Din dersleri matrakları

Haberin Devamı

Bizim zamanımızda din dersleri pek keyifli geçerdi. Öğretmenlerimiz öyle İmam Hatip’ten falan gelmezdi. Genellikle müdür yardımcısı gibi idari işleri nedeniyle fazla ders almayan öğretmenler din derslerine girerdi. O zamanlar şimdiki gibi gerginlik de olmadığı için dinî konularda da espriler yapılırdı.

İşte sınıflarda din dersi öğretmenleriyle öğrenciler arasında geçen diyaloglardan

bazı seçmeler;

- Çocuklar cehennem Cuma günü

şafak vaktinde olacaktır.

- Ama hocam nereye göre şafak vakti? Bizde şafak vaktiyken diğer tarafta gece oluyor...

- Numaran kaçtı senin?

- Ne oldu ki hocam?

- Çok güzel soru sordun 5 vericem... Cevabını bilmiyorum çünkü...

***


- Arapça bilenler el kaldırsın...

(Sadece 1 kişi el kaldırır...)

- Afferim kızım Ayşeee... Siz niye bilmiyonuz? Nasıl dua ediyorsunuz?

- Hocam ben Türkçe dua ediyorum.

- Olmazz! Arapça edicen!

Türkçe kabul olmazzz!

- Niye hocam, Allah Türkçe bilmiyor mu?

- Haşaaaa! Haşaaaa!

***


- Çocuklar Cuma

namazı herkese açık olan

bir yerde kılınır...

- Hocam bizim ev

herkese açık, bizim evde niye kılmıyorlar?

- Olmaz oğlum istediğin her zaman girebileceğin bir yer olmalı.

- Hocam bizim eve istediğiniz her an girebilirsiniz ama.

- Oğlum sizin ev genelev mi?

***


- Çocuklar şimdi, ahiret gününde bütün herkes tartılacak, sevapları günahlarından fazla olanlar sırat köprüsünden geçerek cennete ulaşacak.

- Hocam nasıl bir şey o sırat köprüsü?

- Kıl gibi ince, kılıç gibi keskin.

- Eeee nasıl geçiyoruz ki biz oradan hocam? Ayağımız acır, duramayız üstünde. Denge diye bir şey var, herkes cehenneme düşer böyle hocam.

- Sevabı fazla olanlara o köprü böyle otoban gibi geniş gelecek.

- E hocam sevabı fazla olanlar geçecekse kıldan köprüye, otobana ne gerek var, Allah sevabı çok olana geç desin geçsin, az olana cehenneme git desin gitsin, sanki itiraz mı edicez?

- Sus eşek sıpası aklın ermez senin Allah’ın işine, tövbe sümme haşaa tövbe.

***


- Bu evren, bu kuşlar, bu böcekler çiçekler, hepsi yüce rabbimizin bizlere birer armağanıdır... Kendi vücudunuza bir bakın... Bu mükemmeliyeti başka kim yapabilirdi ki? Mesela gözlerimiz... Yüzümüzde yani ona en uygun yerde... Gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı ne kadar çirkin olurdu değil mi?

- İtirazım var hocam.

- Söyle çocuğum!

- Eğer gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı değişen hiçbir şey olmazdı, çünkü herkesin gözleri diz kapaklarında olurdu, o zaman da siz “çocuklarım, gözlerimiz yüzümüzde olsaydı ne kadar çirkin olurdu” derdiniz, ben de itirazım var derdim...

***


- Kim soktu bu mendebur hayvanı sınıfa? (Getirdiğim kediyi kastediyor...)

- Been. Ama hocam o da Allahu Teala’nın yarattığı bir varlık değil mi? Yazık...

- Ee tabii o da Allahu Teala’nın yarattığı bir mahluk. Hem peygamber efendimiz de çok severmiş. Ay pek de sevimli kerata...

***


- Peygamberimiz Hazreti Muhammed de iftarını hurma ile açarmış..

- Hocam, Mekke’de iskender kebap mı vardı ki?

- Sus! Terbiyesiz, zındık, kafir...

***


- Çocuklarım eğer dünya güneşe

1 cm yakın olsaydı her yer erir, eğer

1 cm uzak olsaydı her taraf donar ve yaşayamazdık... Allah’ın olduğunu bundan anlayabiliriz.

- Ee iyi de hocam dünya güneşe 21 Aralık’ta yakınlaşır, 21 Haziran’da da uzaklaşır.. Hem de 1 cm değil, yaklaşık 2 milyon kilometre. Eee hiçbir şey olmuyor...

- İşte bu da Allah’ın bir mucizesidir... Evladım... Otur... Laubali, ukala...

*****

Bilinmeyen adres

Özel arabamla Trabzon’da mal alacağım bir fabrikaya gidiyorum. Fabrikanın kent dışında olduğunu söylediler. Bir kavşağa geldiğimde yolda duran yaşlı adama fabrikayı sordum, düşündü taşındı sonra “Bilmeyerum” dedi. Teşekkür edip hareket ettim. 30 metre kadar gitmiştim ki aynadan arkamdan adamın el salladığını gördüm. Yanında da gençten biri vardı. Vitesi geri takıp geri geldim. Camı açtım, Adam “Ha bu uşağa da sordim, o da bilmeyir” demez mi? (T.Ç)

*****

At üfledi

Fıkra Yıldırım Tuna’dan;

Çiftçi atını kabızlık çekiyor diye veterinere götürmüş.

“Al bu hapı..” demiş veteriner, “Uzun bir tüpe koy, bir ucunu atın rektumuna yerleştirip diğer uçtan içeri üfle..!”

Ertesi gün çiftçi saçları dimdik, gözleri belermiş “BEEEEEEEEE..!” diye veterinere koşarak gelmiş,

“Ne oldu?..” diye

sormuş doktor,

“At..” diye nefes nefese ve öğürerek cevap vermiş çiftçi,

“At daha önce üfledi..!”

*****

KAMYON YAZILARI

Gazla uçabilirsin ama frenle konamazsın

*****

Faydalı bilgiler

Aklınızda bulunsun. Belki biliyorsunuz ama yine de yararlı; - Hiçbir şekilde, uyku ilacı ile bağırsak gevşeticiyi aynı gece almayın.

- Hobi ile akıl hastalığı arasında çok ince bir çizgi vardır.

- Sizinle dinî görüşlerini paylaşmak isteyen kişiler, sizin sizinkileri onlarla paylaşmanızı istemezler.

- Kariyerinizle hayatınızı karıştırmamalısınız.

- İyi dans edip edemediğiniz kimsenin umurunda değildir. Kalkın ve dans edin.

- Hiçbir zaman bir biftek bıçağını yalamayın.

- Dünyadaki en yok edici güç dedikodudur.

- Yaz saati/kış saati değişikliklerini neden yaptığımızı tatmin edici şekilde açıklayacak bir tek kişi bulamazsınız.

- Tüm insanlığı yaş, cinsiyet, din, gelir düzeyi ve etnik kimlik farkı olmadan birleştiren tek bir özellik vardır. Hepimiz ortalama üstü sürücü olduğumuza inanırız.

- Size iyi, garsona kötü davranan kişi, iyi bir kişi değildir. (Bu çok önemli. Dikkat edin.

Tersi hiç olmaz.)

- Dostlarınız sizi her şartta sever.

- Yeni şeyleri denemekten çekinmeyin. Tek başına bir amatör olan Nuh gemi yapmıştı. Kalabalık bir profesyonel

grup ise Titanik’i.

- Ne olursa olsun, olanı çok ciddiye alacak birileri her zaman çıkar.

- Hiç kimse normal değildir.


*****

Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılmaz.

LUKIANOS

DİĞER YENİ YAZILAR