En taze GDO’lu laforizmalar

Haberin Devamı

Cihan Demirci geçen hafta en yeni “laforizmalarını” gönderdi yine. Hepsi maaşallah GDO’lu. Hiç çekinmeden bol bol yiyin (pardon okuyun) ve gülün:

- Bazı köşe yazarları yazdıkları genetiği değiştirilmiş organizmalardan oluşan yazıları “mizah” diye yutturmaya çalışıyor oysa gerçek mizah “organik” olur. Mizahın genetiğiyle oynanmaz ama mizah isterse genetikle oynayabilir!

***


- Genetiği değiştirilmiş yöneticilerle yıllar yılı yönetilmeye gıkı çıkmayan bir halk, genetiği değiştirilmiş sebze-meyveleri afiyetle yemek zorundadır. Yani; “yersen!..”

***


- Öküzler yıllardır trenlere bakıyor!.. Acaba neden diye hiç sordunuz mu?.. Çünkü zamanında onların da genetiği değiştirildi. O gün bugündür tüm öküzler öyle boş boş trenlere bakar ama kimse ta ki bu laforizmaya dek neden diye sormaz!..

***


- Öğretmen okulda sordu: “Evladım söyle bakalım, Mısır’ın başkenti neresidir?..” Öğrenci salladı: “Bükreş...” Öğretmen kızınca çocuktan yanıt gecikmedi: “Ama bu genetiği değiştirilmiş Mısır’ın başkenti hocam!..”

***


- Herkesin GDO’su kendine... Bazılarının en büyük GDO hayali şu olmalı: “Genetiği Değiştirilmiş Ordu!”


***



Pazar fıkraları

Yıldırım Tuna yine çok güzel fıkralar yazıp yollamış. Birlikte gülelim...


***



Olsa da olmasa da

Bir okurum fıkra gibi olayları toplamış. Aslında bunlar fıkra da olabilir. Ama okuyun, göreceksiniz benzer espriler mutlaka ya yaşanmıştır canım ülkemizde ya da mutlaka bir gün yaşanacaktır...

Kavga faslı

Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti. Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim. Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim: “Bakma faslın bittiyse kavgaya geçeceğim!”

Nur topu

İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: “Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!”

Toplamda

Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geliyor. Babasına ne kadar yuttuğunu soruyoruz, “1 lira” diyor.. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 kuruş ve iki adet 25 kuruş tespit ediyoruz. Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapatıyoruz...

Mesaj alındı

“Seviyor musun?” dedim, “Seviyorum” dedi. “Ne kadar?” dedim, “Çok” dedi. “Ne kadar çok?” dedim. “Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok...” dedi. Sustum...

Dua

Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce “Benim için de dua et” deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum: “Kendisi nerede derse ne diyeyim?”


***



Mahkemenin yazarı

Geçen hafta bu sayfada okunma rekoru kıran mizahi bir yazı vardı. PKK’lı teröristlerin Türkiye’ye getirilişini ve sınırda kurulan mahkemeyi hicveden yazının sahibini bilmediğimi yazmıştım. Yazı yayınlandıktan sonra öğrendim. Bunu yazan emekli asker şimdi kitap yazan İsmail Ören. Sizlere de duyurmak istedim.


***



Abartma öyle

Dindar mı dindar kovboy dedelerinden ona miras kalan antik İncil’i kaybedince yaslara bürünmüş, ama birkaç gün sonra güttüğü ineklerden biri kovboyun İncil’ini dişlerinin arasına alarak getirmiş. Boynuzuyla da kovboyu dürtüp vermiş İncil’i ona. “Aman Tanrım” diye ayağa zıplamış kovboy. “M..Mucize bu” demiş. “Ne mucizesi be” demiş inek, “Çayırda bulduk, üzerinde ismin yazıyordu getirdik işte, abartma.”


***



Günah çıkarma

Adamın biri kilisede günah çıkarma odasına girmiş, bir bakmış ki bir duvar birbirinden çeşitli içkilerle dolu, diğer duvardaki rafta sıra sıra en kaliteli Küba puroları, tam o sırada içeriye kilisenin rahibi girmiş. “Özür dilerim peder” demiş adam, “Ben günah çıkarmayalı çok uzun bir zaman oldu. Ama görüyorum ki bugünkü günah çıkarma odaları eskisine nazaran çok daha cazip ve davetkâr bir hüviyete bürünmüş.” Rahip öfkelenmiş: “Çık lan burdan burası benim tarafım!..”


***



Karnım aç

Adam karanlık ve ıssız bir yolda yürürken yolunu hırpani kılıklı bir dilenci kesmiş, “Çok fakirim efendim, gönlünüzden ne koparsa bana hemen verin” demiş ve eklemiş: “Karnım aç, evim yok, kimsem yok, inanın hayattaki tek varlığım şu anda size doğrulttuğum 45’lik Colt tabancam.”


***



Aaa kim geldi?

Mesaim bitince patron elime bir bohça tutuşturdu, “Kızım hamile” dedi, “Artık

doğumunu bugün yarın bekliyoruz, çamaşırlarını bizim evde yıkattırdım, evi de yolunuzun üzerinde. Bunu geçerken ona bırakabilir misiniz?” Verilen adresteki zili çaldım, kapıyı minik bir kız çocuğu açtı. “Annen evde mi?” diye sordum, “Ona vereceğim bir şey var da.” Minik kız bir bana, bir de elimdeki özenle katlanmış şişkin beyaz bohçaya baktı ve sevinçle içeri koştu, “Anneee” dedi bağırarak, “Çabuk geeelll, leylek!”


***



Rahatsızlık

Adam, apartman yöneticisine gidip üst kattaki komşularını şikâyet etmiş... “Her gece bütün aile birleşip topuklarının üzerinde gece yarısına kadar güm güm zıplıyorlar” demiş. “Her gece mi?” diye hayretle sormuş yönetici, “Evet.. Her gece” diye cevaplamış adam, “Ne zaman trompetimle çalışma yapsam hemen arkasından aynen anlattığım gibi tuhaf bir şekilde saçmalamaya başlıyorlar!”


***



İktidar herkesin açılmasını bekliyor. Ama kendisi tesettürlü olduğundan açılamıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR