Ekonominin iyi olması para bolluğundan

Haberin Devamı

Hafta sonunda daha önce siyasette aktif çalışmış, sonra tekrar akademik görevine dönmüş bir ekonomi profesörüyle sohbet ettim. “İyi” olduğu söylenen ekonomi ile ilgili çok çarpıcı noktalarda aydınlattı beni. Aramızda geçen konuşmanın bu bölümünü size de aktarmak istiyorum.

(İlk söz benim)

- Ekonomi iyi diyorlar.

- Kötü değil ki.

- Ama halka yansımış bir şey yok.

- Buna gerek de yok.

- Neden gerek yok?

- Vatandaş hiç iyi olmadı ki.

- Böyle mi gidecek?

- Sistem bu. Para tepede dolaşır.

- Halka bir şey düşmezse nasıl yürür?

- Şimdiki gibi yürür.

- Halk isyan etmez mi?

- Eder ama gazını almak mümkün.

- Nasıl olacak bu gaz alma?

- İki türlü, ya ekonomik paket açıklanır ya da fiili durum yaratılır.

- Fiili durum.

- Savaş durumu falan gibi. Millet de o zaman susar.

- Peki iyi olan ekonomi nedir?

- Bak dünyada para bolluğu var.

- Evet.

- Türkiye’ye de para akıyor.

- Neden?

- Çünkü bu para bolluğuna en iyi cevabı Türkiye veriyor.

- Ne yapıyor?

- Birincisi çok yüksek faiz veriyor.

- Başka?

- Türkiye’nin satılacak malı çok.

- Hepsi satılıyor.

- Onu söylüyorum. Yabancılar deli gibi şirket alıyor.

- Neden?

- Para çok. Bu para bir süre sonra el yakar. Şimdilik fiyatına bakmadan parayı mala çeviriyorlar.

- Sonra?

- Sonrası ne olacak, kriz çıktığında yabancılarda maddi değer kalacak.

- Ne işe yarayacak?

- Ne işe yarayacağı var mı, parayı para olarak tutarsan bir gün uçup gider. Ama mala yatırırsan elde kalır.

- Peki Türkiye’nin durumu?

- Türkiye’ye bir şey olmaz, ama elimizde malımız kalmaz.

- İyi bir şey mi bu?

- İyi bir şey olur mu, bir süre sonra her şeyimiz yabancıların olacak, biz sadece hizmet vereceğiz.

- Bir tür batış.

- Duygusal ve milli anlamda öyle, ama kapitalist açıdan çok fark yok.

- Başka bir şey soracağım.

- Evet.

- Para neden bol?

- Petrol fiyatları 15-16 dolardan başladı 90 doların üzerine çıktı.

- Bu da büyük para.

- Tabii maliyet aslında 6-7 dolar, aradaki fark ceplerde, bu kadar para cebi de yakar.

- Peki petrol fiyatları neden çok arttı?

- Ekonomik olarak çok faktörlü bir soru, ama iki temel nedeni var.

- Nedir onlar?

- Birincisi Çin’in aşırı alımı. Kaça olursa olsun petrol alıyor Çin.

- Onu konuşmaya gerek yok, ikincisi?

- Amerika’nın İran’a müdahale edeceği dedikodusu.

- Nasıl yani?

- Amerika iki yıldır İran’a askeri müdahaleden söz ediyor. Bu da piyasaları korkuttuğu için fiyatlar artıyor.

- Amerika istese petrol fiyatını düşürür?

- Düşürür tabii, ama işine gelmez.

- Neden gelmez?

- Kendi ekonomik sıkıntıları var. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika’ya da bol para getiriyor.

- Evet, öyle.

- Petrol fiyatlarında bizim de payımız var bu arada.

- O nasıl oluyor?

- Kuzey Irak’a operasyon ihtimali de petrol fiyatlarını yükseltiyor.

- Bizim aleyhimize ama.

- O kadar değil. Çünkü petrol fiyatlarının düşmesi bize de ters etki yapar.

- O niye?

- Niyesi var mı, Türkiye ekonomisi para bolluğu sayesinde ayakta.

- Ama biz de büyük fatura ödüyoruz.

- Gelenle gidene bak. Petrole ödediğimizin çok üstünde para giriyor.

- Ama gidecek bir gün.

- Kolay değil, mal alıyorlar bu arada unuttun mu?

- O açıdan.

- Tabii. Türkiye bu para bolluğu biterse yandı.

- Bitecek ama.

- Bitecek bitmesine de, bitmemesi için daha yapılacak çok şey var.

- Ne gibi?

- En azından Kuzey Irak’a operasyon sürekli gündemde tutulacaktır.

- Amerika da İran için aynı şeyi mi yapacak?

- Elbette. Amerika İran’a asla girmeyecek ama sürekli girecekmiş gibi yapacak.

- Böylece petrol ucuzlamayacak.

- Aynen. Oyun büyük oyun. Öyle milliyetçilikle, duygusallıkla falan açıklanması komik olur.

- Bu oyun nasıl biter?

- Çok fazla kalmadı.

- Ne kadar yani?

- 2009’da başkanlık seçimi var.

- Evet, ne olacak?

- Cumhuriyetçiler büyük ihtimalle gidecek, Demokratlar gelecek.

- Değişen ne olacak?

- Demokratlar Cumhuriyetçiler gibi şahin değil. Bazı politikalar yumuşar.

- Hangileri?

- Orta Doğu. Ekonomi’de de vahşi kapitalizm kuralları da yumuşar.

- Vahşi kapitalizm?

- Doların değerini artırmak için kolları sıvar. Ülkedeki resesyona gidişi durdurur. Petrol fiyatlarını düşürür.

- Türkiye?

- Bazı değişiklikler olur.

- Ne olur?

- Para bolluğu biteceği için Türkiye ekonomisi beklenen krize girer.

- Yani 2009 tehlikeli.

- Evet, önümüzdeki yıl sinyaller başlar. Türkiye biraz çalkalanır.

- AKP iktidarı ne olur?

- Akıllı davranmazlarsa giderler.

- 2009’da?

- Evet. Zaten seçim yok mu? 2008’de başlayan sıkıntı seçime kadar kendini iyice gösterir.

- AKP yerel seçimde yenilgiye uğrar mı?

- Çok iddialı konuşmak yanlış. Ama ekonomi krize girerse AKP’nin elindeki güç de gider.

- Nasıl güç?

- AKP fakirleştirip yardım ederek oy topluyor.

- Evet.

- Evet’i var mı? Parayı nereden buluyor. Bu para bolluğundan payını alıp dağıtıyor. Kriz çıkarsa para bulamaz.

- Yani?

- Yardıma alışmış geniş bir kesim hayal kırıklığına uğrar.

- Başka partiye mi kayar?

- Sistematik olarak öyle, ama diğer partilerin bu sırada göstereceği performans çok önemli.

- Ama onların yardım için maddi gücü yok.

- İşte onu iyi değerlendirmeleri gerek. Yardım yapamayacak ama AKP’nin de yapamayacağı görünürse oylar kayabilir.

- Çok ilginç.

*****

Demokrat Parti Cindoruk ile ayağa kalkabilir

Son seçimlerden ancak yüzde 5 ile çıkan DP için “artık tarihe karışıyor galiba” görüşüm ağır basıyordu. “Ölüsü bile yüzde 10 alır” denilen parti şu anda Hazine yardımı bile alamayacak durumda.

Ancak Mehmet Ağar’ın siyasi olgunluk göstererek genel başkanlıktan ayrılması ve yerine çok genç bazı isimlerin aday olarak çıkacağının söylenmesi her şeye rağmen “Belki merkez sağda bir hareketlenme olabilir” diye düşünmemi sağlamıştı.

Buna karşın ortaya birkaç isim çıktıktan sonra DP’nin tıpkı eskisi gibi çıfıt çarşısına dönmesi “Yok bu iş bitti” duygumun tekrar ağır basmasını sağlamıştı yine.

Ne zaman ki Hüsamettin Cindoruk adı ortaya atıldı merkez sağda bir toparlanma olacağı hatta bu partinin atağa kalkacağı yolundaki duygum güçlendi.

Anladığım kadarıyla DP ocak ayındaki genel kurula Cindoruk ile gidecek. Eğer Cindoruk faktörü bulunmasaydı DP’nin başına geçmek için, aslında hepsi de kendi alanında önemli olan, partiye de büyük hizmet sağlama kapasitesi bulunan pek çok kişi birbiriyle çekişme içine girecek, sonuçta kim kazanırsa kazansın DP bir adım yol alamayacaktı.

Çünkü kazanan, rakiplerini yok etmek için çaba harcarken, kaybedenler de hırsla partiye saldıracaktı.

Oysa Cindoruk gibi bir ağabeyin başkanlığında makul bir süreyi toparlanma ile geçireceğini tahmin ettiğim DP’de, adaylık için adı geçen herkes, bir başkasının ayağına basmadan gerçekten hizmet için çalışabilecek.

Cindoruk DP ve aslında daha doğrusu Merkez Sağ için bir şans bana göre. Eğer DP bunu iyi değerlendirirse, 2010 yılında siyaset sahnesinde yetenekli, bilgili, deneyimli, temiz ve dürüst isimlerin iş başında olduğu yepyeni bir parti ile karşı karşıya kalırız.

DP Türkiye adına bu şansı iyi kullanmak zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR