Sizlere dün halkın ezici çoğunluğunun sağda ve soldaki partiler arasında bir güç birliği yapmalarını istediğini yazmaya çalışmıştım.
Bu güç birliklerinin hangi koşullar altında oluşturulabileceğini de belirtmiştim.
Bugün de sağda ve soldaki partilerin oluşturabilecekleri güç birliklerini ve alabileceklerini tahmin ettiğim oyları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ancak CHP ile DSP’nin güç birliğine gitmesi bugün itibarıyla biraz zor görünüyor. Bunun yanı sıra Genç Parti’nin içinde ANAP da olan bir güç birliğinde kesinlikle yer almayacağını açıklaması da işleri biraz karıştırdı.
Bu nedenle önce makul çoğunluğun arzuladığı güç birliklerini sıralamak ardından da yeni duruma göre oluşabilecek sürpriz güç birliklerini yazmak istiyorum.
CHP-DSP-SHP+
Özellikle Cumhuriyet mitinglerine katılan milyonlarca insanın ilk tercihlerinden biri soldaki birlik. Bu nedenle özellikle CHP genel merkezine çok sayıda mesaj gittiğini ve “birleşin artık” çağrıları yapıldığını biliyoruz.
CHP şimdilik DSP ve SHP’ye “Partinizi kapatın, gelin bize katılın” diyor. Oysa buna çok da gerek yok. Zaten üç parti de aynı kökten geliyor. Hele bir iktidar çıkması halinde partilerin ayrılmaması ve gerçekten tek parti haline gelmesi çok büyük olasılık. Bu nedenle önceden bu kadar baskıcı olmanın anlamı yok.
Bu üç partiye, fazla oyu olmayan ancak söylemleriyle ilgi çeken ÖDP’nin de hiç olmazsa iki kişiyle bu güç birliği sayesinde Meclis’te temsil edilmesinin büyük yararı olacaktır. Bu güç birliği yüzde 30’a yakın oy alabilir.
DYP-GP+
Sağda birliğin sağlanması için DYP ve ANAP arasında görüşmeler bitti. Ancak sadece DYP ve ANAP’ın bir araya gelmesi büyük bir oy patlaması yapamaz. Bu birliktelik barajı aşmakta yarar sağlar.
Oysa buna oy oranının şu anda yüzde 7 ile 14 arasında olduğu belirtilen Genç Parti’nin katılımı büyük yarar sağlayacaktır. Gerçi bu kapı Genç Parti tarafından kapatılmış görünse de seçime doğru her türlü gelişme olabilir.
Bunun yanı sıra televizyon ekranlarında büyük sempati toplayan ancak barajı aşma şansı bulunmadığı da bilinen ve seçime de parti olarak katılmayacağını belirten Yaşar Okuyan’ın Halkın Yükselişi Partisi de bu güç birliğine önemli ölçüde sinerji sağlayacağı gerçektir. Bu güç birliğinin içine kişisel sempatisi yüksek olan Saadettin Tantan’ın da alınması yarar sağlayacaktır. Ayrıca bu güç birliğinin içine kamuoyunda tanınan ve beğenilen isimlerin de bir parti altında ya da bağımsız olarak katılmaları muhtemel.
Kurulabilirse bu güç birliğinin yüzde 30’u geçmesi hiç kimseyi şaşırtmamalıdır.
MHP-SP-BBP+
Son günlerdeki tüm kargaşalı ortama rağmen sesi hiç çıkmayan parti MHP. Öyle sanıyorum ki MHP Türkiye’de yükselen milliyetçiliğin kendilerine yaradığını ve oy oranlarını yüzde 20’lere çektiğini düşünüyor.
Oysa yanıldığını söyleyebilirim. Çünkü yükselen milliyetçilik MHP’nin milliyetçiliği değil. Yükselen milliyetçilik merkez sağ ve soldaki vatandaşların başkaldırışını sağlayan Atatürk milliyetçiliği.
MHP kendi hesaplarına göre barajı aşıyor olabilir. Ancak BBP ve partilerine tepki duymaya başlayan AKP tabanındaki bazı kesimlerin SP’ye kayacak olması bu güç birliğini yüzde 25’lere kadar taşıyabilir.
SÜRPRİZ CHP-GP
CHP’nin DSP ve SHP’ye “Partinizi kapatıp gelin” zorlaması, Genç Parti’nin ANAP’ın içinde bulunacağı bir güç birliğinde yer almayacağını açıklaması sürpriz bazı başka güç birliklerinin kurulmasına neden olabilir.
Genç Parti, DSP, SHP, Liberal Demokrat Parti, Halkın Yükselişi, Yurt Partisi ve diğer küçük partiler bir araya gelebilirler.
Ancak buradaki asıl sürpriz ve büyük oy potansiyeli CHP Genç Parti güçbirliğinin kurulmasında kendini gösterir. Genç Parti CHP’ye teklifini yaptı zaten. CHP şimdilik olumsuz cevap vermedi. Ayrıca CHP parti örgütlerinin bu güç birliğine sıcak baktığı ve genel merkeze “olumlu bak” çağrısı yaptığı da söyleniyor. Bu güç birliği ile CHP yüzde 30’ları geçebilir. Baykal’a Cumhurbaşkanlığı yolu da açılabilir.
AKP yüzde 15
AKP uyguladığı kurnaz ve popülist politikalarla ve sözde demokrasi kahramanlığı yaparak oylarını yüzde 40’lara kadar çıkaracağını ileri sürüyor. Eğer yukarıda saydığım güç birlikleri ya da benzerleri kurulmazsa bu tahminleri doğru çıkabilir.
Ancak güç birliklerinin oluşması AKP oylarında önemli bir düşüş sağlayacaktır.
Çünkü AKP bugün “birinci parti çıkacağına neredeyse herkesin emin olması” nedeniyle gücünü koruyor. Pek çok kişi güçten çekindiği için, eğer karşısına bir rakip çıkmazsa oyunu yine AKP’ye verebilir.
Buna karşın güç birliklerinin oluşması, halkın önemli bir bölümünde iktidarın başka yere kayacağının kanıtı olarak görüneceği için, AKP’den korku ve endişe ortadan kalkacaktır. Hatırlayın, yerel seçimlerde pek çok ilde vatandaşlar, iktidarda olduğu için AKP’ye oy vermek zorunda hissetmişti kendini. Antalya gibi bir turizm kenti bile AKP’li adaya oy vermişti. Güç birlikleri tüm bu dengeleri değiştirecektir.
Sonuçta AKP’nin oyu yüzde 15 sınırlarına kadar çekilecektir. Zaten bu AKP’nin gerçek oyuna yakın oydur. 3 Kasım 2002’de bu taban üzerine önceki hükümetlerin yanlış politikalarından dolayı zarar gören ve büyük öfkeye kapılan yüzde 10’luk bir kesim eklenmiş ve AKP tek başına iktidar olmuştu.
Kritik pazar
Bugün hem Türkiye hem de Fransa’daki iki oylama geleceğimiz açısından önemli. Ankara’da Meclis Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunu tekrar deneyecek. Önceki gün akşama kadar bazı çevrelerde “367 bulunacak ve Gül seçilecek” sözleri fısıldanıyordu. Bu az ihtimal.
Fransa’da ise halk bugün başkanını seçiyor. Kuvvetli aday Sarkozy seçim vaatleri içine “Türkiye’yi AB’ye sokmayacağız” sözünü de koymuştu. Sarkozy’nin kazanması halinde Türkiye’nin AB umutları uzunca bir süre için askıya alınmış olacak.
Türkiye’nin AB umudunun iyice azalması, sesini sırf AB yüzünden daha kısık tutmak zorunda kalan çevrelerin elini kuvvetlendirecektir. Türkiye radikal İslama kayma tehlikesini ortadan kaldırdığında Avrupa Birliği ile ilişkilerini daha düzenli ve sistemli bir hale getirebilecektir. Böylelikle Türkiye’nin AB’ye girme süreci bile hızlanacaktır.

