Bunları hepimiz yaşıyoruz

Haberin Devamı

Fıkralara çok gülüyoruz ama aslında hayatımızın pek çok anında fıkra gibi olaylarla karşılaşıyor hatta bizzat fıkranın kahramanı olmuyor muyuz? İşte Demet Erel, kaynağını bilmemekle birlikte kendisine gelen “fıkra gibi olayları” topluca göndermiş. Bunların bir bölümü internetteki mail zincirlerinde dolaşıyordur mutlaka. İnternette görmeyenler ya da internet kullanmayanlar için bu pazar sizlere hepimizin başından geçebilecek fıkra gibi olayları sunuyorum:

Ne münasebet

Ablamla evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi eşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle “Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir” dedim. Yan odadan gelen ve hâlâ hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: “Ne dinleyeceğim sizi beee!”

Çocuklar kimden?

Annemle babam tartışıyor... Tartışma sırasında annemin kafası o kadar çok karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama “O çocuklar benden mi?” diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii.

Nur topu

İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: “Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!”

Düz mantık

Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında “Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında “Bu da” yazısını görürseniz bilin ki Trabzon’dasınız.

Toplamda

Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geldi. Babasına ne kadar yuttuğunu sorduk, “1 TL” dedi. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kuruş ve iki adet 25 Kuruş tespit ettik. Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapattık.

Köpük köpük

8 yaşındaki yeğenim “Dayı nasıl oluyor da renkli sabundan beyaz köpük çıkıyor?” diye sordu. “Dur bir düşüneyim” dedim, hâlâ düşünüyorum...

Hevesli

Kardeşime araba kullanmayı öğretiyorum. Çok hevesli... Bana, “Abi çok kolay yaa, aynı bilgisayar oyunu gibi!” diyor. Cevabım: “Hııı... Ama tek canın var...”

Potansiyel müşteri

Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: “Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!” dedi.

Sütün faydaları

Sabah erken okula gidecek oğlumu uyandırmadan önce, kalkar kalkmaz içsin diye hazırladığım sütün bardak ebadını o kadar abartmışım ki, henüz uyanmaya çalışan, tek gözü açık oğlumdan gelen cümle: “İneğin kendisini getirseydin bari.”

Emniyet kemeri

Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmuş yerine. Ön koltuğa oturan kadın her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor. Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin iyice ortaya çıkardığı dekolteye bakmaktan yola bakamadığı için bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor: “Abla, çıkar emniyet kemerini, böylesi daha emniyetli hepimiz için.”

Arabam çalındı

2 gece önce arabasını otoparkta unutup eve dolmuşla dönen ve sabah “Arabam çalındı!” diye ortalığı kasıp kavuran salak benim.

Giyim kuşam

Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: “Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!”

Cadaloz kaynana

İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber “Aaaa!” diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor: “Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı.”

Direksiyon eğitimi

Sene 1993. Sevgilime (şu an karım olur kendileri) araba kullanmayı öğretiyorum. İzmir’in o zamanki halini bilenler bilir. Üçkuyular-Narlıdere yolu şimdiki gibi değil. Sakin... Stres olmasın, panik yapmasın diye çok karışmamaya çalışıyorum. Ayrıca çok sakin bir ses tonuyla konuşuyorum. Direğe 3 santim farkla geçiyor benim güzel sevgilim. “Direğe çok yakın geçtin hayatım” diyorum. Cevap: “Hangi direğe?”

*****


Pazar’In keyİflİ fIkralarI

Bu haftanın pazar fıkraları yine Yıldırım Tuna’dan:

Evlendik işte

İki adam barda tanışmışlar, sohbet olsun diye “Sana bir soru” demiş biri “Tekrar dünyaya gelsen yeni hayatında neleri yapmazdın?”

- Asla kumar oynamazdım...

- Çok mu para kaybettin?

- Aksine, çok kazandım.

- Eee?..

“Cepte çok para olunca” demiş diğer adam elinde viski bardağını parmakları ile sıkıp ağlamamak için dudaklarını ısırırken, “P..Para olunca evlendik işte..!”

Ev sahibi

Ev sahibi evini kiraya verirken bildiğiniz klasik soruları sormakta...

- Çalışıyor musunuz?..

- Ev hanımıyım efendim...

- Çocuklar?

- Biri 9, diğeri 12 yaşında efendim...

- Hayvanlar?..

- Yok..Yok.. Aksine çok terbiyelidirler efendim..

Sekreter

Patron “Telefon çalıp duruyor, şuna baksana yahu” diye yeni işe başlamış sarışın sekreterini azarlayınca “Tamam, tamam” demiş sekreter homurdanarak ve devam etmiş: “Ama çok aptalca bir şey bu... 10 telefonun en az 9’u size geliyor amaaa!”

Tadilat

Kadın yatakta “Tarihi Mısır Piramitleri” isimli kitabı okurken birden irkilip “Harry” diye seslenmiş kocasına, “Baksana, basit bir piramidin inşaatı 100 yıl sürmüş, inanabiliyor musun?”

“İnanmaz olur muyum, inanırım” demiş adam sinir içinde, “İşi mutlaka bizim mutfağın tadilatını yapan o şerefsize vermişlerdir.”

Dini objeler

Öğretmen küçük öğrencilerine evlerindeki dini objeleri araştırma ve anlatma görevi vermiş. Ertesi gün öğrencilerden biri “Evimizdeki antrede bir resim var” diye başlamış, “Başında hale, kucağında bebek olan bir kadın resmi... Annem her sabah onun önünde diz çöker ve ağlar...”

“Bizim evde salonda pirinç döküm, Çinli gibi çekik gözlü, şişman, bağdaş kurmuş oturan bir adam heykeli var” demiş bir diğer öğrenci, “Annem yatarken tam onun önünde eğilip ona mum yakar...”

Üçüncü öğrenci de el kaldırıp “Bizim evde banyoda üzerinde numaralar olan küçük bir platform var” diye anlatmaya başlamış, “Annem her sabah yataktan kalkar kalkmaz ilk iş çıplak ayaklarıyla onun üzerine çıkıp ‘Aman Allahım’ diye çığlık atar..!”

DİĞER YENİ YAZILAR