Lafı hiç eğip bükmeden doğruyu söylemek gerekir. Gerçekten AKP Erzurum’da çok iyi hazırlık yapmış. İster bindirme kıtalar deyin, ister zorla getirilmiş onbinler deyin, Erzurum Tayyip Bey’in ve AKP’lilerin yüzünü güldürdü dün.
Ama şunu da söylemek gerekir ki, Cumhuriyet mitinglerinin çok faydası olmuş ve AKP de Türk Bayrağı ile tanışmış.
Erzurum’da dün hiçbir AKP mitinginde olmadığı kadar çok Türk Bayrağı vardı. Belli ki Tayyip Bey mitinge katılanların sadece Türk Bayrağı taşımasını istemiş. Aradaki tek tük AKP bayrakları alana sadece biraz farklı renk veriyordu, o kadar.
Elbette bu kalabalığa bakıp da “Eyvah irtica çok büyümüş” demenin de alemi yok bana göre. Çünkü dün Erzurum meydanında AKP için toplanan kalabalık, dün belki de AP’ye, ANAP’a, DYP’ye, MHP’ye belki de
CHP veya DSP’ye oy vermişti.
O kalabalıkları “irticanın ayak sesleri” olarak tanımlamak bana göre büyük yanlış olur.
Tayyip Bey devletin tüm gücünü kullanarak, valisiyle, belediye başkanıyla, tüm bakanlarla birlikte seçim kampanyasını da başlatmış oldu.
Meydan Cumhuriyet mitingini andıran bir Türk Bayrağı seli ile kaplıyken kürsüdeki Tayyip Bey de bol bol “Mustafa Kemal” “Kurtuluş Savaşı” edebiyatı yaptı.
Gerçi Atatürk’ten bu kadar sık söz etmek Tayyip Bey’in ağzına pek yakışmıyor ama, O da zaten Atatürk’ün sadece “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözlerine sarılıyor. Sanki Atatürk’ün söylediği başka söz yokmuş gibi Tayyip Bey ısrarla Cumhurbaşkanlığı seçimini anımsatmak için bu vecizeyi örnek gösterdi kalabalıklara.
Devlet gücüyle başlatılan seçim kampanyasında Başbakan Tayyip Bey, önümüzdeki günlerde gerginlik politikasını daha da tırmandıracağının sinyallerini verdi.
Tayyip Bey’in yüzü gülüyordu ama gerginliği de belli oluyordu. Çünkü herhalde biliyordu ki, Erzurum’u dolduran kalabalık kendisini kurtarmaya yetmeyecektir.
İki sandık konursa
AKP’nin, intikam hisleriyle yanına ANAP’ı da alarak kabul ettiği Anayasa değişiklik paketi eğer uygulamaya geçerse bir sürü karışıklığı ve soru işaretini de yanında getirecek.
Diyelim ki Sezer değişiklikleri veto etmedi ve 22 Temmuz’da halkın önüne çifte sandık kondu. Bu durumda cumhurbaşkanını da halk seçecek.
Ancak kabul edilen değişiklik maddelerinde adaylıkla ilgili belirsiz tanımlamalar var.
Örneğin şunu merak ediyorum. 22 Temmuz’da iki sandık olursa, cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan isimler aynı zamanda milletvekili adayı da olacaklar mı? Adaylar ortaya ne zaman çıkacaklar? Adaylar propaganda konuşmalarında ne söyleyecekler, halka ne vaat edecekler?
Ayrıca, cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan kişi eğer başbakan, bakan veya milletvekili ise, bu vasıfları sona erecek mi?
Erzurum’da kadın yok mu?
AKP Tayyip Bey’in talimatıyla Erzurum’u güzel organize etmiş ve Tandoğan, Çağlayan, Manisa, Çanakkale mitinglerini adeta aynen kopyalamış da, bir şeyi unutmuş gibi geldi bana.
Cumhuriyet mitinglerinde kalabalıkların ağırlıklı bölümünü kadınlar oluşturuyordu. Ancak Erzurum mitinginin televizyon ekranlarına yansıyan bölümlerinde kadınlara fazla rastlamadık. Olan kadınlar da, kalabalığın kenarlarında toplu halde ve uysal biçimde izliyordu mitingi.
Belli ki Erzurum’da gövde gösterisi yapmak için bölgenin her tarafından insan toplayan AKP teşkilatlarının gücü kadınları da meydana getirmeye yetmemiş.
Tesadüfe bak, İzmir’de bir gün önce bomba patlıyor
İzmir polisi ne yapıp ne edip tarihi İzmir mitinginden bir gün önce Bornova’da patlatılan bombanın sorumlularını bulmalıdır.
Bu provokasyonu ortaya çıkarmak polisin de namusunun borcudur.
Çünkü belki patlatılan bomba, etki sahası açısından çok güçlü değildir, ama yaratacağı endişe çok büyüktür.
Amaç çok bellidir. Bir aydır meydanları dolduran milyonlarca insanın iktidar üzerinde yarattığı hasarın intikamı provokasyonlarla alınmak istenmektedir. Tarihi olacağı bilinen İzmir mitingine katılımın düşürülmesi için, karanlık bazı yüzler yine insan canına kastetmeyi bile göze almışlardır.
Türkiye’de ilk kez karşılaştığımız bisikletli bomba biliyorum ki yüreği laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti isteyen milyonlarca insanı asla korkutmayacak hatta öfkesini daha da kabartacaktır.
İktidar Türkiye’nin öteki ucunda Cumhuriyet mitinglerini taklit ederek gösteri düzenlerken, İzmir’de tarihi mitingden bir gün önce bomba patlaması umarım sadece tesadüften ibarettir.
Annelerimiz
Annelerimiz en kutsal varlıklarımız. Ve annelerimiz, yıl 2007’yi gösterirken, nasıl kutsal olduklarını bir kere daha gösterdiler.
Türkiye’yi ortaçağ karanlığına götürmek isteyen bir zihniyete karşı cesaretle ortaya çıktılar, meydanları doldurdular ve kötü gidişe dur dediler.
Annelerimiz, kadınlarımız, ablalarımız, kız kardeşlerimiz bugün yine meydanlarda. İzmir’de karanlığa karşı ellerinde Türk bayraklarıyla haykıracaklar.
Bir söz de kendi anneme. Babamla birlikte evde kurdukları sevgi, hoşgörü, anlayış iklimi içinde yetiştirdiler beni. Demokrasiye bağlılığı, ülkeyi sevmeyi, Atatürk devrimlerine bağlı kalmayı da onlardan öğrendim.
Kendimden önce başkalarının hakkını düşünmek, kimseyi incitmemeye çalışmak, çıkar uğruna ruhunu satmamak onların benliğime işlemiş değerleridir.
Sevgili annemin ellerinden öperim.

