Haberin Devamı
Pazar Fıkraları
Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralardan bir demet yine. Tuna hayranlarının sayısının giderek arttığını da bu vesile ile belirtmek isterim
Her ne kadar insanoğlu türlü akılsızlıkları eşeklikle nitelendirse de en güzel gözlere sahip bu sevimli hayvan, yerine göre çoğu insandan daha akıllıdır...
Örneğin “Eşek, iyi bir yol mühendisidir. Yokuşları en fazla yüzde yedi eğimle ve kısa mesafelerde virajlar alarak çıkar.”
Buna inanmayan bir mühendis nivelman yani topoğrafik aletle ölçüm yaptırmış, sonuç şaşırtıcı biçimde tam yüzde 7 çıkmış.
Hani bu konuda çoğumuzun bildiği meşhur bir Anadolu fıkrası vardır: 1950’li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye’ye. Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok. Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış. Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:
- Ne yapıyorlar böyle?
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Nasıl yani, anlayamadım?
- Eşek yüzde 7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz.
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
- Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Aldığı cevap müthişmiş: “O zaman Amerika’dan mühendis getirtiyoruz.”
Eşek iyi bir kılavuzdur: Gittiği bir yolu hiç unutmaz ve o yoldan şaşmaz. Bu nedenle deve veya katır kervanlarının önüne daha önce bu yoldan gitmiş bir eşeği kılavuz olarak koyarlarmış.
Evet, eşek akıllıdır... Düştüğü çamura bir daha, asla düşmez. “Eşek bir defa çamura düşer!” deyimi bundandır. Peki eşekler düştükleri çamura bir daha düşmezken insanlar neden hep aynı çamura düşmekten kurtulamıyor?
Tuğlacı mıyım?
Adam gece sevgilisiyle ana caddede yürürken kız vitrinde bir pırlanta yüzük görüp “Vaaay” demiş, “Ah şu benim olsaydı.” Adam “Ne demek” diyerek kaldırımın köşesinden bir tuğla sökmüş, fırlatmış vitrinin camına, “şangırrr” diye kırılan camın içinden almış yüzüğü, uzatmış sevgilisine.
Biraz sonra geçtikleri başka bir vitrindeki deri ceketi gören kız “Ayy” demiş, “Şuna sahip olmak için neler vermezdim.” Adam “Sorun değil” demiş, yerden tekrar bir tuğla almış indirmiş vitrinin camına, almış deri ceketi oradan, sunmuş tekrar sevgilisine.. Mutlu bir şekilde eve dönerlerken tam Mercedes bayiinin önüne düşmüş yolları, iç çekip “Ahhh, şunlardan biri benim olsa” demiş kız, “Aaaa, ne sanıyorsun sen?” diye artık sinirlenmiş adam, “Kızım benim tuğla fabrikam mı var?”
Hâkimin müjdesi
AylardIr süren adamın aleyhine açılmış babalık davasındaki son karar duruşmasında Adli Tıp raporunu sessizce okuduktan sonra hâkim siyah cübbesinin ceplerini karıştırıp bir adet sigara bulmuş. Diğer cebinden de çıkarttığı çakmağı davalıya uzatmış “Tebrikler” demiş gözlüğünün üzerinden bakarak, “Şu anda baba oldunuz!”
İnek muhabbeti
İkİ inek çayırda otlarken bir tanesi “Möööö” demiş. “Hiii” demiş diğeri, “Ay kız vallahi şimdi aynı şeyi ben söyleyecektim!..”
Kedi yedi
Adam eve gelip yeni evlendiği karısını hüngür hüngür ağlar vaziyette bulunca “Aşkım, ne oldu?” diye koşup sarılmış.
“Sana biftek pişirmiştim” demiş karısı, “Kedi gelip onu tavadan kaptı ve yedi.”
Adam “Aaa, üzüldüğün şeye bak” demiş, “Şimdi gider bir kedi daha alırız bitanem!”
Yalnız başına
BİR patates cipsi, bir dondurma, bir kek, bir yoğurt, bir kutu süt almış adam. Güzel kasiyer kız ona gülümseyip “Yalnız yaşıyorsunuz değil mi?” diye sormuş.
“Evet” diye cevap vermiş adam güzel kızın ona gösterdigi ilgiden heyecanlanarak ve sormuş “Nasıl anladınız?”
Kız “Anlaşılmayacak ne var” diye cevap vermiş, “O kadar çirkin ve tipsizsiniz ki!”
Solucan
Dİn öğretmeni öğrencilerine Nuh peygamberin aylar süren gemi yolculuğunda hayatta kalabilmek için neler yemiş olabileceğini sormuş..
“Balık yemiş olamaz öğretmenim” demiş öğrencilerden biri..
“Aaa, neden?” diye sormuş öğretmen, “Elinde sadece 2 solucanı vardı da, ondan.”

