Bu hafta bol bol fıkra

Haberin Devamı

Geçen hafta “Yıldırım Tuna’dan bol fıkra sunacağım” demiştim.

İşte ikimiz de sözümüzü tutuyoruz...

LSD

DelİkanlI dedesine “Dedeciğim, dolabımda haplarım vardı gördün mü? Üzerinde LSD yazıyordu” diye sormuş. “Başlatma senin hapına mapına lan” demiş dedesi beyaz saçları dimdik, gözleri belermiş bir şekilde heyecandan titreyerek, “Salonda bir yığın ejderha dolaşırken...”

Örnek babalar

ÜÇ küçük çocuk aile yaşantılarından, özellikle örnek aldıkları babalarından bahsediyorlarmış. “Benim babam çok düşüncelidir” demiş birinci çocuk, “Öğlen yemeğine birazcık geç kalsam beni kapıya bağlayıp kırbaçlar. Beslenmeme o kadar dikkat eder yani...” İkinci “Benimki de toplumda sessiz ve terbiyeli bir insan olmam için didinir durur” demiş “Eve her girdiğimde, oturduğumda, kalktığımda yapıştırır tokadı.” Üçüncü “Benim babam en iyisi anlaşılan” demiş “Öğretmenimdir o... Sandalla her sabah beni alıp gölün tam ortasına bırakır ve sahile kadar yüzmeme izin verir.” Diğerleri “Aa?..” demişler “O koca gölün ortasından sahile kadar yüzmek çok zor değil mi?” Çocuk cevaplamış: “Ohooo... O işin kolay yanı. Asıl zor olan suyun içinde ağzı bağlı çuvalın içinden çıkabilmek!”

Doğal gaz

Mahalledekİ doğal gaz saatlerini okuyan gaz şirketi görevlileri sokağın başında arabalarını park etmişler. Üzerlerinde sarı tulumları ile sırayla evlerin tesisatlarını kontrol ede ede en son eve gelmişler. Sayacı yazıp mesai bitmeden bir başka sokağın gaz şebekesinin kontrolü işini de aradan çıkartabilmek için arabalarını park ettikleri yere doğru koşmaya başlamışlar. Tam arabalarına bineceklerken son kontrol ettikleri evde yaşayan yaşlı teyzenin de oflayarak puflayarak koşarak kendilerini takip ettiğini görmüşler. Dönüp “Hayrola teyze?” diye sormuşlar. “Valla” demiş yaşlı kadın “Ne bileyim yavrum.. Doğal gazcıların benim tesisatıma baktıktan sonra kaçmaya başladıklarını görünce...”

Cehennemde...

GünahsIz adam ölünce cennete gitmiş. Mazbut ve sakin bir yer, iki hafta sonra sıkılmış ve sorumlu meleğe sormuş “Cehennemi görebilir miyim?” diye. “Tabii” demiş melek, hemen gidiş-dönüş bir pas bilet vermiş eline. Adam bununla gidip cehennemin kapısından girince gözlerine inanamamış. Adamın biri elinde bira bardağı TV seyrediyor, kucağında da bir kadın... Akşam cennete dönünce bunları meleğe bir bir anlatmış, “Hani bunlar cehennemde azap çekiyorlardı?” demiş. “Bak her şey görüldüğü gibi değildir” diye cevaplamış melek, “İşin aslı şu: O içtiği bira alkolsüz, seyrettiği Suudi Arabistan Televizyonu, kucağındaki ise karısı!”

Hırsız fil

Kuyumcu “Soyuldum” diye karakola koşmuş “Bir fil geldi komiser bey, kırdı vitrinimi, hortumuyla elektrik süpürgesi gibi emdi ne varsa vitrinde ve sırra kadem bastı.” Komiser “Nasıl bir fildi bu? Asya Fili mi? Yoksa Afrika fili miydi?” diye sormuş. “Ne fark eder ki komiser bey?” sorusuna komiser “Afrika fillerinin kulakları büyük olur, Asya filleri ise küçük kulaklıdır... Eşkâlinin belirlenip yakalanması açısından yani” cevabını verince kuyumcu patlamış: “Hay Allah, göremedim komiser bey. Tevekkeli kafasında kadın çorabı vardı şerefsizin!”

Berberle düello

Berber sakal tıraşı yaparken müşterisinin her tarafını kesince “Bir usturanız daha var mı?..” diye sormuş adam. “Var ama neden sordunuz?” diye cevap vermiş berber. “Ama böyle adil olmuyor” demiş adam sinir içinde, “Kardeşim bir ustura da bize ver de bari kendimizi savunalım!” Berber “Özür dilerim efendim” demiş “Ben şimdi başınızı sıcak havluya sarıp kompres yaparım.” Adam dişlerini sıkarak “Gerekmez..” demiş “Siz başı gazete kâğıdına sarın ben koltuğumun altına alır götürürüm! Tövbe, tövbe...”

*****


Dil farkı komiklikleri

Bir yabancı dili öğrenirken ya da kullanırken komik duruma düştüğümüz çok olmuştur. Okurlardan Erhan Tığlı gerçek okul anılarından derlediği birkaç “yabancı dil komikliği” göndermiş:

*****


Dünyanın en kısa fıkrası: ‘İki kadın sessizce oturuyorlardı.’

*****


Sen kalk Filiz

İngilizce öğretmeni “Stendap piliz!” diye bağırdı. Kimse anlamadı. Bir kız ayağa kalktı, “Buyurun hocam” dedi. Öğretmen, “Aferin! Stendap pilizin lütfen ayağa kalkın demek olduğunu bir tek sen anlamışsın koskoca sınıfta” deyip 10 verdi ve diğer öğrencileri azarladı. Teneffüste Filiz gerçeği anlattı: “Anlamadım ama bozuntuya vermedim. Sen kalk Filiz, dediğini sandım.”

Kahverengi kulak

İngilizce kompozisyon yazarken friend (arkadaş) yerine fried (kızarmak) sözcüğünü kullandım ve sonsuza kadar arkadaş olarak kalacağız demek isterken sonsuza kadar kızarmış olarak kalacağız demiş oldum. Gözlerim (eye) kahverengidir diyeceğim yerde de, kulağım (ear) kahverengidir dedim.

Ben çantayım

Öğrenciliğimde bir tatil kentine gitmiştim. Çantamı dışarıda bırakıp bir mağazaya alışveriş yapmaya girdim. Tam bu sırada oraya iki turist geldi. Telaşla yanlarına koştum, çantanın benim olduğunu anlatmaya çalıştım ama turistler gülmeye başladılar. Meğer “Çanta benim diyeceğin yerde, ben çantayım” demişim.

*****


Acilen tıraş olmanız gerektiğini nasıl anlarsınız?..

* Bankada bir işiniz var ve siz içeri girer girmez çalışanların hepsi ellerini havaya kaldırıp “Sakın ateş etmeyin” diyorlarsa.

* Bakkala girdiğinizde bakkal en ucuz şarabı gazete kağıdına sarıp “Hadi çık git” diyerek kimse görmeden el altından size uzatıyorsa.

* Parka gidip banka oturduğunuz anda polis yanınıza koşup “Burada yatamazsınız” diyorsa. (Y.T)

DİĞER YENİ YAZILAR