Bu paralar ne için alındı?

Haberin Devamı

Geçen hafta sizlere internette gezen bir listeden söz etmiştim. Bu liste “Ermenilerden özür dileme kampanyasına” katılan bazı kişilerin Avrupa Birliği fonlarından çok ciddi paralar aldıklarını ileri sürüyordu.

Listeyi para aldığı ileri sürülen kişilerin isimlerini yazmadan bu köşede konu ettim.

Bu isimlerden sadece Mine Kırıkkanat, Tuncay Özkan’ın yönettiği dönemde Prof. Süheyl Batum ve Aslıhan Öztezel’le birlikte Kanaltürk’e hazırladıkları Kiosk programı için aldıklarını açıkladı.

Kırıkkanat’ın bu konudaki sözlerini cumartesi günü sizlere duyurmuştum.

Ancak geçen süre içinde başka isimlerden hiçbir açıklama gelmedi. “Haberimiz yok” demeleri mümkün değil, çünkü bu liste internet üzerinden yüz binlerce kişiye ulaştı. Bana gelen mesajlardan da anladığım kadarıyla pek çok kişi bizzat bu isimlere protesto mesajları atıyor. Demek ki her muhatabın haberi var.

O halde artık bu listeyi yayınlamakta ve “Ne karşılığında bu paraları aldınız?” diye sorma hakkımız var demektir.

Prof. Ahmet İnsel

İmzacıların en başındaki isimlerden biri olan Ahmet İnsel (Helsinki Yurttaşlar Derneği) Avrupa Birliği’nden 107 bin 414 euro almış. Ahmet İnsel bu para karşılığı ne yaptığını, Türkiye için hangi iyi hizmetlere soyunduğunu merak ediyorum.

Prof. İbrahim Kaboğlu

Televizyon tartışmalarından tanıdığımız Kaboğlu da (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) AB’den 193 bin 548 euro almış. Kaboğlu’nu ben televizyonlarda hep AKP politikalarını desteklerken gördüm, bu parayla ne yapmış çok merak ediyorum.

Prof. Atilla Yayla

AKP’nin İzmir Gençlik Kolları toplantısında Atatürk’e ağır eleştiri ve hakaretler yapmasıyla tanıdığımız Atilla Yayla da (Liberal Düşünce Derneği) AB’den 449 bin 620 euro destek almış. Atatürk’le ilgili sözlerini “bilimsel” olarak nitelemişti Yayla. Elbette Atatürk eleşirilebilir, bilimsel veriler ortaya konabilir, ama bunun AKP’nin Gençlik Kolları toplantısında yapılmasının herhalde bir anlamı vardır. Yayla’nın da bu etkinliği dışında parayı hak etmek için ne yaptığını merak ediyorum.

Şerafettin Elçi

Ilımlı Kürt kimliği ile tanınan ve uzun yıllar siyasetin de içinde olan Şefafettin Elçi (Helsinki Yurttaşlar Derneği) AB’den 107 bin 414 euro para almış. Elçi’nin bu parayı aldıktan sonra hangi hizmeleri yaptığını merak ediyorum.

Ertuğrul Kürkçü

12 Mart dönemindeki Kızıldere katliamından kurtulan tek kişi olan Ertuğrul Kürkçü (İPS İletişim Vakfı) AB’den 809 bin 760 euro para desteği sağlamış. Şaibeli bir kurtuluştan sonra Kürkçü’yü AKP’nin payandalarından biri haline getiren ve Avrupa Birliği’nden görülmemiş para yardımları almasını sağlayan hizmetin ne olduğunu merak ediyorum.

Prof. Halil Berktay

Türkiye’nin Ermeni tezlerini çürütmek adına pek çok çalışma yapan Prof. Halil Berktay (Helsinki Yurttaşlar Derneği) 107 bin 414 euro’luk bir desteği hak etmiş. Bu paranın nasıl bir hizmette kullanıldığını merak ediyorum.

Murat Belge

Türk yazınının en usta kalemlerinden Murat Belge de (Helsinki Yurttaşlar Derneği) AB’den 107 bin 414 euro para almış. Liberallik adı altında AKP’nin tüm politikalarına destek olduğunu hissettiğim Belge’nin bu parayla ne yaptığını çok merak ediyorum.

Adalet Ağaoğlu

Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Adalet Ağaoğlu da (Helsinki Yurttaşlar Derneği) AB’den 107 bin 414 euro kazanç sağlamış. Çok merak ediyorum, Adalet Ağaoğlu, TV ekranlarından AKP politikalarını desteklemek dışında nasıl bir hizmet vererek bu parayı hak etti.

Etyen Mahçupyan

Türk halkının başta Ermeniler olmak üzere İslam dışındaki her dine ve her millete gösterdiği engin sevgiden güç alarak her gün televizyon ekranlarında konuşan, genellikle Türkiye aleyhine olduğu düşünülen eylemler içinde yer almakla da eleştirilen Etyen Mahçupyan’ın (Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı) AB fonlarından aldığı para tam 1 milyon 32 bin 921 euro. Mahçupyan’ın ne yaptığını çok merak ediyorum.

Mazlumder

AKP’nin yan örgütü olarak çalışan bu dernek de AB fonlarından 81 bin 735 euro almış. Bu para nereye kullanıldı, bundan kimler nasıl yararlandı merak ediyorum.

Başka isimler de var

Elbette Avrupa Birliği fonlarından yararlanan ve bunlarla Türkiye’ye çeşitli hizmetler yapan başka isimler de var. Ancak yukarıdaki isimlerin ortak özelliği hem AKP politikalarına kayıtsız destek vermeleri hem de Türkiye’yi sıkıntıya sokacak tüm eylem ve girişimlerin en başında yer almaları. Zaten Avrupa Birliği fonlarından alınan paralarla ilgili dikkat çekmeleri de bu yüzden.

Bu yazıyla kimseyi suçlamak ya da haksız kazanç sağlamakla itham etmek istemiyorum. Ancak Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için mücadele eden pek çok kişi ve kurum varken Avrupa’nın hep bu aynı isimlere yönelmesi de ister istemez kuşku yaratıyor.

Bunun da ötesinde kamuoyu Avrupa Birliği’nden gelen paralarla yapılan hizmetlerin ne olduğunu mutlaka öğrenmek ister. Belli ki bu kaynaklar bugüne kadar hep kullanılmış ama ortada kamuoyunun bildiği ve takdir ettiği bir çalışmanın ürünü yok.

Şimdi bu isimler yayınlandığına göre herhalde tıpkı Mine Kırıkkanat gibi alınan bu paralarla ne yaptıklarını söyleyecekler ortaya çıkacaktır.

Bu dernekler nedir?

Son olarak bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Listeye bakıldığında Avrupa Birliği’nden para alanların çoğu Helsinki Yurttaşlar Derneği adlı bir kuruluşa bağlı. Bu da ilginç geliyor bana. Bu ne verimli ve çalışkan bir dernektir ki, sürekli proje üretiyor, AB’ye kabul ettiriyor ve para alıyor. Avrupa Birliği de neden hep bu dernekteki isimlerle, yine bu isimlere yakın başka kişilere destek çıkıyor. Herhalde AB’nin bu tavrını da merak etmemize engel bir şey yoktur.


***



CHP’den başka isimler de var

Pazartesi günkü haftalık değerlendirme yazımda CHP’nin İstanbul adaylığının Kemal Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin arasında geçtiğini yazmıştım. Sonra birden aklıma geldi ki Ercan Karakaş da var. Ayrıca Ali Özcan ve Çetin Gümüşoğlu da resmen aday adayı. Bu nedenle üzüldüm, çünkü resmen başvurmuş isimleri yok saymak en azından yazarlık dürüstlüğü ile bağdaşmaz.

Bu arada, dün Odatv.com’dan arayan bir muhabir “Benim CHP’den İstanbul adaylığımın söz konusu olup olmadığını ve bu nedenle Baykal’la görüşüp görüşmediğimi” sordu.

Evet, Baykal’la görüştüm. İstanbul’a CHP’lilerle birlikte diğer partilerin de destekleyeceği bir aday belirlenmesinin yararlı olacağını, benim ismimin buna uygun olup olmadığını konuştuk. Ayrıntılarını belki daha sonra sizlerle paylaşabileceğim konuşmadan sonra adaylık konusunda herhangi bir çalışma ya da kulis faaliyetinde bulunmadım. Baykal’dan da olumlu ya da olumsuz bir tepki almadım. Artık duyulmuş olduğu için sizlere anlatmak istedim.

DİĞER YENİ YAZILAR