılaşan devletin sosyalizmi andıran uygulamalara imza atması üzerine komünizmin fikir babası Marx’ın ne düşüneceğini merak etmiş. Bakın Cihan Demirci’ye göre Karl Marx yaşasa Amerika’ya nasıl bir mesaj gönderirdi:
Vaaaay vaaay vaaay... Zamanında adımın bir yerlerde geçmesinden, anılmasından bile korkan, tırsan insan sürüsü... Sizi gidi kapitalist düzenin global tutsakları sizi... Her gördüğünüz sakallıyı zamanında Karl Marx sandınız ve yapmadığınızı bırakmadınız. İnsanlar bana benziyor diye içeri atmaya kalktınız. Dönüp dönüp dolaşıp gene geldiniz mi bana? Ama böyle olmaz! Yetiştirdiğiniz gençlerin çoğu beni Spencer’la ortak girişimci-solcu bir iş adamı sanıyor. Spencer da kim demeyin? Marks and Spencer işte! Beni ordaki Marks sanıyor zavallı gençler. Yani daha çooook okumanız, çooook çalışmanız lazım! YOKSA BU KIŞ KAPİTALİZM DEVAM EDECEK ONA GÖRE HAAAA!.. Das Kapital, nayn Kapitalizm!!! Kapuuut?
Eşek değiliz
Kızılderelinin teki keçilerini otlatıyormuş. Derken bir kovboy gelmiş ve sormuş:
- Senin köpeğin mi?
- O köpek benim olmak!
- Onunla konuşabilir miyim?
- Köpek konuşamamak!
Kovboy köpeğe yaklaşmış:
- Nasılsın?
- Fena değil! (Kızılderili şaşkın...)
- Bu kızılderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana iyi davranıyor mu?
- Evet, çok iyi. Günde iki kez tuvalet için dolaştırıyor, bana yemek
veriyor ve benimle oynuyor. (Kızılderili bu arada kafayı yemektedir!)
Kovboy kızılderiliye sormuş:
- Senin atın mı?
- O at benim olmak!
- Onunla konuşabilir miyim?
- At konuşamamak!
Kovboy ata yaklaşmış:
- Nasılsın?
- Fena değil! (Kızılderili daha da şaşkın...)
- Bu kızılderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana nasıl davranıyor?
- İyi. Bana hergün gerekli yürüyüşleri yaptırıyor, fazla yük bindirmiyor,
günde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve içinde yiyecek ve
yataklık olan ufak bir ahır inşa ediyor. (Kızılderili ne gözlerine ne de
kulaklarına inanamamaktadır...)
Kovboy tekrar kızılderilinin yanına gelmiş:
- Bu dişi eşek senin mi?
- Eşek benim olmak, konuşmak ama çok yalan söylemek...
Durmak yok, çarpmaya devam!
Yeni dönem Türk atasözü

