AKP iktidardan düşerse dağılır

Haberin Devamı

Çok partili demokrasi hayatımızda tek başına iktidar olmuş sadece 4 parti var.Tek başına iktidar olan partilerin ilki Demokrat Parti‘ydi. Daha sonra Adalet Partisi. Ardından ANAP ve son olarak da AKP tek başına iktidar oldu. Bunun dışında Türkiye hep koalisyonlarla ya da ara rejimlerle yönetildi.

Tek başına iktidar olan son iki partinin ortak özelliği kurulmalarıyla birlikte iktidara gelmeleri. İkisi de lider partisiydi ve liderleri de muhalefete hiç düşmedi.

ANAP Genel Başkanı Turgut Özal cumhurbaşkanı olduktan sonra seçim kaybetti, bir daha kendini toparlayamadı ve eriyip gitti.

AKP’nin geleceğinin ne olacağını ise henüz bilemiyoruz.

Ama kesinlikle söyleyebileceğim bir özellik var ki, eğer AKP tek başına iktidar olamazsa parti hızla küçülür ve tıpkı ANAP gibi eriyip gider.

Çünkü ANAP gibi AKP de sağlam bir ideolojiye dayanan, fikri yapısı güçlü parti değil. Her iki parti de uzun ve yorucu bir siyasi mücadeleden çıkıp gelmediler. Günün koşulları gereği bir “toplama” sonucu oluştu bu partiler.

Örneğin Özal “4 eğilimi birleştiriyorum” derken 12 Eylül darbesinin darmadığın ettiği siyasi görüşleri tek parti altında bir araya getirmeye çalışmıştı.

AKP ise hırsızlık, yolsuzluk ve beceriksizlik döneminin ardından yine “toplama” mantığı ve “değiştim” söylemiyle kuruldu.

Sonuçta bu iki partinin de aslında güçlü tabanları olmadı, olamazdı da. Bu partiler bir tür “menfaat birlikteliği” niteliğinde. Menfaat grupları sadece iktidar olduklarında bir arada tutulabilirler. Eğer iktidar elden giderse o menfaat grupları da partiyi anında terk eder.

AKP’nin ANAP’tan tek farkı “kurucu unsurun” birbirine çok bağlı, temelini dinden alan, takiye yoluyla çevreyi etkilemeyi bilen küçük bir çekirdek gruba sahip olması. Bunun oy karşılığının yüzde 7-8’i geçmesi mümkün değil. Bu kesim şu anda Türkiye yönetiminin neredeyse yüzde 90’ına sahip.

Bu çekirdek kadrodan sonra AKP’nin etrafında oluşan menfaat halkaları var. Dinine bağlı, dini gerekleri yerine getiren ama cumhuriyet ve ilkeleriyle kavgalı olmayan AKP’yi “dindar gördüğü için” sempati duyan bir çevre en önde geliyor.

Ardından tarikat ve cemaatler biraz daha geniş bir halka oluşturuyor.

En büyük halka ise çeşitli siyasi görüşlere sahip olan ama değişik gerekçelerle AKP’ye destek verenler. Bu halka AKP’yi yüzde 18-20’lerden alıp yüzde 47’lere kadar çıkartabiliyor.

Ancak bu son ve büyük halka çok farklı menfaatler sağladığı için iktidar elden gittiği an hemen çözülecek kesimi de oluşturuyor.

Bu durumda eğer AKP tek başına iktidar olma şansını kaybederse oyları yüzde 20’nin bile altına düşecektir. Ayrıca AKP’deki hızlı düşüşün nedeni de zaten bu son halkanın giderek çözülmesidir.



*****



Korku da bir menfaat halkası


Tek parti iktidarları istikrar adına bir ülke için yararlıdır, ama eğer iktidarlar güç zehirlenmesine uğrarsa bu onların sonunu hazırlar. Tek parti iktidarları döneminde etkili çevrelerden gelen destekler de çoğu kez “sahte” olabilir. İktidarlar bazen bunun farkına varabilir ama genellikle varmaz. Çünkü o güç zehirlenmesi nedeniyle gözler de körelir. Yapılan “yalakalıkların” aslında bir “korku” nedeniyle olduğu gerçeği gözardı edilir.

Bu konuda birden çok tanık olduğum bir “sahte yalakalık” olaylarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

İşim gereği Türkiye’nin çeşitli illerindeki sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerden davetler alıyorum. Sohbet toplantılarına katılıyorum.

Bu gezilerimde dikkatimi çok çeken bazı şeyler görüyorum. Örneğin bir ilde konuşma yaptıktan sonra yerel bir televizyona konuk olarak davet ettiler. Programdan önce kanalın sahibiyle sohbet ederken, tamamen benimle aynı görüşte olduğunu, iktidarın uygulamalarından şiddetle rahatsız olduğunu fark ettim. Oysa o TV kanalı kentte “AKP’nin yayın organı” gibi görülüyormuş.

“Bu nasıl iş?” diye sorduğumda kanalın sahibi unutamayacağım şu cevabı verdi: “Can Bey siz Anadolu’da iş yapmak nedir bilir misiniz? Kolay mı iktidara karşı durmak. Mecburen öyle görünüyoruz.”

Yine bir başka ilde iş adamları derneğinde sohbet ederken, neredeyse tüm iş adamlarının iktidara karşı olduğunu gördüm. Oysa pek çoğu AKP teşkilatlarında da görevliydi. Onların da gerekçesi aynıydı: “Sıkı mı bu iktidara karşı durmak?”

Kısacası, AKP iktidarı bir kaybederse....



*****



Karşılama komedisi


Her cuma günü Beyaz TV için Ankara‘ya gidip geliyorum ya, uçakta siyasetçilerle karşılaşmamak mümkün değil. Siyasetçi kesiminin “güçlü makam sahibi” olanlarıyla ilgili ilginç sahnelere de tanık oluyorum. Örneğin bu makam sahiplerinin alanda karşılanmaları bana çok komik geliyor.

İki hafta önce İstanbul’a dönerken uçakta Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin de vardı. Uçağımız körüğe yanaşmadı, açıkta park etti. Merdiven yanaşırken camdan bakıyorum, aşağıda bir kalabalık belirdi. Hepsini tanıyamadım, biri generaldi.

Hepsi dizildiler. Merdivenden önce Şahin indi tabii. Hepsinin elini sıktı sonra bir araca binip gittiler.

Geçen hafta da uçakta İçişleri Bakanı ve eşi vardı. Yine aynı manzara. Kapıda vali emniyet müdürü, başkaları... Valinin eşi de gelmiş, bakanın eşi var ya.

Tabii bu bir protokol. Ama uçak camından bakarken çok komik bir görüntü oluşuyor. Hele bakan inmeden yapılan hazırlıkları tepeden izliyorsunuz ya orası çok daha komik.

Bu karşılamalar diyorum ki “acaba uçağın kapısında olmasa da, mevki sahibi bir kişi bir araca binip VIP’in kapısına gittiğinde karşılansa.”

Sanıyorum karşılama heyeti de uçak pencerelerinden bakan meraklı gözlerden hayli rahatsız oluyordur.



*****



Ordu’ya yeni slogan


Genelkurmay “Güçlü Ordu-Güçlü Türkiye” sloganını asmıştı her yere. Hükümet kızdı. Genelkurmay sloganı değiştirdi. “Güçlü Türkiye-Güçlü Ordu” yaptı.

Aslında günümüze daha uygun bir slogan var. Genelkurmay bunu kullansa daha iyi olur.

“Güçlü Hükümet-Güçlü Ordu” demek daha iyi. Sloganın afişine de Mehmetçik resmi yerine son üç Genelkurmay Başkanı’nın fotoğrafı konmalı. Fonda ise tank, tüfek yerine Audi çok daha yerinde olur.


*****


Financial Times’a göre Türkiye, bölge ülkelerini hipnotize etmiş. İktidarın dış politika hamleleri hipnozdan çok okuyup üflemeye benziyor. (Gani Yıldız)


DİĞER YENİ YAZILAR