Gökçek’te Karayalçın endişesi

Haberin Devamı

Gördüğüm kadarıyla marttaki genel yerel seçimlerde “kale” olarak nitelenen bazı belediyeleri kimin alacağı toplam oy oranlarından bile daha merakla beklenmeye başladı.

CHP “Kimse AKP’nin elinden alamaz” denilen yerlerde seçim kazanmak için aktif bir çalışma içine girdi. Tabii AKP de...

Ankara bence bunun ilk adımı oldu. CHP bugüne kadar yaşananları göz ardı ederek Murat Karayalçın’ı Ankara’dan aday göstermeye karar verdi.

Karayalçın, Ankara’da kazanabilir mi? Evet kazanabilir. Henüz tüm koşulları oluşmadı ama bu ihtimali göz ardı edemeyiz.

Beni bu görüşe götüren ipucu Melih Gökçek’in tavrı. Gökçek, Karayalçın adı ortaya atıldığı günden beri biraz hırçınlaştı. Bir taraftan Karayalçın’ı küçümsemeye çalışırken, diğer taraftan da adeta bir boks maçına çıkmış gibi rakibinin üzerine saldırıyor.

Eğer Gökçek kazanacağından bu kadar eminse yaptığı yanlıştır. Hele Murat Karayalçın’ın asıl amacının CHP’nin başına geçmek olduğunu söylemek bir tür zayıflık ifadesidir.

Çünkü Gökçek oyunu CHP’nin iç huzurunu bozmaya yönelik oynamaya kalkmaktadır ki, bu CHP’de olumsuzluk değil hırs yaratır ancak. Bunun da ötesinde Karayalçın’ın Ankara’da kazanması mümkün olmayan diğer partilerin de desteğini alması büyük olasılıktır. Önümüzdeki günlerde MHP, ANAP, DP, GP ile mutlaka görüşmeler olacaktır. İlk görüşme DSP ile yapıldı bile. Her ne kadar DSP destek sözü vermemiş olsa bile bunun “şimdilik” kaydı taşıdığı unutulmamalıdır.

Bunun dışında şu anda çok konuşulmayan ve Gökçek tarafından da dile getirilmek istenmeyen önemli nokta, Tayyip Erdoğan’ın aday değişikliğine gidip gitmeyeceğidir.

Siyasi olarak Erdoğan’a çok daha yakın olan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınsoy aday olmak istediğini açıkladı. Ankara’da bilinen bir gerçek var ki, o da Gökçek’le ilgili ortaya atılan iddiaların çok büyük bölümü AKP içinde kendisine muhalif olanlar tarafından ortaya atılıyor.

Altınsoy’un gözünün Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu öteden beri biliniyor. Nitekim Altınsoy bir sinyal almamış olsa şimdiden ortaya çıkmazdı.

Gökçek’in asıl sorunu Karayalçın değil Altınsoy’dur. Planını buna göre uygulamazsa aday bile olamayacağı için Karayalçın için söylediklerinin bir anlamı da kalmayacaktır.

****


Neden mevduatın tamamına güvence gelmedi?

Global krizin etkilerini azaltmak isteyen bazı batılı ülkeler serbest piyasa ekonomisine “ihanet” sayılacak şekilde şirket ve banka kurtarma operasyonlarına başladılar biliyorsunuz.

Almanya, İngiltere, Fransa gibi bir ülkeler bile bankalardaki mevduata güvence vermek hatta bazı bankaları devletleştirmek zorunda hissetti kendini.

Türkiye’de de böyle bir sıkıntı var. Vatandaş bankadaki parasının uçup gideceğinden korkarak kuyruklara girmeye başladı. Söylentilere göre özellikle yabancı bankalardan paralarını çekenler Ziraat Bankası’na gidiyorlarmış. Vatandaş devlet bankasının daha garantili olduğuna inanıyormuş.

Bu gelişmeler üzerine biliyorsunuz geçen hafta Vatan’da yayınlanan bir haberde banka mevduatlarına 2 yıl boyunca sınırsız garanti verileceği yazılmıştı. Ancak Maliye Bakanı öyle bir karar olmadığını söyledi.

Aldığım bilgiye göre bu garanti verilecekti. O nedenle hükümetin ekonomi yönetimi Başbakan başkanlığı’nda bir toplantı da yaptı.

Ancak rakamlar ortaya konduğunda Erdoğan bu güvenceye itiraz etmiş. Demiş ki, “Bu tabloya göre bankadaki parası 50 bin liranın altında olanların oranı toplam mevduatın yarısını geçiyor. Biz zaten 50 bin liraya kadar olan mevduata garanti veriyoruz. Büyük hesapları da kapsama alırsak vatandaş bizim zengini koruduğumuzu düşünür.”

Bazı ekonomi kurmayları “para kaçabilir” endişesini dile getirmiş. Erdoğan da buna karşılık “Nasıl kaçacak, kime neyi satacaklar?” cevabını vermiş.

*****


Asıl borçlu beyaz yakalılar

Global krizin Türkiye’de yaratacağı asıl hasarı hiç konuşmadığımızı yazmıştım hatırlarsanız. Bu yazı tahminimin de üzerinde yankı yarattı. Hep global krizi konuşmaktan kendini düşünemediğini söyleyen pek çok okur “Dikkatimizi başka noktalara çevirmiştik, kendi başımıza geleceği o kadar düşünmemiştik” diyorlar.

Bu konuyla ilgili ekonomi bilgisine güvendiğim bir dostum çarpıcı bir tespit yaptı ve şöyle dedi: “Beyaz yakalı dediğimiz, bir iş sahibi olan, üreten, bilgili ve eğitimli siyasette potansiyel bir güç olarak duran kesim şu anda borcu da en yüksek olan kesim.”

Bunun tehlikesi daha da büyük. Çünkü bu kesim aynı zamanda Türkiye’yi ayakta tutanlardan oluşuyor. Belli bir yaşam biçimine sahip. İlericiliğe ve yeniliklere açık. Siyasi görüşleri birbirinden çok farklı olsa da hepsi Türkiye için çok gerekli. Ve eğer bu kesim krizden ağır darbe alır ve hareketsiz hale gelirse Türkiye’nin toplam kalitesi çok aşağılara iner. Üretim, bilim, eğitim, sanat bu kesim olmazsa ayakta duramaz. Türkiye tam anlamıyla cehaletin esiri haline gelir.

****


Bayat fıkra

Fıkra Yıldırım Tuna’dan, Arsenal hezimetinden sonra geldi. Ama ben Fenerbahçe’ye kıyamadım. Şimdi tekrar şahlandılar. Bir daha bu günleri görmemeleri ve ders olması niyetiyle bugün yayınlıyorum:

Kaleci Volkan yenilgilerden sonra taraftarlarca tanınmamak için kılık değiştirmiş. Eve gidip suratını simsiyah boyamış, saçlarını da sıfıra kestirip tam bir “zenci” olmuş. Güneş gözlüğünü de takıp sokağa çıkar çıkmaz köşede duran yaşlı bir teyze “Volkan huuu, huuuuu” diye bağırınce yeteri kadar kamufle olamadığını düşünüp geri dönmüş evine ve bir kat daha siyah boya sürmüş bu sefer her tarafına, yine sokağa çıkar çıkmaz aynı teyze “Volkan buradayım.. Nereye kayboldun öyle?” diye seslenince hızla teyzenin yanına gitmiş, “Teyze” demiş, “Beni nasıl tanıyorsun?”

“Ne teyzesi be” demiş yaşlı kadın sinirlerek, “Yahu ben Alex!”

***


Her şey başlangıçta küçüktür.

Çiçero

****


İstanbul Devlet Senfoni’de bu hafta

Bu haftanın Cuma konseri yine Aya İrini’de. Şef Koji Kawamoto’nun yöneteceği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Konseri Ahmet Adnan Saygun’un “İnci’nin Kitabı” adlı yapıtıyla açılacak. Ardından 1. Uluslararası Nuri İyicil Keman Yarışması birincisine eşlik edecek. Konserin ikinci bölümünde ise Bizet’in “Senfoni”sini seslendirecek. Cuma konseri her zaman olduğu gibi yine 19.30’da başlıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR