Erken seçim kararı için son 27 gün

Erken seçim tartışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Benim iddialı biçimde “erken seçim olacak” diye yazmam üzerine siyasi görüşlerine güvendiğim bir dostum aradı. Aramızda şu konuşma geçti

Haberin Devamı

Erken seçim tartışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Benim iddialı biçimde “erken seçim olacak” diye yazmam üzerine siyasi görüşlerine güvendiğim bir dostum aradı. Aramızda şu konuşma geçti:

- Erken Seçim kesin olacak demişsin.

- Evet

- Olmama ihtimali daha ağır basıyor.

- Bence öyle değil.

- Ama seçim olmazsa zora düşeceksin.

- Orası doğru da, ben aklı selimin galip geleceğine inanıyorum.

- Siyasette her şey aklı selimle olmaz.

- Neden olmasın?

- Sen idealist bakıyorsun.

- Nasıl bakacağım?

- Realite başka.

- Nasıl?

- Bir kere bakalım seçimi istemeyen sadece AKP mi?

- CHP istemez mi?

- Parti yöneticileri belki ister de sor bakalım milletvekillerine.

- Onlar ne diyor?

- Bir şey demiyorlar da, seçime 11 küsur ay var. Kimse rahatını bozmak istemez.

- Ne yapalım, olacak o kadar.

- Bunun yanı sıra seçim kararı alırlar da.... yapamaya da bilirler.

- Neden, Meclis karar alacak..

- Seçim kararından kaç gün sonra seçim olur diyorsun?

- Yasada 60 gün ama Meclis 45’e çekebiliyor.

- Sen öyle san.

- Neden?

- Çünkü 90 günü hesapla.

- Neden?

- Bir parti su koyverirse seçim suya düşer.

- Nasıl olacak o?

- Bak şimdi, Meclis seçim kararı alır. Diyelim ki Şubat’ta.

- Eeee

- Herkes 45 gün sonra, yani Cumhurbaşkanlığı seçiminden öncesine göre hazırlanmaya başlar.

- Sonra ne olur?

- Seçime 40 parti katılıyor. Biri gider Yüksek Seçim Kurulu’na, adayları ön seçimle belirleyeceğini söyler.

- Söylesin, ne var bunda?

- Öyle deme. Önseçim için 45 gün yetmez.

- Kaç gün yeter?

- 90 gün. Ve hiç kuşkun olmasın Yüksek Seçim Kurulu bu yönde karar alır.

- Alabilir mi?

- Tabii ki. Bu kurul Türkiye’nin en yetkili kurulu hatta mahkemesi.

- Peki ne olur?

- Ne olacağı var mı, erken seçim 90 gün sonra olur. o zaman da Cumhurbaşkanı’nı yine bu Meclis seçer.

- O zaman Cumhurbaşkanlığı seçimi ertelenir.

- O mümkün tabii de, AKP de bir taşla iki kuş vurabilir.

- Nasıl?

- Seçim istediğini ama kendi dışında nedenlerle bunun yapılamadığını söyler ve Cumhurbaşkanı’nı seçer.

- Bu durumda seçim kararı için kaç gün var?

- Bugün 17 Aralık (dün) yılbaşına 13 gün var. 10 Nisan’da Cumhurbaşkanı adayları belli olacak. Yani son tarih o. Ona da yılbaşından itibaren 110 gün var. 17 artı 110 127 gün eder. 90’ı çıkar kalır 27 gün.

- Demek en geç 14 Ocak’ta karar alınmak zorunda.

- Zorunluluk değil de, her türlü olasılığı hesap etme günü diyelim istersen.

*****

Missouri’nin gelişi olay olmuştu
Dün toprağa verdiğimiz Ahmet Ertegün’ün babası Münir Ertegün 1934 ile 1944 yılları arasında Türkiye’nin Washington Büyükelçisi idi.

Münir Ertegün Türkiye’yi, ülkemizin ciddi sıkıntılar çektiği 2. Dünya Savaşı sırasında Amerika’da temsil etmiş ve Başkan Roosevelt iyi çok iyi arkadaş olmayı başarmıştı.

Roosevelt yakın dostu olan Münir Ertegün’ün cenazesini, o zamanlar Amerikan donanmasının en gözde gemilerinden biri olan Missouri ile Türkiye’ye göndermişti.

Tabii bu jest Ertegün’e olduğu kadar Türkiye’ye de yapılmıştı. Savaş sonrası bu kez Sovyet sistemi ile Soğuk Savaş’ın başladığı ilk yıllarda Türkiye ile dostluk ve işbirliğinin çok önemli olduğunu gören Amerikan yönetimi böylelikle Türkiye’ye hoş görünmeye çalışıyordu.

Nitekim bu çabanın boşa çıkmadığı da hemen görüldü.

Missouri zırhlısının İstanbul’a gelmesi gerçekten bir olay olmuştu. Türk halkı Amerika’nın bu jestinden müthiş etkilenmiş ve Amerikalı askerleri tam anlamıyla bağrına basmıştı.

Bunda dönemin hükümeti de etkili olmuştu elbette.

Missouri zırhlısı gelecek diye Karaköy’den Beşiktaş’a kadar bütün evler aynı renge boyanmıştı.

Amerikalı askerler nasıl olsa geneleve de gider diye düşünülerek, Yüksek Kaldırım Caddesi ve genelevler de baştan aşağı boyanmış, bütün kadınlar sağlık kontrolünden tekrar geçirilmiş, hepsinin iyi elbiseler giymesi sağlanmıştı.

Hükümet Missouri zırhlısının İstanbul ziyaretinin anısına “Missouri” adlı lüks bir sigarayı bile piyasaya sürmüştü. (O tarihlerde sigara içmek şimdiki gibi algılanmıyordu. Amerikalılar da Türkler de fosur fosur sigara içiyordu ve bu adeta bir statü sembolü gibiydi. Bugün kimsenin aklına önemli bir olay için sigara üretmek gelmez.)

Missouri zırhlısı Dolmabahçe önlerinde demirlemişti. Onbinlerce İstanbul’lu ziyaret süresince sahillere birikmiş ve görkemli görünüşüyle duran savaş gemisini seyretmişti.

Dev zırhlının Türkiye ziyareti beklenen etkisini göstermiş ve Türkiye o tarihlerden itibaren Amerika’nın “sadık” bir dostu olmuştu.

Bu kadar coşkulu geçen Missouri zırhlısı ziyaretinden 22 yıl sonra Amerikan 6. Filosu İstanbul’u ziyaret etmişti. Bu ziyaret ise Missouri ziyaretine pek benzememiş, Amerikan karşıtlığının da sembolü haline gelmişti.

Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüyen on binlerce üniversiteli öğrenci, burada karaya çıkmakta olan Amerikalı askerleri denize atmıştı.

Bu olayla birlikte Türkiye çok uzun yıllar sürecek toplumsal çatışmalar ortamına girmişti.

*****

Testis vakası
Konya’da testisleri şişen 17 yaşındaki genç acilen hastaneye götürülmüş. Konya Numune Hastanesi’ndeki radyoloji uzmanı tesettürlü bir kadın doktormuş ve gencin testislerine ultrason yapmayı reddetmiş.

Böylelikle talihsiz genç testislerinden birini kaybetmiş, baba olma şansı da gitmiş.

Eğer bu doğruysa ortada inanılmaz vahim bir durum var. İnancı uğruna yaşamayı seçtiklerini ilan edenlerin, bu doğrultuda en temel insani görevleri bile yerine getirmemesi büyük facialara neden olacaktır.

Burada ilginç olan bir nokta ise siyasal İslamcı medyanın bu olaydan müthiş ürkmesi ve olayı başka taraflara yönlendirmeye çalışması.

Daha önce “deve vakasında” da yapmışlardı bunu. Medyada bir 28 Şubat dönemi başlıyor galiba diyorlar.

Hiç endişe etmesinler. 28 Şubat olmaz artık. Çünkü ortada o kadar çok garabet var ki, bunları eleştirmek için ille de organize bir şeye kalkışmanın anlamı yok.

DİĞER YENİ YAZILAR