AKP’de baskın seçim sesleri

Haberin Devamı

Sevgili okurlar; yine hareketli ve heyecanlı bir haftayı geride bıraktık, öyle sanıyorum ki heyecan dozu giderek artacak. Geçen hafta bazı gazetelerde AKP’nin baskın bir seçim planladığı haberleri çıktı. “Baskın seçim” konusu henüz çok hararetli biçimde tartışılmıyor ama tartışılması yakındır. Çünkü bana göre AKP “baskın seçim” operasyonunu henüz kapatma davası açılmadan önce konuşup planlamıştı bile.

Bu kanıya nerneden varıyorum sevgili okurlar? Hemen anlatayım; Şubat ayının 5’inde “Kapatmaya karşı baskın seçim” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazıyı zaten yanda tekrarlıyorum. Çünkü AKP çevrelerinden aldığım bilgilere göre “En geç temmuz sonuna kadar yapılacak” bir baskın seçim fikri ağır basmaya başlamış. Tayyip Erdoğan’ın hemen her gün bir bahane bulup konuşması ve yandaş gazetelerin art arda yaptığı kamuoyu araştırmaları bunun bir göstergesi adeta.

Aldığım bilgilere göre Tayyip Bey’in kafasında üç ana unsur yatıyor.

1- Parti kapanmasın; Tayyip Erdoğan şu anda bütün gücüyle partisinin kapatılmasını önlemeye çalışıyor. Bunun için aklına gelen her konuyu desteğe çevirmek için çabalıyor.

2- Parti kapatılırsa uzun vadeli yasak almasın; Tayyip Bey parti kapansa bile dolaylı yoldan siyasete ağırlığını koyabilmek istiyor. Bu nedenle de uzun vadeli bir yasak kapsamında olmak gücünü azaltacaktır. Bu nedenle kimi hukukçuları ekrana sürüp “Kapatma yerine Hazine yardımının kesilmesi” önerisi gündemde tutulmaya çalışılıyor.

3- Kapatma halinde AKP’nin dağılmasını önlemek; Tayyip Bey, partisi kapatılıp siyasi yasaklı hale gelse bile AKP’yi dışarıdan yönetmeyi planlıyor. Bunun için de partinin dağılmaması gerekiyor.

İşte bu gerekçeler alt alta konduğunda AKP’nin baskın bir seçime karar vermesi hiç de uzak olasılık değil. Ancak eğer baskın seçim olacaksa bunun da ağustos ayına kalmaması gerekir. Çünkü sürecin uzaması AKP’nin bölünmesine yol açabilir.

Yalanlar üzerine siyaset

Geçen haftanın ilginç gelişmelerinden biri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki çok küçük bir grubun kaleme aldığı “AKP’yi sakın kapatmayın” bildirisiydi. Bu bildirinin AKP’nin isteği üzerine kaleme alındığı ortaya çıktı. Ancak sonuçta 300 küsur parlamenterden sadece 21’i bu bildiriyi imzaladı. Buna karşın AKP medyası haberi manşetlere taşıdı. Geçen hafta yazdığım “Biraz ahlaklı olalım” yazısına adeta nazire yaparcasına bazı AK gazeteler bunu bir zafer edasıyla yayınladılar. Sadece 21 kişinin, artık hangi menfaat karşılığı olduğu da bilinmiyor ya, imzaladığı bildiri sanki Avrupa Birliği’nin kararıymış gibi sunuldu. Tüm halkı aptal yerine koyarak yapılan bu propagandalar etkili oluyor mu acaba?

Ama “yalanlarla” siyaset yürütmenin adı ülkemizde ne yazık ki demokrasi olarak yutturulmaya çalışılıyor, insan buna üzülüyor.

Hepinize iyi haftalar dilerim.



***





İşte o yazı

Tarih 5 Şubat 2008’di

AKP bir yandan türbanı tamamen serbest bırakmak için zemin hazırlarken diğer yandan da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın “kapatma davası açılabilir” uyarısını da pek belli etmeden tartışıyormuş. “Muş”lu cümle kuruyorum çünkü bu konudaki bilgi sadece AKP tepelerinden sızıntı. Bu konuda çok renk vermemeye çalışıyorlar.

Aldığım duyumlara göre AKP’de Başbakan’a yakın bir ekip olası bir “kapatma davası” açılması halinde ne yapılabileceğini inceliyormuş. Eğer açılırsa davanın ne kadar süreceği, kaç kişiyi kapsayabileceği, sonuçta tutuklama yapılıp yapılmayacağı sıkı bir şekilde araştırılıyormuş. Hatta bir ekibin bu olasılığa karşı savunma için taslak hazırladığı bile konuşuluyor.

Tayyip Bey’in önemli bir danışmanı “Kapatma davası açılırsa hemen seçim kararı alalım” önerisi getirmiş. Bu öneri hararetle tartışılmış.

AKP kurmayları olası bir kapatma davası açılması halinde baskın bir seçime gidilmesinin partiye çok büyük oy kazandıracağı görüşünü savunuyormuş. Kapatma davasının yeni bir mağduriyet doğuracağını söyleyen AKP danışmanları “Yüzde 50’nin üzerinde oyla iktidara geliriz. O zaman kimsenin ağzını açacak hali kalmaz” demişler.

Ancak buna karşı çıkan bazı danışmanlar ise “Kapatma davası ile ok yaydan çıkmış olur. Buna bir de baskın seçimle direnmeye kalkılırsa işin sonunun nereye gideceğini hesaplayamayız” görüşünü savunmuşlar.



***





İnsan psikolojisi

Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyormuş. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaşmış ve “Biraz konuşabilir miyiz, acaba?” demiş. Kız birden haykırmış: “Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!” Adam utancından yerin dibine girmiş. Herkes ona bakıyormuş. Gitmiş ve masasına oturmuş. Bir süre sonra kız ona yaklaşmış. Gülümseyerek, “Beyfendi, az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum...” demiş. Adam gülümseyerek “Peki” demiş, ardından da avazı çıktığı kadar bağırmış: “Nee? Geceliğin 300 dolar mı? Deli misin sen, neyine istiyorsun bu kadar parayı?”




***





Akıllı insanlar, oturup kayıplarına hayıflanmazlar, keyifle zararlarını nasıl karşılayabileceklerini düşünürler. Shakespeare

DİĞER YENİ YAZILAR