Büyük ‘ekonomik kriz’ bir ABD aldatmacası mı?

Haberin Devamı

Amerikalılar diyor ki: “Bu tarihin en büyük ekonomik krizi. Öyle ki 1929 krizi bile gölgede kalacak.”

İşin sahibi böyle söyleyince etkisi de daha büyük oluyor tabii. Avrupa sarsıldı. İngiltere ve Almanya bankalarını kurtarmak için büyük fonlar ayırdılar. Fransa’da bazı bankalara devlet el koyuyor. Rusya beklemediği bir yıkıma uğramak üzere. Uzak Doğu’da panik havası esiyor. Güney Kore battı gibi. Çin ne yapacağını şaşırmış halde.

Biz ise “bu kriz bizi ırgalamaz” tavrından “etkisi tabii ki olacak ama bu geçici bir durum” aşamasına geldik. Ama bu yazı henüz okunmadan “yandık bittik” sesleri de yükselebilir tabii.

Şimdi gelelim konunun “komplo teorisi” bölümüne. Ekonomistler gazete safyalarında ve TV ekranlarında kriz tahlilleri yapıyorlar. Kimi çok güzel anlatıyor, anlıyoruz, kimi hiç anlamadığımız teknik terimlerle kafamızı allak bullak ediyor.

Ben bazılarına soruyorum, “Bu işin sonunda ne olacak, kim kârlı çıkacak?” diye. Bazı ekonomistler “Sonuçta ABD kârlı çıkar” diyor.

Peki kim zarar edecek? Bazı Avrupa ülkeleri, Rusya, Hindistan, Çin ve gelişmekte olan ülkeler. Dolaylı olarak da Japonya. Böylelikle dünyada yeniden bir düzen kurulacak, ABD hami rolüyle zordaki ülkelere “yine” yardıma koşacak.

İyi de ABD sonuçta kârlı çıkmak için kendi de çok büyük yıkıma gitmiyor mu? Gidiyor tabii de, etrafa öyle bir hasar veriyor ki, sonuçta sanki kendisine hiçbir şey olmamış gibi olacak.

Dün değerli dostum Nurlu Esemenli ve başarılı oğlu Menend ile Levent’teki Tike’de bir öğle yemeğinde buluştuk. Konu yine krizden açılınca Menend “Ben de bu krizin bir ABD oyunu olduğuna inanıyorum artık” dedi. Sonra da bir filmden örnek vererek anlatmaya başladı.

“Keanu Rivees’in oynadığı Speed filmi vardı. Bu filmin başında polislere rehine kurtarma eğitimi veriliyordu. Soru şuydu: ‘Adam rehinenin başına tabanca dayamış, bu durumda ne yaparsınız?’ Bütün cevaplar aşağı yukarı birbirine benziyordu. Sadece Keanu, ‘Ben rehineyi vururum, ama öldürmem, böylece rahine bir anda işe yaramaz hale gelir’ cevabını verdi.”

Menend devam etti: “ABD’de bana göre bunu yaptı. Ekonomik kriz kaçınılmazdı. Bir şey yapılması gerekiyordu. Sanki rehine vuruldu. Adeta rehin alan zora düştü. Örneğin, Kore battı, Japonya destek olmak zorunda, bir anlamda pasifize oldu. Rusya çok kabarmıştı, şimdi kendi derdine düştü. Avrupa başına buyruk hareket etmeye çalışıyordu. Şimdi ne yapacaklarını bilemez haldeler. Sonuçta ABD dünyadan 850 milyar dolar para çekecek. Sıkıntıya düşen ülkeler kendi dertlerini düşünürken Amerika ayağa kalkacak.”

Komplo momplo, mantıksız mı? Sonuçta ABD karşı çıkacak, biz dahil pek çok ülke yeniden hizaya girecekse, ne fark eder ki?

*****

Bir söz de Türkiye’den

Bir ay kadar önce Kenya’dan dünyaya yayılmış ibret verici bir cümleyi yazmıştım sizlere. O cümle aynen şöyleydi:

“Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı.

Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.

Gözümüzü açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.”

AKP’nin artık niyahet konuşulmaya başlanan yolsuzluk olayları zeki buluşları olan pek çok kişiyi de harekete geçirdi.

İşte Kenya deyişini hatırlatan ibretlik bir söz de bizden:

“AKP geldiğinde elimizde özgürlük, laiklik, cumhuriyet vardı.

Bize, kömür verdiler, aşevinde yemek verdiler, gözümüzü kapayarak tekrar oy atmamızı istediler.

Gözümüzü açtığımızda ise, bizim başımızda türban, yüzümüzde sakal, onların elinde ise para, iktidar vardı.”

*****

Golf topları

Önceki gece Kadir Çelik’in Fox TV’de sunduğu Objektif programına konuk olarak katıldım. Sevgili Kadir, yayından üç saat önce haber verince aslında iki ayağım bir pubaca girdi, ama neyse meslekteniz de halden anlıyoruz.

Bizden önce Seyhan Soylu ile konuştu Kadir Çelik. Ergenekon, Cumhuriyet Kadınları, terör konuşuldu.

Konuşmanın sonunda Seyhan Soylu çantasından üç tane top çıkardı. Üstlerine bazı sloganlar yazmış. Örneğin, “vatan canım sana feda” gibi. Soylu bu topları masanın üzerine koyduktan sonra Çelik’e sordu: “Bunlar ne topu?” Kadir Çelik gülerek önce cevap vermedi. Soylu ısrar edince bu kez “golf topu” demek zorunda kaldı. Ünlü menajer “Tamam, bu kadar işte” dedi.

Canlı yayında masaya üç tane golf topu koyan ve inanılmaz zeki bir espri ile eleştiri yapan Seyhan Soylu’ya şapka çıkardım.

*****

Bozuk değil durmuş

Hep yapılan bir yanlış var, her seferinde dikkatimi çekiyor sonra unutuyorum. Ama aynı yanlış çok izlenen Binbir Gece dizisinde de yapılınca bu kez unutmadım.

Yanlış olan “Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir” cümlesi.

Bu cümle birinin hep kötü ya da yanlış olmayacağını anlatmak için kullanılır. Yani en kötü de bile bir iki iyi tarafının da bulunabileceğini anlatır.

Anlatır anlatmasına da “bozuk saat” tanımı yanlış. Doğrusu “Durmuş saat”tir. Çünkü saat kaçta durursa dursun günde iki kere o saat de olsa doğruyu gösterecektir.

Oysa bozuk saatin bırakın iki kereyi bir kere bile doğruyu gösterme ihtimali sıfıra yakındır. Lütfen özellikle iddialı isimler ve dizi senaristleri bu yanlışı ikide bir tekrarlamasın.

*****

Perinçek hücreden alındı

Perşembe günü Ergenekon tutuklusu İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in nakledildiği Silivri F tipi Cezaevi’nde tek kişilik hücreye konduğunu yazmıştım. Avukatı bunun hukuk dışı olduğunu ve Perinçek’in can güvenliğinden endişe ettiklerini bildirmişti. Avukat Hasan Basri Özbey bunun yanı sıra Perinçek’in arkadaşlarıyla birlikte olamadığı için savunma hazırlamada da zorluk çektiğini belirtmişti.

Dün Özbey’den bir mektup daha geldi. Adalet Bakanlığı’ndaki girişimler sonucu Perinçek tek kişilik hücreden alınarak tutuklu olan diğer İşçi Partililerin bulunduğu koğuşa nakledilmiş.

*****

Ne kadar yükselirsen, uçma bilmeyenlerin gözünde o kadar küçük gözükürsün.

DİĞER YENİ YAZILAR