Çok ilginç bir olay yaşadı CHP İstanbul teşkilatı. Genel Başkan tarafından “Büyükşehir Belediye Meclis Başkanı” sıfatıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanına konan Gürsel Tekin’in adaylığına itiraz geldi.
İtirazlardan biri AKP tarafından yapıldı. Ama herkes ikinci başvuruya takılmış durumda.
Çünkü Gürsel Tekin’in meclis üyeliği için aday olamayacağını ileri süren kişi bir CHP üyesi.
Nezih Küçükerdem başvurusunda “Gürsel Tekin yasal süre içinde CHP İl Başkanlığı’ndan istifa etmemiştir, bu durumda adaylığının düşürülmesi gerek” diyor. Kadıköy İlçe Seçimi Kurulu bu başvuruyu reddetti. Ama Küçükerdem’in İstanbul İl Seçim Kurulu’na itiraz ettiğini öğrendim. Eğer başvuru burada da reddedilirse Küçükerdem, Yüksek Seçim Kurulu’na gidecekmiş.
Ben de merak ettim; gerçekten CHP İstanbul İl Başkanı 30 Kasım 2008 itibarıyla istifa etti mi, etmedi mi? Gürsel Tekin “Ben enayi miyim ki istifa etmeden aday olayım” diye savunuyor kendisini.
Bir İl Başkanı’nın istifa edip etmediği nasıl belli olur? Birincisi istifa dilekçesi vardır herhalde. İkincisi parti defterine yazılması gerek. Bütün bunların dışında Yargıtay’daki Siyasi Partiler Masası’ndaki sicil defterine istifanın işlenmiş olması gerek. Yargıtay’da bu kayıt var mı? Bilemiyorum. Herhalde İl Seçim Kurulu soracaktır. İldeki parti karar defterini de görmedik, belki CHP yönetimi bugün yarın defteri gösterir. Ama en azından Gürsel Tekin’in istifa yazısını göstermesi gerekirdi ki bu da yok.
Gelelim işin ilginç yanına. Açın CHP’nin resmi internet sitesini. Sayfanın hemen sağında İstanbul İl Başkanı’nın Gürsel Tekin olduğu belirtiliyor. Yönetim bölümüne giriyorsunuz, İl Başkanı orada da Gürsel Tekin. Üstelik özgeçmişinin sonuna “istifa etmiştir” diye bir ekleme de yapılmamış. Demek ki Tekin resmen hâlâ başkan.
Eğer söylendiği gibi Tekin istifa ettiyse, şu anda CHP İstanbul İl Başkanı kim? 30 Kasım’dan bu yana karar defterlerini ya da yapılan işlemleri İl Başkanı sıfatıyla kim imzalıyor?
Tekin istifa ettiyse 19 Aralık’ta CHP ilçe başkanlıklarına yazdığı yazıya neden İl Başkanı imzası attı?
İhanetti, Brütüs’tü bunlar elbette konuşulur, buna karşın eğer CHP böyle bir hata yaptıysa bedelini de ödemek zorunda. Bunun yanı sıra, araştırma yaparken ilginç bir şey gözüme çarptı. Gürsel Tekin, 1989 yılında Belediye Meclis Üyeliğine seçilmiş. Sonra anlaşılmış ki henüz 24 yaşında, yani seçilme yaşının altında. Üyeliği iptal edilmiş.
Tekin “Enayi miyim?” diyor ya, 1989’da böyle bir şey yaşanmış.
Yüzde 75’i doğru
Ergenekon davası sürerken çok ilginç açıklamalar da yapılıyor. Sızdırma bilgilerle aylardır yayın yapan AKP’li medya bu açıklamaları da orasından burasından çekiştirip “amaca uygun” hale getiriyor.
Örneğin, emekli General Erdal Şenel’in “Belgeleri görünce ürktüm” sözleri bu medyada öyle şekilde yayınlandı ki, okuyanlar “Demek ki general de suçüstü yakalandı” diye yorum yapıyor.
Oysa anlaşıldığı kadarıyla emekli generalin söylediği şu: “Evet, bu belgelere bakınca insan ürperiyor. Ama bu belgenin benim evimde bulunduğu söyleniyor. Benim hiç haberim yok.”
Ne kadar farklı değil mi?
Bunun gibi örneğin Verso Araştırma Şirketi’nin sahibi Erhan Göksel’in sözleri de bu medyada manşet. Göksel demiş ki “Ergenekon’un yüzde 75’i doğru.” AKP medyası da bu sözleri aylardır süren Ergenekon yayınlarına dayanak yapmış. Güzel de, yüzde 75’i doğruysa yüzde 25 de yalan anlamına geliyor. Peki bu yüzde 25 yalan, tüm davayı ne kadar etkiliyor. Kaç kişi bu yalan kapsamında aylardır hapiste çile çekiyor ve iddianamesinin yazılmasıyla birlikte hâkim önüne çıkacağı günü bekliyor.
Yargıyla bu kadar oynanmamalı.
Güncel bir banka fıkrası
Ekonomik krizle birlikte kredi kartı borçlularının, ev, araç ve ihtiyaç kredisi alanların ödeme sıkıntısı yaşadığı bilinen gerçek. Nitekim bankaların müşteri hizmeti servisleri neredeyse 18 saat boyunca “alacaklı oldukları müşterilerine” telefonla arayarak “Borcunuzu ne zaman ödeyeceksiniz?” diye soruyorlar.
Kimilerinin çok bunaldığını biliyorum bu telefonlardan. Ama ne yapalım borç borçtur, ödenecek elbette.
Gelin bu konuyu da “tebessüm” haline getiren bir fıkrayla borcu olanları sorundan birkaç dakikalığına kurtaralım.
Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avusturalya’da tatil yapmaya karar vermişlerdi. Uçak okyanusun üzerindeyken pilotun anonsu sessizliği bozmuş: “Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız.”
Pilot devam etmiş: “Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız. Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak.” Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yapmış, kimsenin burnu bile kanamamış.
Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tutmuş ve “Bu ay xbank kredi kartı borcunu ödemiş miydin?” diye sormuş. Karısı “Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?” cevabını verince adam yine sormuş: “ybank’taki araba kredisinin taksidini ödemiş miydin?”
Karısı biraz mahçup şekilde “Özür dilerim canım, onu da ödememiştim” deyince adam karısının ellerini bırakıp kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarılmış. Sonra karısına “Ah benim güzel karıcığım, borçları ödemeyerek hayatımızı kurtardın, bizi kesin bulacaklar demektir.”
İl Genel Meclisi
Pazartesi yazımda CHP’ye uyarı yapmak isteyenlerin, başkan adaylarına oy vermeleri, buna karşın İl Genel Meclisi seçiminde farklı partilere yönelebileceklerini belirterek “Böylece parti yönetimi gerçeği görecektir” demiştim.
Bazı okurlar “İl Genel Meclisi seçimlerinde başka partiye oy verirsek, seçilecek başkan sıkıntıya girmeyecek mi?” diye soruyorlar.
Girmez, çünkü İl Genel Meclisi çok farklı. Belediyelerle hiç ilgisi yok, idari yapıdır. Valiye karşı sorumludur. Yerel seçimlere sadece belediye sınırları içinde oturanlar katılacak. Oysa İl Genel Meclisi seçimi tıpkı genel seçim gibi en ücra köşedeki seçmenin bile oy kullanacağı seçim. Bu nedenle partiler siyaseten, kazandıkları başkanlıkların yanı sıra İl Genel Meclisi sonuçlarına bakacaklar, çünkü genel seçim niteliğindeki seçim bu.
Bugün 20.00’de Habertürk’teyim
Habertürk’te bu akşam Erdoğan Aktaş’ın sunduğu programda gündemdeki son gelişmelerle ilgili görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Canlı yayınlanan program saat 20.00’de başlayacak.

