AKP’nin ‘siz-biz’ politikası

AKP’lilerle, özellikle şu Cumhurbaşkanlığı konusunu konuşurken bazen kan beynime sıçrıyor.Neden mi?

Haberin Devamı

AKP’lilerle, özellikle şu Cumhurbaşkanlığı konusunu konuşurken bazen kan beynime sıçrıyor.

Neden mi?

Çünkü ben ısrarla bu Meclis’in milletin tümünü temsil etmediğini bu nedenle “Cumhurbaşkanını ille de ben seçerim demenin demokrasiye uymadığını” söylediğimde “Kanunları siz çıkardınız, niye uymuyorsunuz?” sorusunu duyuyorum sık sık.

Ne demek “kanunları siz çıkardınız”

“Biz” kimiz?

Ve tabii “Siz” kimsiniz?

AKP ne yazık ki siyasete yeni bir jargon soktu.

Başbakan bile zaman zaman “Biz” diyor. Sanki o “Biz” dediği çok farklı insanlar. Aslında “Biz” ve “Siz” dendiğinde maksadı anlamamak mümkün değil.

Tayyip Bey ve AKP’liler “Biz” derken sadece kendi görüşlerinde olanı kastediyorlar.

“Biz”in milletle, vatandaşlıkla, siyasi partili olmakla ilgisi yok. “Biz” demek sadece kendileri gibi düşünenler demek. Bir tür “ümmet” gibi bir şey.

Devlet içinde kadrolaşmanın, ekonomide bazılarına yol verilmesinin, kimlik tartışmaları açmaların altında hep bu “Biz” kelimesi altında gizlenen “ümmetçi” tavır yatıyor.

Türkiye için tehlikeli olan budur. Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti elbette bir dolu tehlikeler atlattı. Bu cumhuriyet ne yazık ki bazı kifayetsiz muhteris yöneticileri yüzünden kötü ve sıkıntılı günler de yaşadı. Bu cumhuriyet tüm ülkü ve ideallerini de yerine tam olarak getiremedi belki.

Ama kimse unutmasın ki, Türkiye’yi “Biz- siz” ayrımına getirenler bile bu laik, sosyal, hukuk devletini kuran cumhuriyetin nimetlerinden yararlandı.

Şimdi “Bu yasaları siz çıkardınız” kurnazlığına sapanlar, cami duvarı hikayesini hiç akıllarından çıkarmamalı.

***

Yüzde 10 barajı Kürt partisi için konmuştu
Yanlış bir izlenim var bazı çevrelerde. Diyorlar ki “Yüzde 10 barajı Tayyip Erdoğan için konmuştu. Ama O bunu aştı, o halde buna katlanacaksınız.” Yanlış ki ne yanlış. Ülke kötüye gidecekse, ben neden buna katlanayım, bu biiir.

Yüzde 10 barajı 12 Mart darbecileri tarafından “Bir gün Kürtler partileşip Meclis’e girmesinler” diye konmuştu bu ikiiii, madem bu yasayı AKP’lilerin “siz” dediği “biz” koyduk, o halde kaldırırız olur biter bu üüüüç.

***

Rum gemilerine limanları 1997’de kapatmışız
İnsan bazen bildiği bir şeyi unutuyor ama her gün yeni bir şey öğreniyor, bu kesin.

Kıbrıs’ta Serdar Denktaş’la sohbet ederken, dikkatimden kaçan ya da belki hiç bilmediğim bir gerçeği öğrendim.

Hani Avrupa Birliği hükümete baskı yapıyor ya “Limanlarını Rum gemilerine de açacaksın” diye. İşte ben bu yasağı taaa 1974’teki askeri harekattan beri uygulandığını sanıyordum.

Ya da zamanında belki biliyordum da unutmuşum.

1974’teki askeri harekattan 1997 yılına kadar Rum gemileri istedikleri anda Türk limanlarına girip çıkıyormuş. Çok da para kazanıyorlarmış.

Ama Rumlar, Kuzey Kıbrıs’ı sıkıştırmak için akıl almaz bir kanun çıkarmışlar 1997’de. Bu kanuna göre herhangi bir Kuzey Kıbrıs Limanı’na uğrayan kaptanlar Rum limanlarına girdiklerinde tutuklanıyormuş.

Türkiye bunun üzerine misilleme yapmak için Rum gemilerine Türk limanlarını kapatmışlar. Yani akılsızca bir kanun Rumlar’a çok pahalıya patlamış.

Şimdi eski gelirlerine kavuşmak için AB üzerinden Türkiye’ye baskı yaparak limanların açılmasını istiyorlar.

***

Rumlar da kumarhane açmaya hazırlanıyor
Kıbrıs’ta sanayi yok gibi. Tarım da eskisi gibi değil, ambargolar yüzünden dünyanın en iyi portakalları bahçelerde çürüyor, ki zaten bazı portakal bahçeleri de sitelere kurban olmuş.

Bunun dışında ekonomi turizm ve hizmet sektörü üzerinde gelişiyor. Turizmin de temel direği kumarhaneler. Başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeden kumar oynamaya gelenler otelleri dolduruyor.

Ancak kumar sektörü çok hassas bir sektör. İpin ucu bırakıldığı an mafyalaşmaya gidiyor. Kıbrıs bu tehditin altında. Gerçi hükümet kumar yasası için hazırlık yapıyormuş. Yasa çıktığında belki elden kaçmakta olan ipin ucu tutulur.

Türk tarafında kumarhaneler varken Rum tarafında ise hiç kumarhane yok. Bu nedenle kumar seven Rumlar Türk tarafına geçiyor. Bu da ciddi bir para trafiğine neden oluyor.

Rum yönetimi bundan rahatsız. Ayrıca kumar turizmi KKTC’ye ciddi para kazandırıyor. Böyle olunca şimdi Rumlar da kumarhane açmak için hazırlıklara başlamış. Önümüzdeki yıl Rum tarafında da kumarhaneler açılacakmış.

Bunun KKTC için iki tehlikesi var. Birincisi, Rum tarafına diğer ülkelerden gidip gelmek çok kolay. Bu nedenle Kıbrıs Rum tarafı kumarcılar için yeni cazibe noktası olabilir.

İkincisi Kıbrıs vatandaşları kumarhanelere giremiyor. Rum tarafında kumarhane açılırsa pek çok Türk öteki tarafa geçip para kaybedebilir.

***

Kadir Amca
Sabah gazetesinde yazıyordum. 1993 yılıydı. Emin Bengisu “Kadir Has seni görmek istiyor” dedi bir gün. O güne kadar hiç tanımamıştım. Ertesi gün geldi, babacan tavrıyla oturdu ve “Hoşuma giden şeyler diye yazılar yazıyorsun, eğitime bu kadar bağış yapıyorum, bunlar hoşuna gitmiyor mu?” diye sordu.

“Gitmez olur mu?” Ama ne yazık ki bugüne kadar tanımamıştım ki O’nu.

O gün tanıdım ve çok sevdim. Yaptığı bağışlardan, kurduğu üniversitelere, okuttuğu öğrencilerden siyasetçilerin kulağını çekmesine, Demirel’i bile tatlı sert azarlamasından küçük çocuklarla adeta çocuklaşmasına pek çok anına tanık olmaktan keyif aldım, gurur duydum.

86 yaşındaydı, ama daha çok şey yapacak kadar enerjisi vardı. Meğer bu kadarmış. Tek tesellimiz kendisine yaraşır biçimde çekmeden çektirmeden çok sevdiği eğitim kurumunda, sevgili öğrencilerinin arasında ayrıldı aramızdan. Yüce yaratanın sevgisi üzerine olsun.

DİĞER YENİ YAZILAR