Başı açık kadınlar Türkiye’nin imajını bozuyor

Haberin Devamı

Olayı bir de şöyle düşünün: Devlet büyüklerimizin gittiği yurt dışı gezilerinde pek çok fotoğraf çektiriliyor. Tabii bu fotoğraflarda devlet büyüklerimizin değerli eşleri de yer alıyor.

Ama bakıyorsunuz devlet büyüklerimizin değerli eşleri başlarındaki türbanla poz verirken yanlarındaki diğer Türk kadınlarının başları ise açık.

Özellikle devlet memuru statüsündeki dışişleri çalışanları ile yabancı ülkelerdeki elçilik temsilciliklerimizde çalışan kadınların başlarının açık olması ortaya garip bir tablo çıkarıyor.

Devlet büyüklerimizin eşleri başlarındaki türbanla yabancı ülkelerde “demokrasi ve özgürlükler” açısından müthiş bir tablo çizerken, başları açık Türk kadınları ise Türkiye’nin imajını bozuyor.

Başı açık Türk kadınları yüzünden bazı yabancı ülkelerin kamuoyunda “Türkiye’de demokrasi ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığını” zannediliyor.


***



PAZAR FIKRALARI

Yıldırım Tuna’nın bu hafta içinde gönderdiği fıkralardan seçtiklerimi gelin birlikte okuyup gülelim:

Çok sıkıyor

İki arkadaş iş çıkışında evlerine gitmek üzere kalabalık otobüse binmişler. Ayakta zor tutunarak giderlerken “Eve girer girmez ilk işim karımın çoraplarını ve külodunu çıkartmak!” demiş biri... Öteki “Şu anda birden bire nereden esti böyle?” diye sormuş. Cevap gecikmemiş: “Konçların ve bel kısmının lastiği o kadar sıkıyor ki.. Vallahi bütün gün öldürdü beni!..”

Doğruları öğret

İki ortak küçük kasabadan şehre yeni taşınmış, muhteşem güzel sekreteri işe almışlar... Biri “Mary çok güzel bir kız” demiş, “Bize hayli yararı olur... Ama çok saf.. Ona neyin doğru neyin yanlış olduğunu neden öğretmiyoruz?” Diğer ortak “Harika bir fikir..” diye cevaplamış, “Sen doğruları öğret!..”

Eksik ne?

Sanık, hâkime “Bu tamamen bir yanlış anlaşılma efendim...” demiş, “Olayın teşhircilikle falan alakası yok... Bu hanımefendiyle barda sohbet ederken bana ‘Bizim sizden ne eksiğimiz var?’ diye sordu, ben de kendisine bizzat gösterdim efendim!..”

Sır saklama

Bir kokteylde bir erkek ve bir de kadın hararetli bir şekilde tartışıyorlarmış. “Hiçbir kadın sır saklayamaz...” demiş adam.

Kadın “Çok bilmişsiniz siz...” diye cevap vermiş, “21 yaşımdan beri kaç yaşında olduğumu ağzımdan kimse alamaz!..”

Romatizma mı?

Orta yaşlı adam beli bükük ve yüzü acı içinde doktorun muayenehanesine girer girmez “Ah haa!..” demiş. Resepsiyondaki yaşlı hemşire hemen atılmış, “Tipik ağrılı eklem romatizması...” Karısı sinir içinde kocasına bakarak, “Hayır...” diye cevap vermiş, “Kendim ettim, kendim buldum vakası, tek başına salakça kaldırılan çimento torbası!..”

Aspirin

Adam eczaneye girip “Sizde asetilsalisilikasit var mı?..” diye sormuş... “Asprin mi demek istediniz?..” demiş eczacı. “Hah!.. Evet!..” demiş adam, “Yahu o tuhaf kelimeyi bir türlü aklımda tutamıyorum..!”


***



AKP’de yine demokrasi kazandı

Gazeteler ve televizyonlar “sevinçle” duyurdular ki bugün yapılacak AKP Ankara İl Başkanlığı konusunda uzlaşmaya varılmış ve seçimlere “tek aday” ile girilmesi konusunda karar alınmış.

Başbakan Erdoğan daha önce Ankara İl Başkanlığı için birden fazla aday çıkmasına sinirlenmiş ve il kongresini ertelemişti.

Medya, il kongresinin birden fazla aday çıktığı için ertelenmesini haber yapınca siniri şiddetli öfkeye dönüşen Erdoğan “Size ne benim il kongremden” demişti.

Geçen süre içinde parti içindeki demokrasi işledi ve demokrasiye kesinlikle aykırı olan “çok adaylılık” sorunu giderildi. Aday olmaya çalışanlar ikna edildi.

Tayyip Erdoğan’ın seçtiği Murat Alpaslan dışında aday olmaya kalkanlar adaylık vazgeçti.

Yanisi şu ki; AKP Ankara İl Kongresi bugün demokratik biçimde toplanacak, il delegeleri Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın itinayla seçtiği tek adaya oylarını verecek.

Konuştuğum bazı delegeler “Demokrasi çok güzel bir şey. Keşke genel seçimleri de öyle kavgasız dövüşsüz yapabilsek. Genel seçimler de tek adayla olsa kafamız karışmaz, yanlış birini seçme korkusundan da kurtuluruz” dediler.


***



Yasağın ilk fıkrası

Malum yasak dün gece yarısından sonra başladı biliyorsunuz. Yıldırım Tuna bu yasakla ilgili harika bir fıkra göndermiş:

Okyanus üzerinde gece uçan bir uçak.. İki fısıltı.. Biri kadın, diğeri erkek:

- Herkes uyudu hadi gidelim!.. (Ayak sesleri..)

- Bu tuvalet boş.. Buna girelim.. Kimse bakmıyor..

- Sen önce gir!..

- Biraz heyecanlıyım.. Ben oturabilir miyim?

- Prezervatifin var değil mi? Haydi tak! (Derin nefes sesleri..)

- Ah parfüm de var.. Her şeyi de düşünürsün!..

- Ooh! Harika.. (Uzun sessizlik..)

Birden uçağın hoparlörlerinden sert ve dinamik bir ses gelir:

- Dikkat dikkat! Kaptanınız konuşuyor!.. Arka tuvaletteki iki kişi size sesleniyorum! Ne yaptığınızı biliyoruz.. Bu yaptığınız uçuş kurallarına aykırıdır.. Şimdi lütfen sigaralarınızı söndürün ve duman alarm sensörüne taktığınız prezervatifi çıkarın!

DİĞER YENİ YAZILAR