Haberin Devamı
KOMİK
Cihan Demirci yılın ilk laforizmalarından bir demet gönderdi. İşte son model laforizmalardan seçmeler;
Dizi filmleri gerçek zanneden bir toplumun hayal gücü çoktan bitmiş demektir.
Kendine sahip çıkamayan toplumların tarihine sahip çıkmaya kalkışması cahilliklerinin en büyük kanıtıdır.
Önceleri tarihi tekerrürden ibaret sanan bir toplum, tarih okumadığı, tarih bilmediği ve yıllar yılı cehaletine yatırım yaptığı için tarihi artık sadece; padişahlara teşekkürden ibarettir sanıyor!..
Aldığı malın “Son kullanma tarihi”ne bile bakmayan bir halkın, Osmanlı tarihine dair söyleyebileceği söz olabilir mi?..
Cari açığı kapatılamayacak kadar büyük olan toplumların “Cariye açığı” yaşamamış Osmanlı hanedanını anlayabilmesi imkansızdır!..
Liseli kızlarla-erkeklerin arasını 45 santim açtığınızda aradaki mesafeyi kapatmanız 45 yılda mümkün olmaz!..
Bu Ak Düzen sana yeni seçenekler sunuyor: “Alkol yerine silah al, katil ol, cani ol, kısa süre yat, sonra çık halay çek!..”
Kır düğününde artık izin alınmadan içki içilemeyecekmiş! Kır gitsin o düğünü be kardeşim!..
Ak Düzen diyor ki: “Büyük konuş, büyük götür ama büyük rakı içme!..”
Hesap almaya gelen garson sordu: “Abi sizin neyiniz vardı?” Yanıtım şu oldu: “Bizim bir 70’lik rakı vardı ama bundan sonra bizim gibilere sadece onun günahını yaz, günahını biz ödeyeceğimize göre hesabını da AKP ödesin!..”
ÇOK GÜLDÜM
Yıldırım Tuna’dan haftanın fıkraları
Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralarla hepinize güzel ve keyifli pazarlar dilerim...
Sigara içimi
İki kadın birbirlerine kocalarını çekiştiriyorlarmış, birinci kadın kocasının kendisi ile aşk yapmaktaki aşırı, doymak bilmez iştahından yakınmış, “Sabahları resmen yerlerde sürünüyorum..” demiş sinirden titreyen elleri ile sigara içmeye çalışırken, “Neyse ki şimdi işi çıktı da gitti.. Ama şimdi döndüğünde ayrı kaldık diye o korkunç kabus yeniden başlayacak..” Diğeri “ Hay Allah..!” demiş üzülerek, “ Neymiş be bu?.. Bir yere gidince ne kadar süre ayrı kalıyorsunuz ki?..” İlk kadın “Değişiyor” şakaklarını ovuşturarak, “Ama en fazla bir sigara içimi kadar falan..!”
Çerez
Bir kuruyemiş tabağı önünüze geldiğinde sırası ile önce Antep fıstıkları, bademler, fındıklar ve fıstıklar tükenir.. En sona sarı ve beyaz leblebiler, çekirdekler kalır. Benzer bir şekilde belirli bir yaşa kadar evlenememişseniz dipte kalan kurumuş beyaz leblebi ve ay çekirdekleriyle idare etmek zorunda kalırsınız.. Ya da “ Olur ya belki bir fıstık bulurum..” umudu ile tabağı karıştırır, karıştırır durursunuz..!
Seçenek
Papaz uçak yolculuğunda adamın birinin yanına oturmuş, kemerler bağlanmış, uçak havalanıp servis başlayınca Papaz’ın yanında oturan adam servis arabasıyla yanına gelen hostese “Bana bir viski..” demiş, hostes adamın içkisini uzatmış Papaz’a dönüp sormuş “Siz de ister miydiniz?..” diye, Papaz yüzünde birden beliren nefret ifadesi ile “İçki bu dudaklara değeceğine ahlaksız bir fahişelerin tecavüzüne uğramayı tercih ederim” diye cevap vermiş titreyerek, bunu duyan Papazın yanında oturan adam “Bir dakika” demiş yüzündeki şaşkın bir ifade ile viski bardağını geri uzatırken “Böyle bir seçenek olduğunu bilmiyordum.. İki tane olsun lütfen..!”
Kızgın baba
Bana evlenme teklif eden çocuk benden yüz bulamayınca gitmiş kendini evimizin tam önündeki ağaca asmak istemiş.. Çok sinirlendi babam, “ Kızıma asıldığı yetmiyormuş gibi şimdi de gitti bizim bahçedeki ağaca asılmaya çalışıyor..” diye..!
Öğle yemeği
Zordaki şirketi kurtarmak için işe yeni atanan Genel Müdür öğle saatlerinde aniden ofise dalmış, tembel tembel duvara yaslanmış duran delikanlıya koşup “Söyle bakayım sen ayda kaç dolar alıyorsun?..” diye yapışmış yakasına “B..Bin dolar efendim..!” diye cevap vermiş şaşıran delikanlı..
Genel Müdür çıkarmış cüzdanını, saymış 1000 doları, çarparcasına tutuşturmuş eline, “Al şunu ve buradan hemen defol..! ve bir daha da buralarda görünme!” demiş sinirden titreyerek. Delikanlı parayı alıp kaçarcasına terk etmiş ofisi, Genel Müdür Personel şefine dönüp “Bu tembel mahluk, bu asalak kertenkele hangi bölümde çalışıyordu?” demiş sakinleşmeye çalışarak, “Kendisi köşedeki dönercide çalışıyor efendim” diye cevap vermiş personel şefi gözlüklerini düzelterek, “ Arkadaşlar öğle yemeği için dürüm istetmişlerdi de..!”
Acı çekecek
Anne Kız büyük bir alışveriş merkezinde dolaşırlarken annenin gözü vitrinde son derece pahalı bir kürk’ün fotoğrafını görmüş, “Ahh..” demiş kızına “Bundan mutlaka bir tane ısmarlamalıyım.” Kızı “Ama anne..” diye cevap vermiş “Sen ona sahip olacaksın diye savunmasız hayvan kim bilir ne kadar acı çekecek.” Anne cevaplamış “ Aa?.. Kredi kartına taksitle bilmem kaça bölüyorlar kızım..” demiş kadın. “Merak etme Babanın ruhu bile duymaz..!”
HOŞUMA GİDENLER
Tarihe devam
Doç. Burhan Tarlabaşı’nın düzenlediği tarihi fıkralar geçen hafta birçok okurumun ilgisini çekti. Bugün de devam ediyorum;
Bilmek için öğrenmek
Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) a sormuşlar: “Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?” Cevap vermiş: “Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!”
Böyle korunur
Değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak: “Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!”
Ne işin vardı?
Garson Türk müşteriye: “Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz” deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış: “Orada ne işiniz vardı?”
Derdin devasızı
İbni Sinâ ya “Dünyada devâsı olmayan bir dert var mıdır?” diye sorduklarında “Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır” cevabını vermiş.
Ders alabilmek
Lokman Hekim’e “Bilgeliğini kimlerden aldın?” diye sorduklarında “Körlerden” cevabını vermiş. “Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar.”
Gani Yıldız’dan
Nazım’dan alıntı yapan Kılıçdaroğlu, “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!” demiş. Dediğini yapabilmesi için projektör gibi aydınlatıp ampulü bastırması lazım!
Polat Alemdar’a söyleyelim, Kurtlar Vadisi’nde petrol arasın. Bulursa; benzinin fiyatını düşürerek vatana en büyük hizmeti yapmış olur!
Trafik terörü deyince aklımıza sadece kazalarda ölen ve yaralananlar gelmesin. Karşısındakini kurallara uyması için uyarıp “terör mağduru” olan çok vatandaşımız var!
Canlı hayvan ve et ithalatı yüzünden yerli üreticiler pazardan çekiliyor. Et fiyatlarını düşürmek amacıyla başlayan ithalat, şekil değiştirerek “ithalET”e dönüştü!
Ertuğrul Günay: Başbakan heykele ucube demedi.
Başbakan: Heykele ucube dedim.
Ertuğrul Günay: Benim kastettiğim Başbakan, İngiltere Başbakanı...
Doğru, İngiltere Başbakanı heykele ucube demedi!
İçkiyi adeta yasaklayan kararlardan sonra, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na, “Tütün ve Alkol Piyasasını Dümdüz Etme Kurumu” diyebiliriz!

