CHP iktidarı

Haberin Devamı

OKURUMLA SOHBETLER

Sevgili okurlar; uzun bayram tatili bitti, hepimiz tekrar hayata döndük. Keşke bayram tatilinden yararlanarak birkaç mutlu gün geçirmek isteyen yüzü aşkın vatandaşımız da trafik canavarının kurbanı olmasalardı, bayram sevincimize trafik kazalarının gölgesi düşmeseydi.

Bayram sakindi

Her zaman olduğu gibi bu bayram da siyasi açıdan sakin geçti. Başbakan Erdoğan’ın Süleymaniye’de kıldığı namazdan sonra bir miting şovu yapması pek yakışık almadı ama “o kadar kusur kadı kızında da olur” diyelim artık. Erdoğan daha sonra ortalarda hiç görünmedi, dinlendi.

CHP’de bayram bereketi

Bu bayramı en hareketli geçiren parti ise CHP oldu. CHP eski yılların aksine bayram adetlerini hakkıyla yerine getirdiği gibi Genel Başkan Kılıçdaroğlu bayram boyunca oradan oraya koştu. Tabii bu durum CHP’nin de çok tartışılmasına yol açtı, övgüler ve yergiler birbirini kovaladı.

CHP’nin yeni açılımları

Öncelikle kısa bir özet yapmak istiyorum. CHP, Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa damgasını vurmasıyla birlikte atağa kalktı. Parti daha önce önemsemediği ya da pek vakit ayırmadığı konuların üzerine eğilmeye başladı. Bu hareketliliğin konuşulup tartışılmaması ise mümkün değil elbette.

Avrupa’da yeni CHP tavrı

Bayramla birlikte Avrupa’ya giden CHP liderinin Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Birliği temasları bana göre olumlu adımlardı. CHP’nin yıllarca ihmal ettiği Avrupa ve Sosyalist Enternasyonal’le ilişkilerini geliştirmesi hayırlı bir gidiştir.

Güneydoğu’ya ilgi

Kürt sorunu konusunda şimdiye kadar “içe kapalı” bir politika izleyen CHP’nin yeni dönemde bu konuya da ilgi göstermesi de olumlu adımdır. Şurası bilinmelidir ki, Kürt konusu CHP’nin de olumlu katkısı olmadan kolay çözülemez. İktidarın sorunu tek başına çözmesi ise mümkün değildir.

CHP’ye yönelik eleştiriler

CHP’deki bazı tavır değişiklikleri çeşitli çevrelerde endişe yaratıyor gözlediğim kadarıyla. Öncelikle CHP içindeki bazı kesimler “parti içi iktidarın ellerinden tamamen kayıp gitmesinden” korkarak Kılıçdaroğlu’na karşı yoğun bir eleştiri bombardımanı başlattılar. Ama bu kesimin ne amaçladığı da belli değil.

İktidarı önlemek

Kılıçdaroğlu belli ki seçime kadar siyasi rakipleriyle olduğu kadar parti içindeki kötü niyetlilerle de savaşmak zorunda kalacak. Bu mücadelenin seçim performansını düşürmesi ihtimali büyüktür. CHP içindeki bazı mihrakların “seçim hezimeti” için şimdiden kolları
sıvadıkları anlaşılıyor.

Sorun olan çıkışlar

CHP içindeki kötü niyetli kişiler Kılıçdaroğlu’nun Paris’te Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret etmesinden yola çıkarak “partinin yolundan saptığı” iddiasını ortaya attı. Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununa” da değinmesi parti içindeki kimi kesimleri şiddetle rahatsız etti. Peki neden?

Ne var Ahmet Kaya’da?

Ahmet Kaya Kürt asıllı bir sanatçı. Ülkeden ayrılışı, yurt dışındaki faaliyetleri ve ölümü hâlâ tartışılıyor. Buna karşın kimsenin Kılıçdaroğlu’nu, mezar ziyareti yaptığı için suçlamaya hakkı olamaz. Tam tersine Kılıçdaroğlu insani bir duruş sergilemiş ve Kürt sorununa bakış açısını göstermek için yeni bir kapı açmıştır.

Kılıçdaroğlu Diyarbakır’da

CHP içindeki kötü niyetlileri Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyareti de çok rahatsız etti. Erdoğan’ın istismar ettiği bir konu vardı “CHP Sivas’tan öteye geçemiyor” diyordu, Kılıçdaroğlu bu istismar aracını AKP’nin elinden aldı artık, kim bilir belki bazı CHP’liler bunu hazmedemiyordur.

İktidarın rahatsızlığı

Elbette Kılıçdaroğlu’nın başı parti içindeki kötü niyetlilerle biraz sıkıntıdadır ama asıl sorun iktidarın son gelişmelerden duyduğu rahatsızlığın ortaya çıkmasıdır. Belli ki CHP’deki yeni atılımlar iktidar partisinde çok ciddi bir endişe yaratıyor. Bu nedenle AKP’li medya topyekûn atağa kalkmış durumda.

CHP-BDP ittifakı

Bayram nedeniyle verilen sıcak mesajlardan biri BDP’nin CHP ile birlikte “solda güç birliği” önerisi yapmayı düşündüğüydü. Konu CHP’nin yeni Genel Sekreteri’ne soruldu, Süheyl Batum “belli koşullar çerçevesinde her partiyle görüşülebileceğini” söyledi ve kıyamet koparıldı.

Yalan haberin tadı

İktidara yakın medya Batum’un açıklamasını “CHP-BDP ile ittifaka hazırlanıyor” başlıklarıyla duyurdu. Batum defalarca “Ben böyle bir şey söylemedim” dese de, malum medya kulağını tıkayıp aynı başlığı defalarca kullanmaktan hiç çekinmedi. Yalan haberin tadı ve şehvetine kendini kaptırdı anlaşılan.

Çok çirkin kurnazlık

İktidar medyası “çok çirkin” bir kurnazlığı yine sergiliyordu. İktidar canhıraş biçimde “Kürt açılımı” söylemi ile adeta beyin yıkarken, muhalefetten uzatılan eli istismar etmekten ve CHP’yi “Kürt sopası” ile vurmaya çalışmaktan sakınmadı. AKP Kürtler’e yakınlaşırsa iyi CHP yakınlaşırsa kötü durumu yani.

Komik oluyorlar

Aslına bakarsanız AKP medyası CHP’yi “Kürt sopası” ile dövme yarışında hayli komik de oluyor. Çünkü başlıklara bakınca anlıyorsunuz ki CHP’nin Kürt konusuna sıcak bakışı “eleştirel” açıdan ele alınıyor. Halka “İşte görüyorsunuz CHP Kürtlerle (“hain”lerle) işbirliği içinde” mesajı veriliyor.

CHP yolundan şaşmamalı

Herhalde CHP’nin yeni yönetimi de bu oyunu görüyordur. Atılan manşetlerin “Kürt sorunu üzerinden CHP’yi vurmaya çalışmak” olduğunu fark ediyordur. O halde doğru yolda olduklarının da ayırdındadırlar. Eğer AKP ve yandaşları bu kurnazlığı yapıyorsa CHP doğru yapıyor demektir.

Bir de Baykal faktörü

Bu arada CHP’nin seçime kadar başını ağrıtacak konulardan birinin de Baykal olduğu anlaşılıyor. Baykal her ne kadar “akil adam” duruşu sergiliyorsa da giderek CHP’ye zarar verdiğini görmek zorundadır. Baykal belli ki “kendi neden olduğu” akıbetini henüz hazmetmiş durumda değil.

AKP’nin Baykal hayranlığı

Tayyip Erdoğan sık sık CHP’nin başında Baykal’ın olmasının kendileri için bir şans olduğunu söyler. Şimdi aynı Baykal, Genel Başkanlığı bıraktıktan sonra da bu özelliğini sürdürüyor. AKP medyasının manşetlerinde “kendi partisini eleştiren” ve seçmenlere “Bu partiye oy verirken dikkat edin” anlamına gelen sözler söyleyen Baykal var. Baykal görmüyor mu?

Merakım şu: Deniz Baykal, AKP medyasının kendisi üzerinden CHP’ye vurduğunu görmüyor mu? Bunca yıllık çok değerli bir siyaset adamı, hırsına kapılıp da Türkiye Cumhuriyeti’nin korunabileceği belki de son seçime giderken AKP’nin ekmeğine yağ sürmeyi vicdanına nasıl sığdırabiliyor?

Seçmen şaşırabilir

Bu konudaki son sözüm, oyunu CHP’ye vermeyi düşünen kesimlere. CHP son döneme kadar biraz içine kapalı siyasetle ve parti içi iktidarı daha fazla önemseyen bir zihniyetle yönetildi. Bu nedenle AKP’nin bayrak yaptığı bazı konularda pasif kaldı. Şimdi bu konulara el atması CHP seçmenini şaşırtabilir.

Acele karar verilmemeli

Ancak CHP’nin yeni atakları Türkiye gerçekleri ile örtüşmektedir. Bazı konulardan uzun yıllar uzak kalmak şimdi bir adaptasyon sıkıntısı yaratabilir. Diyorum ki kimse acele etmesin, özellikle iktidar propagandalarına aldanıp çok acele karar vermesin. Tam tersine CHP’nin yeni açılımlarını dikkatle izleyip kararını öyle versin.

Türkiye şahlandı!

Bayram günlerine Lizbon’da yapılan NATO toplantıları da damgasını vurdu. Türkiye’nin bu toplantıların yıldızı olduğu, iktidar kalemleri tarafından ballandıra ballandıra anlatıldı. Peki gerçek acaba bu mu? Türkiye NATO’ya boyun mu eğdirdi. Şahlandık mı? Bunları da hafta içinde yazacağım.
Hepinize iyi haftalar...

DİĞER YENİ YAZILAR