Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralarla hepinize neşeli pazarlar diliyorum
Şans taşı
YAŞLI kadınları gezdiren turizm firmasının rehberi onların şikâyetlerinden bıkmış, usanmış. Yok otobüsün koltukları rahatsız, vay yemekler kötü, yok oteller berbat derken delikanlı hayatından bezmiş. Üstüne üstlük programda yazılı olan, kadınların merakla bekledikleri Açıkhava Müzesi’ndeki “Öpüldüğü zaman tutulan dileğin gerçekleştiğine” inanılan “Şans Taşı”nı ziyarete gittiklerinde müzenin o gün kapalı olması işin tuzu biberi olmuş. Kadınlar resmen kazan kaldırmışlar. “Önemli değil bayanlar” demiş sinirden delirmek üzere olan rehber “O taşı daha evvel öpen birini de öpseniz dileğiniz yerine gelir.” Kadınlar “Yok ya” demişler homurdanarak, “Sanırız sen şimdi taşı daha önce öptüğünü söyleyeceksin.” Rehber “Hayır” demiş öfkesinden titreyerek, “Ama daha önce üzerine oturmuştum!”
Ayakkabının teki
ADAM geç saatlere kadar birlikte çalıştığı sekreterini bir jest yaparak evine bırakmış. Ama bundan aşırı kıskanç karısına asla bahsetmemiş. Aynı gece karısını evden alıp birlikte yemek yemek üzere giderlerken karısının oturduğu koltuğun altındaki ince uzun topuklu ayakkabıyı fark edince heyecandan eli ayağı titreyerek yeni bir kıskançlık krizine yol açmamak için karısı dışarıyı seyrederken ayakkabıyı usulca oradan alıp kendi penceresinden olanca gücüyle dışarı fırlatmış. Restoranın park yerine gelmişler. Biraz önce yaşadığı, atlattığı korkunç olayın hâlâ tesirinde arabadan inmiş, uzun süre karısının da inmesini beklerken “Hayatım” demiş karısı, “Ayakkabımın tekini bulamıyorum da!..”
Fidye
EVLİ adam sevgilisi ile romantik bir restoranda yemek yemiş. Daha sonra kızın evine gitmişler. Gece birlikteliklerinden sonra içtiği şarabın da etkisiyle adam uyuya kalmış. Sabahın üçünde kendine gelince karısının ortalığı ayağa kaldırıp onu parçalayacağının bilincinde yataktan zıplamış, fırlamış sokağa. Dalmış bir telefon kulübesine “Karıcığım.. Tanrıya çok şükür, inanamayacaksın ama benim” demiş titreyerek, “Bir telefon kulübesinden arıyorum.. Fidye istedilerse kesinlikle ödemeyin tamam mı? Tamam mı? Şimdi ellerinden kaçtım, geliyorum birtanem!”
‘İğrençsin’
Doktor karısına “Hastalarımdan birisine âşık oldum, üç senedir aşk yaşıyoruz!..” diye itirafta bulunmuş.. “İğrençsin iğrenç!..” demiş karısı, “Senin insanlığın da beş para etmez, veterinerliğinde!..”
Ders
CİMRİ bir adam geç saatlerde gece kulübünden ayrılırken bahşiş vermeden kapıdan çıkmış. Yine de kapı görevlisi kendisine taksiye kadar eşlik etmiş, taksinin kapısını açıp nazikçe “İyi geceler” derken “Olur ya..” diye eklemiş, “Yolda cüzdanınızı kaybedip evinize gidince bulamazsanız, onu burada hiç çıkartmadığınızı şimdiden hatırlatmak isterim!..”
Damat
“KIZIM mükemmel bir düğün oluyor” demiş gelinin annesi, “Paranın, pulun hesabı yapılmamış, 24 kişilik bir orkestra mükemmel doğrusu, her masada resmen bir şampanya çağlayanı yaratılmış, havyarlar enfes, gerçekten hiçbir şey esirgenmemiş.. Bir de sana bakıp bakıp yutkunarak etrafta dolaşan şu azgın şişko file benzeyen damat olmasa.”
Tavır ve davranışlar
* Genç kız bir delikanlıya gülümserse delikanlı hangi tarafının kızı etkilediğini keşfetmek için koşar aynaya bakar.
* Genç kadın 50’li yaşlarda bir erkeğe gülümserse, erkek
etrafında yakışıklı başka bir erkek olduğunu düşünüp etrafına bakar...
* Her hangi yaştaki bir kadın seksenli yaşlarda bir erkeğe gülümserse, adam hemen ‘Acaba açılmış mı?’ diye pantolonunun fermuarına bakar...
Maybach
MERCEDES’in yaptığı en lüks ve pahalı araç Maybach. Süper lüks bu Mercedes’e dünyanın en zenginleri binebiliyor çünkü fiyatı 1 milyon euroyu geçiyor.
Merakım şu: Türkiye önemli bir devlet büyüğüne emekliliğinde rahat etmesi için bu arabalardan bir tane almayı düşünüyor mu?
Araba yapmak
KÜÇÜK Temel arkadaşına babasının nasıl araba yaptığını arkadaşına anlatıyormuş. “Seninki bir Cadillac’ın 4 jantını almış, bir Ford’un radyatörünü ve olduğu gibi ön göğsünü sökmüş, bir Renault’un direksiyon gurubunu ve radyosunu almış.” Arkadaşı “Eee, sonuç?” diye sormuş “Valla” demiş Temel, “Tam 4 yıl vermişler!”
Yüzdeki is
ADAM sabah ofisine girer girmez onu gören sekreteri kıkırdamaya başlamış. “Hayrola?” demiş adam, “Neden gülüyorsun?” Sekreteri “Suratınız” demiş, “İs olmuş da...” Adam “Ha, o mu?” demiş “Karım bu sabah 1 aylığına annesine gitti, kendisini istasyondan yolcu ettim de...” Sekreteri hayretle “Ama ben yüzünüzdeki isten bahsediyorum.” Adam yüzündeki isi temizlemeye çalışarak “Şeyy” demiş “O binip tren hareket ettiğinden emin olunca sevinçten lokomotife sarılıp yumulmuştum da!..”
Kime söylüyor?
Adamın biri ameliyatından önce hastanenin koridorlarında tekerlekli sandalyesi ile hızlı hızlı kaçarken hemşirenin biri “Hayrola? Ne oluyor?” diye onu durdurmuş. Adam korku ve heyecan ile “Hemşirenin biri ‘Korkmanıza gerek yok, bu basit bir ameliyattır, göreceksiniz iyi olacak’ dedi” demiş. “Bu tamamen sizi rahatlatmak için söylenmiş sözler” demiş hemşire “Ne var bunda?” Hasta “İyi de” diye cevap vermiş “Bunları bana değil, benim ameliyatı yapacak doktora söylüyordu!”
Arsenik
- Karım için arsenik istiyorum..
- Reçeteniz var mı?
- Yok ama fotoğrafı var. Olur mu?..
Bu hafta bol bol fıkra var
Haberin Devamı

