Eski kelimelere yeni anlamlar

Haberin Devamı

İnternette gezmeye başladı. Fazla yayılmadan sizinle paylaşayım istedim...

* Terörist: Barış elçisi.

* Asker: Enayi.

* PKK: Peri Kızları Korteji, görüldüğü yerde çiçek verilmesi gereken bir grup barış elçisi.

* Kurtuluş Savaşı: Gereksiz bir savaş.

* Çanakkale Zaferi: Atatürk’ün bir İngiliz askeri olarak Türk evlatlarını katlettiği muharebe.

* Lozan: İsviçre’de bir şehir adı.

* Sevr: Çok sevilen, hep özlenen bir şarkı.

* Bilim adamı: Potansiyel

terörist.

* Düşünür: Bir işe yaramayan kişi.

* Atatürkçü: Ergenekoncu.

* Üniversite: Tekke.

* Hapishane: Öğrencisiz

üniversite.

* Gazeteci (yandaş): Yaz denileni yazan kişi, bir nevi sekreter.

* Gazeteci (dürüst): Kesin terörist, hemen içeri alınması gereken kişi.

* Dialog: Sen ne dersen o

olsun abi.

* Vatan: Atan’ın V hali.

* Millet: Bir tür ümmet, cemaat.

* Türk Milleti: Yok böyle bir şey.

* Atatürk: Ermeni soykırımını yapan kişi.

* Vatan sevgisi: Yeni sözlükte böyle bir deyime gerek duyulmadığı ve tehlikeli görüldüğü için çıkarılmıştır...

*****


Erkekleri anlama kılavuzu

Erkekler kadınlara her şeyi net olarak söyleyemezler, aşağıdaki kılavuz onları anlamanıza yardımcı olacaktır. Söylemesi ayıptır yine Yıldırım Tuna’dan:

* Sofrayı kurmana yardım etmemi ister misin?..

ANLAMI: Yahu saat kaç?.. Yemek neden hâlâ hazır değil?..

* Ohooo, bunu sana izah etmem için yarım asır gerek..

ANLAMI: İnan bunun nasıl çalıştığı hakkında hiçbir fikrim yok..

* Hayatım seni dinliyorum ama aklıma birden küçük bir şey takıldı da..

ANLAMI: Şuradaki kumral, yeşil gözlü muhteşem şey’le bir daha göz göze gelebilsek..

* Biraz ara ver tatlım.. Çok çalışıyorsun..

ANLAMI: Hay senin şu elektrik süpürgene.. Maçı duyamıyorum..

* Mmmm.. Çok ilginç..

ANLAMI: Yahu hâlâ mı sen konuşuyorsun?..

* Hafızamın ne kadar kötü olduğunu biliyorsun bitanem..

ANLAMI: İlk öpüştüğüm kızın adını, adresini, sahibi olduğum bütün otomobilleri plakasına kadar bilirim.. Ama yaş gününü unuttum işte..

* Şimdi ne yaptık yine?..

ANLAMI: Yahu neden habire beni yakalayıp duruyorsun?.. Biraz da görmezden gel..

* Çok bitkin görünüyorsun..

ANLAMI: Bir başka mağazaya girersen dayanamam artık.. Açlıktan ölmek üzereyim yahu!..

* Kaybolmadık.. Nerede olduğumuzu tam olarak biliyorum!..

ANLAMI: Artık bizi kimse sağ olarak göremiyecek!..

*****


Nazar etme

Çok bilinen bir deyimimiz var. Başkalarının kıskançlığından kendimizi korumak için “Nazar etme ne olur, çalış senin de olur” deriz.

Geçenlerde önümde giden bir minübüsün arkasında şöyle bir yazı gördüm: “Nazar etme ne olur bankadan kredi al senin de olur.”

O an aklıma geldi, “bu söylemi başka nasıl kullanabiliriz” diye.

Bakın neler çıktı:

Nazar etme ne olur ÇAL senin de olur.

Nazar etme ne olur BORÇ AL senin de olur.

Nazar etme ne olur DOLANDIR senin de olur.

Nazar etme ne olur YOLSUZLUK YAP senin de olur.

Nazar etme ne olur KANDIR senin de olur.

Nazar etme ne olur GASBET senin de olur.

Nazar etme ne olur YANDAŞ OL senin de olur.



Başbakan “Yazarlar eskiden haftada bir bilemedin iki yazarlardı” dedi. İyi de en yakın destekçisi Fehmi Koru bırakın haftada biri günde iki yazı yazıyor. (C.A.)

*****


PAZAR FIKRALARI

Yıldırım Tuna’nın bu haftaki fıkraları...

Güçlü ordu

VAHŞİ Batı’da bir kalenin saldırıya uğramasını beklerlerken kale komutanı en güvendiği yerli iz sürücüyü kalenin avlusuna getirtmiş, “Senden şimdi 30 yıllık tecrübeni kullanıp ne tür bir kuvvetle karşı karşıya olabileceğimizi tahmin etmeni istiyorum” demiş, “Aman sakın gafil avlanmayalım, biteriz.”

Yerli dizlerini, ellerinin içini daha sonra da kulağını yere yapıştırmış, “Offf, büyük bir savaşçı grubu” demiş, “En az 300 savaşçı var, 4 kabile reisi, 2’si beyaz, 2’si de siyah ata binmiş, büyücüleri de aralarında.” Komutan “Sallıyorsun” diye karşılık vermiş, “Bütün bunları kulağını yere dayayıp da mı anladın?” Yerli “Yok” demiş, “Eğilirseniz ana kapının altından çok rahat görünüyor!..”

Facia

SAYIN yolcularımız, kaptanınız konuşuyor.. Güney Pasifik Hava Yolları’nın 203 sefer sayılı Los Angeles-Tokyo uçağına hoşgeldiniz. Şu anda 35.000 feet’te Pasifik Okyanusu’nun üzerinde uçmaktasınız. Eğer sol pencerelerden bakarsanız uçağımızın 2 adet ana motorunun tutuşmuş olduğunu çok net bir şekilde göreceksiniz. Sağ pencerenizden baktığınızda da sağ kanadımızın yerinde olmadığını fark edeceksiniz. Eğer tam aşağıya, okyanusa bakarsanız minicik sarı bir bot ve oradan size el sallayan 3 kişiyi göreceksiniz.. Biri ben, diğerleri 2. pilot ve baş hostesimizdir. Bu bir bant kaydıdır..

Keçi

GENÇ mühendis şirkette yükselebilmek için şirketinin yönetim kurulu başkanını evine akşam yemeğine davet etmiş. Karı-koca telaşla mutfaktaki son hazırlıkları yaparlarken yaşlı patron misafir gittiği evin küçük oğluna sırf sohbet olsun diye “Yemekte ne var bakalım?” diye sormuş. “Keçi” diye cevap vermiş oğlan. “Keçi mi? Emin misin?” Oğlan “Evet” demiş, “Babam dün anneme söylerken duydum ‘Hazırlan yarın akşam yemeğine bizim ihtiyar keçiyi getireceğim’ diyordu!”

Cadillac

KARI-koca yıllarca harcamalarını kısıp para biriktirdikten sonra adam, “Aşkım” demiş, “1979’dan beri sürdürdüğümüz sıkı para politikası sonucunda nihayet yıllardır hayalini kurduğumuz şeyi alabileceğiz.” Karısı “Nee?” demiş “Yepyeni bir Cadillac mı?” Adam “Hayır bitanem” demiş, “1979 model bir Cadillac!”

DİĞER YENİ YAZILAR