Haberin Devamı
Laforizmalarıyla tanıdığınız mizah yazarı Cihan Demirci, patenti yine kendisine ait olan “zaptamaları” ile karşınızda bu hafta. Son günlerin önemli olaylarını “saptayan” Cihan Demirci bakın onları nasıl “zaptama” haline getirmiş:
Dün bir çocuk çocukluktan istifa etti!.. İstifasını piley siteyşın oyununa ara vererek açıklayan çocuk şöyle dedi: “Ogün Samast’ların çocuk sayıldığı bir ülkede artık çocuk olmak istemiyor, çocukluktan istifa ediyorum!..”
“İrtica” sonunda devletin “kırmızı kitap”ındaki tehditler arasından çıkarılmış. Şu kitaba artık “Kırmızı” değil “Yeşil Kitap” desek daha doğru olmaz mı?
Kırmızı Kitap’ta artık irtica tehdit değil ama internet yeni tehditlerden biri olarak yer almış. Anlaşıldı ki bu ülkeye kadar inter-net yeter, internete bundan sonra inter-brüt olarak bağlanacağız.
Eğitim düzeyi yükseldikçe AKP’nin oyları azalıyormuş. Demek ki YÖK eğitim düzeyini yeterince düşürememiş, o halde haydi AKP eğitim düzeyini daha da aşağıya düşürmeye!
Bir ülkede çevrenin en büyük düşmanı “Çevre Bakanlığı” olursa bir süre sonra çevrenize verdiğiniz zarar nedeniyle “tabelayla” özür bile dilenmez hale gelir!
“Sit” alanları Çevre Bakanlığı’nın emrine veriliyormuş... Artık bu “Sit” alanlarının başına bir “Hass” eklemenin zamanıdır!
Bu sezon Milli Takım da, futbol takımlarımız da dökülüyor... Önemli değil artık bu halkı uyutmak için zaten futbola bile gerek kalmadı!
Hayvancılığımız yok edildiği için yurt dışından habire gelen hayvanın cinsi madem ki: ANGUS... Hayvancılığımızı yok eden zihniyetin adı da: ANGUT olsun o zaman!
29 Ekim tüm yurtta yağışlı geçti... Adam gibi bir muhalefeti bile olmayan zavallı bir ülkenin haline hava muhalefeti bile hüngür hüngür ağladı!..
Erkekler hakkında bilmeniz gerekenler...
* İyi huylu erkekler çirkindir..
* Yakışıklı erkekler iyi huylu değildir..
* Hem yakışıklı, hem de iyi huylu erkekler homo’dur..
* Yakışıklı, iyi huylu ve ‘homo’ olmayan erkekler kesin evlidir..
* Yakışıklı olmayan iyi huylu erkekler parasızdır..
* Yakışıklı olmayan iyi huylu zengin erkekler onların parasının peşinde olduğunuzu düşünürler..
* Yakışıklı parasız erkekler sizin paranızın peşindedirler..
* Yakışıklı, kötü huylu homo olmayan erkekler sizi beğenmezler..
* Sizi beğenen homo olmayan zengin erkekleri bu sefer siz beğenmezsiniz...
* Yakışıklı, iyi huylu, parası olan, homo olmayan erkekler ürkektir, ilk girişim asla onlardan gelmez..
* İlk girişimi yapamayan erkekler ilginizi kaybederler ve siz inisiyatifi mecburen ele alırsınız..
Yıldırım Tuna’dan fıkralar
İlan
Temel’in çok sevdiği köpeği kaybolunca karısı “Neden gazeteye ilan vermiyorsun?” diye sormuş. Temel hemen koşmuş gazeteye ilan vermiş, ancak aradan 2 hafta da geçmesine rağmen en ufak bir ses çıkmayınca yine karısı merakla “İlanı nasıl verdin ki?” demiş. “Nasıl olacak?” demiş Temel sinirlenerek, “Gel oğlum buraya.. Gel!.. Gel!.. diye verdik herhalde!”
Geri dön
Kar yağışı saatlerce durmayınca üniversitede ders esnasında bir anons yapılmış: “Kar temizleme makinesinin çalışabilmesi için üniversitemizin önüne park eden öğrenciler lütfen arabalarını oradan alsınlar.” 20 dakika sonra yeni bir anons duyulmuş: “26 arabayı almak için sınıflarını terk eden yaklaşık 200 öğrenci.. Acilen sınıflarınıza dönünüz!..”
İşin sırrı
Dostlarım uzun evliliğimizin sırrını öğrenmek için arada sorarlar. Haftada iki gün mutlaka dışarıda yeriz. Mum ışığı, güzel bir yemek, hafif bir müzik ve sabaha kadar dans, dans.. O salıları, ben Cumaları giderim!..
Pelikan
Temel hayvanat bahçesinde işe başladığı ilk gün müdürü ona “Pelikanların kafesine git ve onları iyice temizle” demiş. 2 saat sonra Temel dönmüş “Tamam efendim temizledim” diye bilgi vermiş önce, sonra eklemiş: “Yanına da pilav yapayım mı?..”
Sorun bulundu
İlk evlendiklerinde ‘Çocukları olmuyor’ diye adam karısını, muayenehaneye götürmüş, doktor kadına dönüp “Soyunur musunuz?” demiş. “Aa?.. Kocam buradayken mi?” diye cevap vermiş kadın, doktor bu sefer adama dönüp “Beyefendi” demiş, “Sanırım sorununuzun nedenini buldum!..”
Görmedim
Yeni bir villaya taşındık ev resmen fareden geçilmiyor.. Yan komşuma şikayetimi anlatınca elinde bir aletle çıkageldi: “Bu alet bizim duyamayacağımız, ama sadece hayvanların işitebilecekleri bir ses dalgası yayıyor” dedi, “Fareden file kadar hiçbir hayvan eve yaklaşamıyor.” Gülerek “Ciddi misiniz?” dedim “Fareden file kadar ha?” Komşum “Evet” dedi, birden ciddileşerek, “Biz birkaç hafta evvel aldık, garajımda vallahi tek bir fil bile görmedim!”
Kristof Kolomb evli olsaydı aşağıdaki sorulara cevap aramaktan asla Amerika’yı keşfedemeyecekti..
- Nereye gidiyorsun?..
- Kiminle?..
- Neden?..
- Neyle gidiyorsunuz?..
- Ya Rabbim, neyi keşfedeceksin neyi?..Tövbe tövbe..
- Neden sadece sen?.. Neden hep sen?.. Neden başkaları değil?..
- Sen burada değilken ben ne yapacağım şimdi?..
- Seninle gelebilir miyim?..
- Pekii, akşamına yemekte olacak mısın?..
- Bunu başından beri bensiz planlıyordun değil mi?..
- Tanrım ne kadar bahtsızım.. Anneme gitmek istiyorum..
- Ve bir daha da dönmeyeceğim...
- Tamam da ne demek?..Tamam da ne demek?..
- Gidişin olur da dönüşün olmaz inşallah...
- El alem bi işe girip efendi gibi çalışsın, sen yok “ora” yok “bura” sürtüp dur..!
- Yahu bu devirde keşfedilmeyen bir yer mi kaldı?.. Güldürme beni... Kim o şırfıntı bulmazsam şerefsizim...
- Gidip gidip Hindistan’ı buluyorsun ve hâlâ usanmadın değil mi?.. Pes yani... Vallahi beş kuruşumuz kalmadı, dolapta ağza atacak bir tek şey yok... Şimdi geçen seferinde getirdiğin atı mı yiyelim yani...

