Demirci’den son gelen laforizmalar

Haberin Devamı

Mizah yazarı Cihan Demirci patenti kendisine ait olan “laforizmalardan” bir demet daha hazırlayıp göndermiş. Her biri birer özdeyiş kıvamındaki bu mizah harikalarını yine sizlerle paylaşmak istedim:

Önce, oy kullanırken “vatandaşlık numarası şart” dediler, sonra numaradan vazgeçtiler. Aslında numaraya gerek yok, zira AKP iktidarı vatandaşın oyunu kapmak için her türlü “numarayı” zaten fazlasıyla yapıyor!

***

İşsizlikte ülke tarihinin her türlü rekoru bir bir kırılıyor. Ama karşımızda vatandaşla öylesine dalgasını geçen bir iktidar var ki, bunlar seçim sonrası beyaz eşya dağıtımı yerine işsizlerin rahat intihar edebilmesi için “silah” da dağıtabilirler.

***

Devletin valisi olması gerekenler, AKP iktidarının valisi gibi hizmetteler. Eee olursa bir ülkenin böyle bir ahalisi, böyle olacak elbette VALİSİ!..

***

Muz Cumhuriyeti’nden daha beter halde yönetilen bir ülkede Darwin’in teorisine karşı çıkmak biraz değil epeyce komik olmuyor mu?

***

Türk usulü Evrim teorisi şöyle olsa gerek: “Maymun gözünü açtı o da malı götürmeye başladı ve böylece insan oldu...”

***

Pazarlamacı olduğu kadar “azarlamacı” da olan Başbakan şimdi de “kredi kartıyla borçlananları” azarlayıp onları dürüst bulmadığını söyledi. Sahi yaa, tarihinin en büyük dış borcuna sahip bir ülkenin başbakanı söyledi bunu!..

***

İş mevduat faizine gelince, 7 yıllık iktidarlarında onu tamamen bitirip “mevduat faizi düşmanı” kesilenler, “kredi kartı borcuna” gelince birden bire faiz dostu oluyor, onun daha da yükselmesini istiyorlar. Yani faiz dediğin de çıkarına göre caiz bu ülkede!..

***

AKP iktidarının yok ettiği yerlerden biri olan yılların “Sulukule”si de AKP’ye yakın çevrelerin rant alanı olmuş... Desenize Sulukule’de artık Roman vatandaşlar değil, “Hayatı AKP romanı olan” badem bıyıklılar göbek atacaklar!..

***

Başbakan daha önce “En az 3 çocuk” demişti... Photoshop nimetini fark edince Şimdi her mitingde “En az 3 bin seçmen daha” diyor...

***

Seçmen sayısındaki 6 milyonluk artış da sakın Photoshop yoluyla olmuş olmasın?

***

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek işsizliğin suçlusu olarak iş aramayı artıran kadınları göstermiş... Açlıktan ölmeyi iş arayarak değil, evde oturarak beklemez misiniz, suçlusunuz işte hanımefendi!

***

Hukukun tamamen bittiği ülkelerde adalet artık mülkün değil yandaş medyanın temelidir!..

***

Günümüz Kazatecisi (kaza eseri gazeteci olanlara ben Kazateci diyorum) bir koltukta 4 karpuz taşıyor: Gazeteci, köşe yazarı, hâkim ve savcı!..

***

Duydunuz mu, Çanakkale Savaşı da “ak” sakallı evliyalar sayesinde kazanılmış... Yaaa peki şu ak sakallı evliyalar, ekonomik savaşta kazanmamız konusunda neden hiç ak kıllarını kıpırdatmazlar, üstelik ülkedeki iktidar da pek AK’ken!..

*****

Pazarın keyifli fıkraları

Yıldırım Tuna’nın hafta içinde gönderdiği fıkraların bir kısmını yine pazar günü için sakladım. Buyrun, keyifle okuyun:

Yaşım kaç?

Öğretmen derste öğrencilerine dönüp “Söyleyin bakalım” demiş, “Kuzeyimde Karadeniz, güneyimde Akdeniz, batıda Ege Denizi varsa ben kaç yaşında olmuş olurum?” Arka sıradan bir öğrenci “44!” diye bağırmış. “Aa?” diye hayret etmiş öğretmen, “Doğru... Nasıl bildin?” Öğrenci, “Gayet kolay öğretmenim” demiş, “Benim 22 yaşında yarı manyak bir ağabeyim var, onun yaşını 2 ile çarpıp sizin yaşınızı buldum!”

Topla bakalım

Sırf gırgır ve sürpriz olsun diye karımın 50’nci yaş gününde eve bir “erkek striptizci” getirdim... Yahu keşke getirmez olaydım, delikanlı müzik eşliğinde elbiselerini sağa sola fırlatıp soyunurken birden durup karıma dönerek “Neler düşündüğünü” sordu, karım gerçekten yaşlanmış, “Bana bak!” dedi sinirle, “Giderken bütün bunları toplayacaksın değil mi?”

Tadı iyi

Misyoner ücra köşedeki bir adada ilkel yaşamlarını devam ettiren bir kabileyi ilk defa ziyaret etmiş. “Din hakkında bir bilginiz var mı?” diye sormuş Şef’e. Bir süre suskun kalan Şef, “Din nedir? Tam olarak içeriğini bilemiyoruz” demiş, “Ama son misyoner geldiğinde doğal olarak tadı hakkında bir fikrimiz oldu tabii.”

Piyano

Adam sarışın sevgilisini alıp ünlü bir piyanisti dinlemeye konser salonuna götürmüş. Konserin yarısında sarışın sevgili, adamın kulağına eğilip “Bu çaldığı nedir?” diye sormuş. “Chopin’in polonezi” diye cevap vermiş adam fısıldayarak. “Sanmam” demiş sarışın aynı sessizlikle, “Galiba bu adamın piyanosu.”

İşten at

Barın sahibi barmeni yanına çağırıp “Bana bak” demiş, “Bizde çalışan garson kızla yatıyor musun?” Barmen, “Hayır efendim” demiş korku içinde, “Ne münasebet?” Patron “İyi..” demiş, “O zaman onu çağır ve işine sen son ver!”

Yanlış anlama

Adam son derece sevgi ve saygı duyduğu karısının 60’ıncı yaş gününde çok önemli konuklarını da davet ettiği parti için bir pasta ısmarlamış. “Üzerine ne yazmamı istersiniz?” diye sormuş Karadenizli pastacı. Adam bir an düşünüp “Yıllarla yoruldun ama, şimdi daha mükemmelsin yazılsın” demiş adam. Pastacı “Yazı uzun pastanın üzerine nasıl yerleştirelim?” diye sormuş. “İki satır olsun...” demiş adam, “Üstte yıllarla yoruldun ama altta şimdi daha mükemmelsin şeklinde olabilir.” Parti günü tüm davetlilerin önünde kıvılcımlar saçan maytaplarla Karadenizli pastacı pastayı orta masaya bırakıp üstünü açmış. Pastada şu yazıyormuş: “Üstte yıllarca yoruldun ama, altta şimdi daha mükemmelsin!”

*****

Temiz çamaşırlar

Genç bir çift, yeni taşındıkları evlerinde sabah kahvaltı yaparlarken, komşu apartmanda bir hanım yıkadığı çamaşırları asıyormuş. Yeni taşınan kadın kocasına “Karşıya bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor” demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış.. “Bak” demiş kocasına, “Çamaşırları yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?” Kocası ise cevaplamış: “Ben bu sabah biraz erken kalkıp pencerelerimizi sildim!”

KISSADAN HİSSE: Hayatta da böyle değil midir? Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamadan önce zihin durumumuza bakmak ve ’iyi’olanı görmeye hazır olup olmadığımızı fark etmek güzel bir fikir olabilir..

DİĞER YENİ YAZILAR