Cama hayat verenlerin ocağı

Haberin Devamı


Geçen hafta pazar günü ne yapalım diye düşünürken aklıma Mutlu Tönbekici’nin büyük emek verdiği Butik Oteller Kitabına bakmak geldi. İstanbul’a yakın daha önce hiç gitmediğim bir yer keşfetmek istedim.

Riva yolunda Mahmut Şevket Paşa köyünün çok yakınında Kulinada adlı bir yer dikkatimi çekti kitapta. Kalktık gittik. Çok değişik ve hoş bir yer. Özellikle baharda ve yaz aylarında harika bir hafta sonu keyif yeri.

Dönerken daha önce hiç görmediğim Riva’ya uğradık, kumsalda buz gibi ayazda yürümek gerçekten çok hoş. Tavsiye ederim.

Aynı yollardan geri dönmemek için Riva’dan çıkışta gördüğüm “Ömerli” kavşağından saptım. Yolu biraz uzatarak ama yeni yer keşfederek gitmek amacıyla.

Orman içinde hayli yol aldıktan sonra Öğümce Köyü yakınlarında ağaçların arasında pırıl pırıl ışıldayan dev bir camekan görünce şaşırdım ve durdum.

Üzerinde “Cam Ocağı Vakfı” yazıyordu. Bir gazetede okumuştum ama ne yerini biliyordum ne de faaliyetlerini.

İçeri girdik. Her tarafta inanılmaz güzel cam eşyalar, hepsi birer sanat eseri gibi.

Nitekim zaten öyleymiş. Vakfı İdari İşler Müdürü Nurşen Tuğtekin tanıyıp ilgilenince her yeri gezme şansı yakaladık. Cam eserlerin nasıl yapıldığını fırınların başında gördük. Camın fırından ateş topu gibi çıkarılmasını, sanatçının üfleyerek bu cama şekil vermesini biraz hayretle ama tamamen hayranlıkla izledik.

Nurşen Tuğtekin bu vakfın cam sanatıyla ilgili en önemli merkez olduğunu belirterek “Burada inanılmaz işler yapıyoruz. Siz daha önceki bir saatte gelseydiniz buradaki hummalı çalışmayı görecektiniz. Dünyanın her yanından cam sanatçıları buraya gelir, eserlerini burada yapar” dedi.

Cam Ocağı Vakfı aynı zamanda bir okul. Çok sayıda cam tutkunu burada cama hayat vermeyi öğreniyor.

Sergilenen eserlere bayıldım. O kadar güzel cam takılar, süsler, dekoratif eserler var ki anlatamam.

İnce bardaklar, kadehler, sürahiler, tabaklar hiçbir yerde göremeyeceğiniz güzellikte.

Tabii fiyatlar biraz pahalı. Ama değer. Buna karşı camdan kolyeler, yüzük ve bilezikler herkesin alabileceği fiyatlarda.

Bugün hava karlı ve dışarı çıkmaya pek müsait değil. Ama diyorum ki bir hafta sonunuzu mutlaka burada geçirin.

Hem cama nasıl hayat verildiğini ders gibi öğrenerek görün, istediğinizi sorun, hem birbirinden güzel camdan sanat eserlerini bir müze gezer gibi görün, hem de hele havalar biraz daha ısınınca vakfın eşsiz yeşil bahçesinde biraz vakit geçirin.

*****


İşte bu haftanın fıkraları

Pek çok yer kar altında. Dışarı çıkmak zor. Elinizde gazeteniz, ciddi haberleri okudunuz, artık biraz gülümseyin. İşte Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralardan bir demet;

Eski dostlar

Annemin 93. yaş gününde ona sürpriz yaparak onun en sevdiği şarkı olan ‘Eski Dostlar’ı o pastasını keserken ağabeyimle beraber bağırarak söyledik, sonra ona sarılıp “Anne, bu şarkıyı seni çok sevdiğimiz için söyledik” dedik. “Mmmm..” dedi annem önüne bakarak “Ben de sizleri çok sevdiğim için dinlemeye tahammül edebildim zaten!”

Sokulgan kedi

Bir kadın kedisini kısırlaştırmak, doğurduğu 6 minik yavruyu da arzu edenlere dağıtmak üzere hayvan barınağına getirmiş, barınak görevlisi kediyi kucağına almadan “Kediniz sokulgan mıdır?” diye sormuş. “Çookkk..!” demiş kadın dişlerini sıkarak, “Ve de öyle sokulgand ır ki, onun için k ısırlaştırmaya getirdik ya..!”

Büyük indirim

Kadın sezonluk büyük indirimin başladığı mağazadaki her kıyafeti saatlerce ağır ağır incelemiş, epey mal alıp parasını kasaya öderken saatine bakıp “Ayy, Kocam çok sinirlenecek” demiş. “Aldıklarınızın fiyatını öğrenince eminim size hak verecektir” demiş kasiyer kız. “Normalde evet de” demiş kadın, “2 saat önce aya ğını kırmış, onu hastaneye yetiştirirken indirim afişlerinizi görünce anında buraya saptım.. Anlamadan 3 saat geçmiş, kızacak aslında ama neyse..!”

Bombacı köpek

Askeri garnizona malzeme getiren TIR nizamiyede durdurulmuş. Dev kamyonun altı ‘aynalarla’ taranmış, şoför mahallinde yapılacak ‘Bomba Kontrolü’ için oraya özel eğitimli bir kurt köpeği çıkarılmış, köpek TIR’ın yatak bölümüne girdiğinde koklamaları hızlanmış, sonunda hırlayarak yatağın içine dalıp battaniyenin altında müthiş debelenmelere başlamış. “Bi.. Bir şey olmaması lazım.” demiş şoför korkudan titreyerek, “Asla bomba, patlayıcı falan olamaz..!” Görevli subay “Sakin olun” demiş “Bunlardan asla bir şey saklamamalıydınız.. Oh olsun.. Öğle yemeğinizi buldu onu yiyor işte..! ”

“Sorma kızım”

Anne ve babasının küçük bir otomobil kazası geçirdiğini öğrenen karım telefonla hemen annesini aradı, annesi “Sorma kızım” dedi, “Direksiyondayken içim geçmiş uyuyuvermişim.. Senin o baban olacak adam hiç uyarmadı yahu.. İnsan hiç mi dikkat etmez?.. Hayret..! ”

İnandırıcılık

İş başvurusunda personel müdürü adama sormuş “Zayıf ve Güçlü yönleriniz hangileridir ” diye. “Benim zayıf tarafım söylediğim gerçeklere insanları asla inandıramam” demiş adam. “Peki, güçlü yanınız nedir?” diye sormuş bu kez personel müdürü. “Şeyy..” demiş adam, “Ben Örümcek Adam’ım..!”

Yaşamın 6 gerçeği testi

1- Çok enteresandır, boynunuzdaki kas yapısı nedeni ile dilinizi dışarı çıkarttığınız anda kesinlikle tavana bakamazsınız..

2- Bütün saf arkadaşlar birinci maddeyi okuduktan sonra bunu hemen denerler..

3- Bunun bir “yalan” olduğu gerçeğini kavrarlar..

4- Şu anda gülümsüyorsun, çünkü bu numarayı sen de yuttun..

5- Bu yazıyı okumasını kesin bir başkasına tavsiye edeceksin..

6- Suratında hala o komik gülümseme var..

*****


Gani Yıldız’dan

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone, “Birinci sınıf demokrasi hedefleyen bir ülkede entelektüel ve gazetecilerin cezaevinde olmasını anlamıyorum. Bizde ifade özgürlüğü kapsamında insanlar çok aptalca şeyler söyleyebilir” demiş. Bunda anlaşılmayacak bir şey yok; bizde de ileri demokrasi kapsamında aptalca şeyler yapılabilir.

***


Soykırım iddialarını çürüten tarihçi milletvekilimiz Yusuf Halaçoğlu iktidara, Fransa’da kabul edilen yasayı iptalin yolunu göstermiş. Türk Tarih Kurumu Başkanı iken kendisine kapıyı gösterenler, şimdi gösterdiği yoldan gider mi hiç?!

***


İlköğretim müfredatına seçmeli Arapça dersi konulmuş. Arapça dersi “seçmeli” olduğu sürece sorun yok. Yeter ki, “Öğrenciler bu dersi seçmeli!” denilmesin...

***


Üçüncü köprü bütçeden, yani vergilerimizle yapılacakmış. Anlaşıldı; İstanbul’un iki yakasını birleştirmek uğruna vatandaşın iki yakası bir araya gelmeyecek!

***


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Demokratik açılım sürecinde hiç vites değiştirmedik” demiş. Doğru, vites hep boştaydı!

***


P&G’nin yaptığı araştırmaya göre, Türkler dişlerini haftada 1.4 kez fırçalıyormuş. Toplum olarak ortak bir noktada buluşmayı pek beceremeyiz ama anlaşılan diş sağlığını yok saymada “ağız birliği” etmiş durumdayız!

DİĞER YENİ YAZILAR