CHP sandıkların ne kadarına sahip çıktı?

Haberin Devamı

Seçimler bitti, AKP 3. kez üstelik zafer kazanarak iktidarını sürdürme hakkı kazandı. Elbette kazanan taraf çok sevinçli ve mutlu, kaybedenler ise durumdan pek hoşnut değil. Bunlar çok doğal.

Ancak seçimden önce kamuoyunun bir bölümünde oluşan kuşkuların da giderilmesi gerek. Bir yılda artan 8 milyonun üzerinde yeni seçmen, bazı adreslerde görünen hayali seçmenler, mükerrer oy kullanıldığına ilişkin iddialar, bilgisayar sisteminin sağlıklı olup olmadığı konusundaki sorular herkesi rahatlatacak ölçüde cevaplanmadı.
Elbette Yüksek Seçim Kurulu “resmi” açıklamalarıyla bu tür iddiaları yalanladı, buna karşı muhalefet partileri seçim öncesi yapılan bu uyarıları ne kadar dikkate aldı ve seçimleri iyi izledi mi, orası henüz bilinmiyor.
Örneğin CHP’nin bu seçimlerde iddialı olduğu gibi sandıklara sahip çıktı mı? Her sandık başında en az bir müşahit bulundurdu mu, sandık sonuçlarının resmi tutanakları alındı mı, birleştirme tutanaklarının yazılımı sırasında başında duruldu mu, tutanak alındı mı?
CHP’nin bu konudaki görevlileri, başta Emrehan Halıcı olmak üzere kamuoyunu tatmin edici açılama yapmak zorunda.
CHP’nin intenet sitesinde sandıklara göre kullanılan oylar görülüyor. Ama bu liste YSK’nın internet sitesinde yok. Sandık bazındaki sonuçlar YSK sitesine konacak mı?
CHP sitesine bütün sandıkları koyduğuna göre bunun sağlaması yapıldı mı, bütün sandıklar toplandı ve YSK’nın açıkladığı toplam sonuç bulundu mu? CHP’nin bu konudaki çalışması ile ilgili de açıklama yapması gerek.
Gelelim gelen bazı ihbar ve şikâyetlere.

Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker diyor ki “Bazı yerlerde adayımıza hiç oy çıkmadı, buna karşı adayımız olmayan bazı yerlerde bize verilmiş oylar var, bu nasıl iş.”

Bir okurum göndermiş. Şöyle diyor: “Tek katlı evimizde karı koca oturuyoruz. Seçimden önce asılan seçmen listelerinde bizim adreste tanımadığımız üç kişinin oturduğunu gördük. İhbar ettik. Düzeltildiğini söylediler. Ama sonra evimize bu tanımadığımız üç kişi adına seçmen kartı geldi. Hemen şikâyette bulunduk, kartları alıp yanlışlık olduğunu söylediler. Seçim günü oyumuzu kullandıktan sonra özellikle bizim evde yanlışlıkla yazıldığı söylenen isimleri aradım ve buldum. Bizim adreste oturuyor görünüyorlardı ve bizden önce gelip oylarını kullanmışlardı.”

Bunun bir izahı olacaktır herhalde.

Hem Tuncay Özkan’a hem CHP’ye basılmış 10 bin pusula iptal edilmiş örneğin. Birkaç kişi hata yapabilir ama 10 bin fazla. Güya bazı seçmenlere “İkisine de basarsanız hem CHP oy alır hem Tuncay Özkan seçilir” denmiş. 10 bin kişi bu kadar aptallık yapabilir mi? Tabii “tepki oylarıdır” diyenler de var, ama durum yine de kuşkulu.

Yine fazla basılan 19 milyon oy pusulasının sağlıklı biçimde iade edilip edilmediği, bunlardan kaybolan olup olmadığı da merak konusu.

CHP ve tabii ki MHP’nin seçim birimlerinin bu konuları iyi araştırması ve her partinin en azından kendi mensuplarını tatmin edecek açıklamalar yapması gerek.

******

Şımarıklığı bırakın artık

Biat etmiş gazetecilerin çılgınca sevinmelerini anlıyorum. Göstermiyorlardı pek ama yürekleri ağızlarındaydı. Genel hava onları da tedirgin ediyordu. İşin sonunda AKP’nin beklenenden az oy alması da vardı. Bu nedenle son günlerde hiç de ahlaki olmayan yöntemlerle hem muhalefete hem de AKP’den yana olmayan gazetecilere karşı saldırıya da geçmişlerdi.

Neyse ki seçimler bitti, biat etmişlerin morali yerine geldi, şimdi saldırılarını artırdılar.

Türk halkını tanımayanlar, değişimin farkına varmayanlar, gelişmeleri okuyamayanlar yine yenilmiş. Tahminler tutmamış.
Dün de yazdım, seçim yaptık maç yapmadık. Ya da loto oynamadık.

Tahminde bulunmak ve yanılmak sanki dünyanın en kötü şeyi.
Hepsini geçiyorum. Hazımsızlar zaten her yerde olduğu gibi seçimde de kazanınca kendilerinden olmayanları alaya almaya; sataşmaya, hakaret etmeye pek yatkındır. Bunlara aldırmam.

Ama biat etmek dışında gazetecilikle ilgisi olmayanlar “Bunlar Türkiye’yi okuyamıyor, artık yazı da yazmasınlar, kalemlerini bıraksınlar, gazetecilik yapmasınlar” diye kampanya açmalarını anlayamıyorum.
Bu iktidardan karnını doyuran, zenginleşen, patronluk taslayanların, bir yandan demokrasi, özürlükler, hukuk diye naralar atarken diğer yandan kendileri gibi biat etmemiş olan, başka fikirleri de savunanları topyekûn yok etmeye çalışmaları herhalde bize özgü ibret verici bir durum.
Her gazeteci, yazar yanlış gözlemler de yapar.

Örneğin Habur rezaletinin milli duygular üzerinde etkisi olacağını tahmin edersiniz bu tutmaz.

Bir vatandaşın taş attı diye ölmesine hak vermenin toplumda ters etki yaratacağını sanırsınız yanılırsınız.

Siftah bile etmediğini söyleyip “ailecek açız” diye feryat edenlerin oy tercihi tahmininde yanılırsınız.

“Bu iktidar çiftçiyi, hayvancıyı öldürdü, bir lokmaya muhtaç hale getirdi” diye ağlayanların muhalefete oy vereceğini sanır, yanılırsınız.

İki üniversite bitirmiş üç lisan bilen kızının evde oturduğunu ağlayarak anlatan babadan etkilenirsiniz, yanılırsınız.

Mitinglere otobüs otobüs adam taşındığını, devlet dairelerinin tatil edildiğini, öğrencilerin bile meydanlara taşındığını görür “Bu nedir?” diye sorar, yanılırsınız.
1 milyon 700 bin öğrencinin yaşadığı stresten sonra bir tepki oluşacağını tahmin edersiniz, yanılırsınız.
İyi de bu tahminlerinde yanılanlara “Defolun gidin, gazetecilik yapmayın artık” diye ayar vermeye çalışanlar, aylardır “MHP barajı geçemeyecek, CHP yüzde 21’i anca bulur” tahminleri tutmayanların yerlerinde kalmasını neden isterler ki?

*****

CHP’de yeni Parti Meclisi

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Partimiz seçimden güçlenerek çıktı” demesine rağmen CHP’de kazanlar kaynamaya başladı. “Yeni CHP”den rahatsızlık duyanların başı çektiği isyancılara, Kılıçdaroğlu’nun yanındaki bazı isimlerin de destek verdiğini öğrendim.

Bu arada Baykal’ın da atağa kalktığı ve Parti Meclisi’nin yeniden oluşturulması için Kurultay toplanmasını isteyeceği belirtiliyor. Kurultay çağrısı için imza toplanmaya başlanmış bile.

Baykal’ın “şimdilik” Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını tartışmaya açmak istemediği ama başta Gürsel Tekin olmak üzere birçok yöneticinin yerlerini bırakmasını istediği ileri sürülüyor. Baykal’ın şu sıralarda hiçbir şekilde yönetimde yer almayı düşünmediğini de öğrendim.

*****

CHP’nin oluşturduğu komisyon AKP’nin aldığı yüzde 50’yi araştıracakmış. İşe CHP’nin alamadığı yüzde 74’ü araştırarak başlasalar daha iyi olmaz mı? (Gani Yıldız)

DİĞER YENİ YAZILAR