CHP’de ön seçim kavga çıkarır

Haberin Devamı

ANALİZ

Tuhaf bir ülkeyiz, “muhalefete muhalefet” gibi bir garabeti icat eden medyamızın seçkin isimleri uzun bir süredir CHP’nin seçimlerde adaylarını nasıl belirleyeceğini sorguluyor.

Kimse “AKP adaylarını nasıl belirleyecek?” diye bir soru soramıyor. Ki zaten bu kimsenin haddi olmadığı gibi buna cesaret edecek babayiğit de zor bulunur.

Eh iktidara bir şey söylemek yürek istiyorsa, ne yaparsınız ki muhalefetle, muhalefetin de CHP tarafıyla idare edecek herkes. Nitekim öyle oluyor.

Aslına bakarsanız ben de CHP’nin adaylarını nasıl belirleyeceğini merak ediyorum. Çünkü CHP’den başka hiçbir partide böyle bir sorun yok. Bir tek CHP, daha Genel Başkanı’ndan başlayarak bu konuda kafa karıştırıcı açıklamalar yapıyor.

Kılıçdaroğlu’nun konuştuğu gazetecilerden öğrendiğimiz kadarıyla “Hem ondan hem ondan” olacakmış. Yani biraz genel merkez yoklaması, biraz ön seçim. Ama işin aslı, sanıyorum tamamını genel merkez halledecektir.

Bana göre de işin doğrusu budur. 12 Haziran seçimlerinde CHP tüm adaylarını tek elden belirlemelidir. Ön seçim yapması halinde partinin çok karışacağını, küskünlüklerin, kırgınlıkların ve hatta ihanetlerin yaşanacağını söylemek yanlış olmaz.

Tabii bunu söylerken, genel merkez belirlemesinin “son kez yapılacağının” açıklanmasının gerekli olduğunu da söylemeliyim. Bu seçimler için genel merkez yoklaması, ama bundan sonraki seçimlerde adayların tamamına yakınının ön seçimle belirlenmesi esas olmalıdır.

Peki neden şimdi ön seçim olmamalı? Çok basit; CHP örgütü, çok abartılan, sanki iyi iş yapıyormuş gibi gösterilen, oysa içi tamamen boşalmış, birkaç idealist hariç kimsenin çalışmadığı, herkesin birbirinin gözünü oymaya çalıştığı, al gülüm ver gülüm hesaplarının yapıldığı bir gayya kuyusu.

Sorarsanız CHP’liler en çok örgütleriyle övünürler.

Görünüşte böyledir tabii, en eski partidir bir kere, her ilde örgütü vardır, sağlam bir tabanı da barındırır. Peki işlev? Sıfıra yakın.

Bu nedenle, birincisi CHP örgütünü baştan aşağı yenilemeli.

Ama bir komplekse kapılmadan, hatır gönül işine girmeden, senden benden, Deniz’ci Önder’ci ayrımı yapmadan.

Ardından parti üyeliği yeniden ele alınmalı, üye kayıtları yenilenmeli, yeni üyeler kaydedilmeli. Bundan sonraki seçimlerde aday belirlemek için yapılacak ön seçimlere sadece belli vaatlerle kotarılmış delegeler değil, üyelerin tümü katılmalı. Bu seçimler de hâkim denetimi altında gerçekleştirilmeli.

*****


DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

CHP’ye başvur, sonra otur bekle


Gerek okur mesajlarından, gerek gelen mektuplardan gerekse yüz yüze yaptığım görüşmelerden anladığım şu ki CHP’nin “halkla ilişkiler” kavramından zerre haberi yok.

Dünkü yazımda Tuncay Özkan adına Kılıçdaroğlu’na sunulmak istenen bir mektubun 8 aydır beklediğini yazmıştım. Ancak şurası kesin ki, CHP’nin kapısında bekleyen mektuplar, başvurular veya randevu talepleri sadece Tuncay Özkan‘la sınırlı değil. Pek çok vatandaştan benzer tepkiler alıyorum.

Örneğin en büyük şikâyet “Biz size hemen döneceğiz” denilen iletişim hattından geliyor. Buraya mesaj bırakanların büyük çoğunluğu bir cevap alamamaktan ya da “Teşekkür ederiz, sizi arayacağız” mesajı aldıktan sonra bir daha ilişki kuramamaktan yakınıyor.

Çok büyük oranda bir şikâyet de partiye üye olmak isteyenlere çıkarılan zorluklar. “Bizi adeta kapıdan kovuyorlar, üye yapmıyorlar, bir kişi bile ilgilenmiyor” diyenlerin sayısı o kadar çok ki anlatamam.

AKP’li herhangi bir belediyeye küçük bir iş için gidenler bile odasının kapısı açık olan Başkan’a uğrama şansı bulduklarını belirtirken CHP’li belediyelerden de çok şikâyet geliyor. Bırakın Başkan’a bir merhaba demeyi basit işlerinin bile yokuşa sürüldüğünü söyleyen vatandaşlar da azımsanmayacak sayıda.

CHP’nin acilen bu soruna el atması gerek. Mutlaka bir halkla ilişkiler birimi kurulmalı, gelen her mesaj mutlaka değerlendirilmeli ve tatmin edici cevaplar verilmeli, gerekli görülenler de yöneticilere mutlaka aktarılmalı.

Şurada tek başıma ben bile günde 200’e yakın mesaja cevap verirken koca parti bunu nasıl beceremez?

*****


YENİ ÖĞRENDİM

Burcu Esmersoy’dan yakıt tasarrufu önerileri


Ekranlardan tanıdığınız Burcu Esmersoy’dan bir mektup aldım. Yakıt tasarrufu ile ilgili yazdığım yazının okurlar tarafından uygulanmasının bende yarattığı memnuniyeti anlattığım yazıma atıfta bulunarak “bir petrol şirketi adına yakıt tasarrufu kampanyasında görev alacağını” söyleyen Burcu Esmersoy bazı tasarruf önlemlerini de sıralamış.

Herkesin işine yarayacağını düşünerek bu önerileri sizlerle paylaşmak istedim.

* Sabit hızı tercih edin. Sabit hızdan 12 kilometre hızlı gitmek yakıt tüketimini yüzde 23’e yakın artırır.

* Tıkanmış hava filtresi yakıt tüketimini yüzde 10 artırır.

* Aracınızı gereksiz yüklerden arındırın, yüzde 5 tasarruf edin.

* Klimayı sürekli açık tutmayın. Yüzde 8 fazla yakıt gerektirir.

* Lastiklerinizin havasını konrtol edin, yüzde 3 tasarrnuf edersiniz.

* Hızlı giderken camı aralamak bile yakıt tüketimini artırır.

*****


ÇOK GÜLDÜM

Musa Ağacık’tan inciler


Musa Ağacık Türk medyasının en renkli isimlerinden biri. Ne yazık ki şu sıralar mesleğini dilediği gibi yapamıyor.

Eksikliğini hissediyoruz elbette.

Ağacık yaptığı çok ilginç esprilerle, kendine özgü deyimleriyle ve siyasilere sorduğu sorularla bambaşka bir kişilik.

Geçenlerde Beyoğlu’nda rastladım Musa Ağacık’a. Oturup birer çay içtik, dertleştik. Sıkıntılı elbette Musa, ama isyan da etmiyor “Her karanlığın bir de sabahı vardır” diyor.

Laf arasında birbirinden ilginç o kadar deyim söyledi ki, “Dur bir dakika şunları not alayım” dedim. İşte Musa Ağacık’ın bir çay içimi sohbette kullandığı “kendine özgü” deyimlerinden birkaçı;

Akpokrasi
Akpokratlar
Demokratör
Demokratörlük
Demokratörkörlük
Hay bin yaşa emi Musa Ağacık..

*****


Zamanında bedevi çadırında ağırladığı liderlere kök söktüren Kaddafi’nin bu gidişle yeni mekânı “oksijen çadırı” olacak! (Gani Yıldız)

*****


Öğünmek ayıptır, ben öğünmedim demek de. (Rüştü Alçı)

DİĞER YENİ YAZILAR