Bu pazar fıkralar kazaya uğramadı

Haberin Devamı


Geçen hafta son anda benim hatam yüzünden fıkralar uçtu gitti. Tabii fıkra göremeyince çok kızan okurlar da oldu. Bu hafta tamam. İşte Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralardan bir demet. Buyrun okuyun:

Annenin gururu

2 anne birbirlerine çocuklarını methediyorlarmış. “Benim oğlum bir melek” demiş birincisi, “Çok çalışkandır, sigara içmez, 2 yıldır bir kadına elini bile sürmedi.” Diğeri “Ay ay ay benim oğlum daha melek” demiş, “Bırak dokunmayı tam 4 senedir gözleri bir kadın görmedi. Bir damla alkol koymadı ağzına.” İlk anne, “Oooo, oğlunuzla gurur duyuyor olmalısınız” demiş. “Tabii ki” demiş diğeri gözleri ışıldayarak, “Önümüzdeki ay koğuştaki arkadaşlarıyla bir parti düzenleyeceğiz. 4 yıllık hücre hapsi bitiyor bir tanemin.”

Cüzdan

Kadının biri saat kulesinin hemen önünde cüzdanını düşürmüş. Bunu gören Temel hemen koşmuş arkasından. Tam kadına yetişmiş ki, kadın bir belediye otobüsüne binmiş. Bizim Temel de arkasından aynı otobüse arka kapıdan atlamış. Yolcuları yara yara kadının yanına gelmiş, “Hanımefendi saat kulesinin önünde cüzdanınızı düşürdünüz” demiş. “Hiiii, çok teşekkür ederim” diye cevap vermiş kadın. Çantasını kontrol ettikten sonra da müthiş sevinerek, “Peki cüzdanım nerde?” Temel, “Söyledim ya” demiş sırıtarak, “Saat kulesinin önünde düşürmüştünüz.”

Geyik

Sarışın, bara girip barmenin hemen arkasındaki duvara süs olarak asılı olan geyik başını görüp, ona hayran hayran bakmaya başlayınca, “Ne o?” demiş barmen, “Daha evvel hiç geyik görmediniz mi?” Sarışın, “Bizim oralarda pek yok” diye cevap vermiş şaşkın bakışlarını sürdürerek, “İzin verirseniz arka odanıza geçip hayvanın gerisini de görebilir miyim?”

Sevgili

- Hocam, arkadaşlarımızla her yıl toplanıyoruz. İçimizden biri eşinden ayrı yaşamaya başladığı için yeni kız arkadaşını aramıza getirdi. Diğer bütün eşler o kızcağıza ve bu olayı gerçekleştirebilen arkadaşımıza sinir oldular, kin ve nefretle baktılar. Sebep ne olabilir sizce?

- Bak Çekirge, bir hapishane müdürü olduğunu düşün. Mahkûmlardan biri hapishanenden kaçıyor ve artık ona ulaşılamayacak bir yerden sana dil çıkartıp el salıyor. Diğer mahkûmlara da bu işin pekâlâ başarılabileceği mesajını verip kötü örnek oluyor. Sen olsan sinirlenmez misin? Kudurmaz mısın?

Haydi yasaklayalım

- 19 Mayıs törenlerini yasakladık.. Programda şimdi ne var?

- 30 Ağustos Zafer Bayramı var.. ‘Soğuk’ desek değil.. Ne yapsak?..

- ‘Sıcak’ deriz.. ‘Ülkemize gelen turistler askeri törenlerden rahatsız oluyor’ mazereti de fena değil.. Kurtuluş Savaşı gazilerinden de sanırım 3-4 tane kalmış olmalı.. Onlar ölmeden bir kaçını enseleyebilsek bari..

- Haklısın.. Kalpaklarından bastırarak arabaya tıkmak hoş olmaz mı? Haberlerde güzel olur..

- Ha ha ha ha.. Evet, yay gibi olur kalpaklarının tepesi..

- Şehirlerin kurtuluş günleri var?

- Mmmm, haklısın.. Şehri kurtarmaya gelen ‘Milis Kuvvetleri’ gösterilerinde her şehirde rezil olsunlar, işgal kuvvetlerinden okkalı bir dayak yiyip popolarına bakıp süklüm püklüm şehri terk edip geri çekilsinler..

- Harika fikir.. Zaten öyle olursa birkaç yıl sonra ‘Milis Kuvvetleri’ni oynayacak kimse kalmaz..

- Şehir meydanlarındaki heykelleri de önce okul bahçelerine oradan da hoop dökümhanelere..

- O biraz zor olabilir.. Bıyıksız Efe heykeli dikildi diye Aydın ayağa kalktı, “Bu Efe mi yoksa hamam oğlanı mı?” diye.. Tarihlerine düşkünler yani..

- Tamam da baksana konu milli birlik ve beraberlik olunca üzerinde pek durmuyorlar gibime geliyor.. Konu kesin ‘bıyık’ olduğu için hassaslaşmışlardır.. O zaman önce mevcut bıyığı kalınlaştıralım, sonra ver elini dökümhane.. Hah hayytt!

Soyguncu

Kuyumcu, dükkânındaki tezgahının arkasında otururken kar maskeli bir adam kafası önde vitrinin camına atlayarak ‘şangırrr!’ diye indirmiş. Girmiş bileziklerin arasına. “N.. Ne oluyor?” diye ayağa fırlamış kuyumcu. “Önemli bir şey yok abi rahat ol” demiş kar maskeli soyguncu üzerindeki cam kırıklarını dikkatle temizlemeye çalışırken, “Sadece tuğlamı evde unutmuşum olay o!”

*****


Okuyabilebiliyor musunuz?

Aşağıdaki yazı ilk bakışta şifreli gibi görünüyor.

Ama hemen gözünüzü ayırmayın. Birkaç saniye dikkatli bakın. Sonra göreceksiniz ki sanki normal bir yazıymış gibi okuyorsunuz.

İnsan beyni böyle muhteşem işte. En güçlü şifre kırıcı:

8U M354J 21HN1M121N N3 K4D4R

H4R1KUL4D3, 3TK1L3Y1C1 53YL3R

Y4PT1Ğ1N1N K4N1T1D1R.

845L4NG1ÇT4 0KUM4K 20RDU,

F4K4T 51MD1 8U 54T1R1 Z1HN1N12

K4F4 Y0RM4D4N 0T0M4T1K 0L4R4K

0KUY481L1Y0R D3Ğ1L M1?

GURUR DUY4B1L1R51N1Z!

S1RT1N121N S1V42L4NM451N1

H4K3D1Y0R5UNUZ! 83Ğ3ND1YS3N1Z

V3 0KUY38İLDİY53NİZ

5İZ D3 PA4YL4ŞIN

*****


Yeni gelen “out”lar “in”ler

Geçen hafta birkaç tane “in” ve “out” paylaşmıştım sizlerle. Hafta içinde sizlerden pekçok “in ve out” geldi. Bunların çoğu son yılları kapsıyor. Bakalım beğenecek misiniz?

Out: Arabistan’da deve kesmek.

İn: Apronda deve kesmek.

Out: Sınavda çalışarak yarışmak.

İn: Şifre kapabilmek için yarışmak.

Out: Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.

İn: Parasını veren yan gelir yatar ağa.

Out: Türkçe’yi güzel konuşmak.

İn: Türkçe’nin içine etme.

Out: Oy önemlidir.

İn: Doy yeter.

Out: Şunu bir fulleyiver.

İn: Bugün kaçıncı zam geldi pompacı kardeş?

Out: Şuradaki mayo reklamına baaak!

İn: Sakın sağına döneyim deme!

Out: “Sehven” olmak.

İn: Çatır çatır yapmak.

*****


Gani Yıldız’dan

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Tutuklu vekiller köşk adayı olabilir” demiş. Çok normal. Cumhurun iradesini Meclis yerine cezaevinde görebiliyorsak başkanını da Çankaya yerine Silivri’de görebiliriz.

***


Tüm zamanların doğalgaz tüketim rekoru, sıcaklığın mevsim normallerinin çok altında kalmasıyla ocak ayında kırılmış. Demek ki şubat ayı “çok sıcak” geçecek. Zira bir ay önce kullanılan gazın faturası ödenecek.

***


Yeni yargı paketindeki değişiklikle artık tutuklamalarda somut gerekçe aranacakmış. Demek ki bugüne kadarki tutuklamalarda “Alo Masal Hattı” aranıyordu.

***


Resmi bayram törenleri güncellenecekmiş. Keşke bu “güncelleme”de ekonomideki fiyat artışı misali, kutlamalardaki coşkunun artışına denk gelseydi.

***


Yetkililer, “Kar yağdığında toplu taşımayı tercih edin” diyor. Ancak karda metrobüs duruyor, vatandaşlar onu iterek yürüyor. Durum “toplu taşıma”dan çok “kar top(u)lu dayanışma”ya benziyor.

***


Yarım saat kar yağmış, İstanbullular köprüden yürüyerek geçmiş. Altmış yıl önce donan boğazdan yürüyerek geçen bir milletin torunlarına köprüyü çalışır halde tutmak yakışmazdı zaten.

***


Van’daki depremde mağdur olduklarını belirten öğretmenler eylem yapmış. Milli Eğitim Bakanlığı, atanamayan öğretmenlere seslenerek, “İşte atamalarınızı bu yüzden ağırdan alıyoruz. Çünkü gittiğiniz şehirdeki depremde mağdur olmanızı istemiyoruz” derse şaşırmayalım.

DİĞER YENİ YAZILAR