Bu köşede dün yayınlanan “Tayyip Bey Güneydoğu’dan teğet geçiyor” başlıklı yazı üzerine Ankara’daki güvendiğim bir siyasi isim aradı. Aramızda şöyle bir konuşma geçti.
- Bugünkü yazı çok iyi olmuş.
- Teşekkürler.
- Ancak eksikleri var.
- Nasıl?
- Tayyip Bey’in neden teğet geçtiğini tam anlatmamışsınız.
- Daha ne söyleyeyim?
- Orası da doğru.
- Eksik olan nedir?
- Tayyip Bey’in bazı endişeleri var.
- Ne gibi?
- Birincisi askere yetki vermek için meclisi toplamak zorunda.
- Tamam, o anayasa emri.
- İyi de 200 küskün var.
- Gensoru önergesi verilebilir.
- Bu birinci ve çok önemli tehlike.
- Diğer tehlike nedir?
- Asker yetki istiyor.
- Evet istiyor.
- Yetkiyi aldıktan sonra ne yapacak?
- Bilmem herhalde operasyon için hazırlık yapar.
- O hazırlıklar yapıldı zaten.
- Bu durumda hemen girer.
- Yok o kadar çabuk hareket etmez.
- Neden?
- Bu yetkiyi alması zaten gereken korkuyu salar.
- Yani amaca ulaşılmış olur.
- Aynen öyle, ama başka şey olabilir.
- Ne gibi.
- Sınırdan daha uzak yerlerde eylemler yapılabilir.
- Yapıyorlar şimdi de.
- O zaman asker yetkinin genişletilmesini ister.
- Nasıl genişletme?
- Bölgedeki idari yetkiye de ihtiyacı olabilir.
- Niye olsun ki?
- Sınırda büyük güç duruyor, ama hemen arkasında eylemler oluyor.
- Anlıyorum.
- Daha açıkçası, güç bir yerde toplanmış, diğer taraflarda sıkıntı yaşanıyor.
- Bir tür olağanüstü durum yani.
- Aynen öyle. Asker bu yetkiyi isterken olağanüstü hal ilan edilmesini de isteyebilir.
- Gerekirse ister tabii.
- Ama bu Tayyip Bey’in işine gelmez.
- Neden?
- Ülkenin beşte biri sıkıyönetim altındayken seçime giden başbakan olmak iyi bir şey mi?
- Evet hoş değil.
- Ayrıca bu sirayet de edebilir.
- O ne demek?
- Genelkurmay Başkanı bombalı eylemler büyük şehirlerde devam edebilir demedi mi?
- Dedi demesine de?
- Peki bu süre içinde büyük kentlerdeki terör önlenemezse ne olur?
- Hiç iyi olmaz.
- Ama asker sıkıyönetimin çerçevesinin büyütülmesini isteyebilir.
- İster mi?
- Neden istemesin, ülke canlar verirken ne yapılacak ki.
- Olabilir..
- Bu durumda ülkenin idari yapısı, demokratik ve yasal biçimde askere geçer.
- Olmaz inşallah.
- Tabii kimse böyle bir şeyi istemez.
- Tayyip Bey o zaman çok zora girer.
- İşte teğet geçmesinin nedenlerinden biri bu.
- ???!!!!
Seçim ertelenmez
Son günlerde pek çok kişinin düştüğü bir yanlış var. AKP ve CHP milletvekilleri arasında listelere giremeyenlerin bir küskünler hareketi başlatacağı ve seçimin ertelenmesi için girişimlerde bulunacağı konuşuluyor.
Bunun olması mümkün değil. Çünkü mevcut anayasaya göre bırakın küskünleri Meclis’in tamamı bir araya gelse, bir anayasa değişikliği yapmadan seçim tarihini erteletmesi asla gerçekleşemez.
Çünkü bu meclis her ne kadar AKP’nin babayiğitlik yapıp “Seçime gidiyoruz” diye oylama yaptırmasına rağmen, zaten Cumhurbaşkanı’nı seçemediği için kendiliğinden seçime gidiyor.
Bu bir anlamda meclisin cezalandırılmasıdır. Anayasa “Madem cumhurbaşkanını seçme kabiliyetin yok, o halde buyurun seçime” demekte. O halde iş artık milletvekillerinin iradesinden çıkmış durumda. Meclis istese de istemese de seçime gidiyor.
Seçimin tarihini değiştirmek de Meclis’in elinde değil. Çünkü Meclis Cumhurbaşkanı’nı seçemediği için seçime gidiyor ve ipler de artık Yüksek Seçim Kurulu’nun elinde. O da kararını verdiğine göre seçim tarihi değişmez.
Peki seçim tarihini değiştirebilecek bir irade yok mu? Elbette var. O da bir savaş hali ya da savaş tehlikesi doğması. Ancak böyle bir durumda ülkenin Meclis’siz kalmaması için seçim tarihi ileri atılabilir.
Peki küskünler ne yapabilir? Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırarak Başbakan hakkında gensoru önergesi verebilir. Eğer güvensizlik oylarının toplamı salt çoğunluk olan 276’yı bulursa hükümet düşer.
Cumhurbaşkanı yeni bir ismi hükümeti kurması için Başbakan olarak atar. O da kabinesini kurar. Hükümet seçim hükümeti olacağı için Meclis’ten güvenoyu almasına gerek olmaz. Yeni hükümet seçimlerin sonuna kadar işbaşında kalır.
Taksim’de miting
Silahlı Kuvvetler halka çağrı yaparak sivil inisiyatifin kullanılmasını ve teröre karşı kitlesel eylemler yapılmasını önerdi.
Şu anda böyle bir kitlesel eylemin kimin öncülüğünde yapılacağı henüz belli değil. Ancak eğer böyle bir miting düzenlenecekse İstanbul’da olması büyük olasılıktır.
Peki İstanbul’daki bir “teröre lanet mitingi” nerede yapılabilir.
Diğer mitinglerin yapıldığı gibi Çağlayan’da mı, yoksa Kadıköy Meydanı’nda mı?
Eğer büyük bir kitle gösterisi yapılacaksa bunun yeri İstanbul’da sadece Taksim Meydanı olmalıdır. Ancak İstanbul Valisi bu meydanda herhangi bir gösteriye izin vermiyor. Peki Vali Bey böyle bir eyleme de izin vermeyecek mi?
Sanıyorum, konunun çok hassas olması ve tüm Türk halkının böyle bir gösteriye canı yürekten katılacak olması nedeniyle Vali Bey Taksim inadından vazgeçebilir.
Erbakan çalışmaya başlamış
AKP’nin liste dışında kalan milletvekillerinin büyük bölümü, daha önce Refah Partisi’nin Milli Görüş düşüncesinden gelen isimlerden oluşuyor.
Sermayenin baskısıyla “değişmiş gibi görünmek için” farklı isimlere yönelen ve “vitrin süsleri” toplayan Erdoğan’a karşı liste dışında bırakılan milletvekillerinin bir sürpriz yapmaya hazırlandığı konuşuluyor kulislerde.
Bu nedenle Refah Partisi’nin eski lideri Necmettin Erbakan’ın düğmeye bastığı da konuşuluyor.
Zaten Erbakan Konya’dan aday olarak AKP’nin oylarını kırmaya çalışacaktı. Buna Yüksek Seçim Kurulu geçit vermedi. Bu nedenle Erbakan’ın, eski Milli Görüş’çü küskün milletvekillerini eyleme itmeye çalıştığı belirtiliyor.
Kulislerde konuşulanlara göre küskün milletvekilleri Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırmak için imza toplayacaklar.
Başkan Bülent Arınç’ın bu talebi olumlu karşılaması halinde Meclis toplanacak ve hükümet hakkında gensoru verilecek. Böylelikle hükümetin düşürülmesi gündeme gelecek.
Erbakan’ın planı ise, iktidardan düşerek kolu kanadı kırılacak AKP’den kaçacak oyları Saadet Partisi’ne çekmek.
Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki günler hayli sıcak geçecek.

